CNN’e konuşan kaynaklara göre CIA ve İsrail istihbaratı, İran lideri Ali Hamaney’i aylarca takip etti. “Kükreyen Aslan Operasyonu” kapsamında Tahran’daki yerleşkeye düzenlenen eş zamanlı saldırılarda Hamaney ve üst düzey komutanlar öldürüldü
ABD ve İsrail istihbaratının, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’i aylarca gizlice izlediği ve uygun anı beklediği öne sürüldü.
CNN’e konuşan beş kaynağa göre, başta CIA olmak üzere Amerikan ve İsrail servisleri Hamaney’in günlük rutinini, bulunduğu yerleri, kimlerle görüştüğünü ve olası bir saldırı anında nereye çekilebileceğini yakından takip etti.
Kaynaklara göre yalnızca Hamaney değil, nadiren aynı yerde bir araya gelen üst düzey siyasi ve askeri yetkililer de izleniyordu. Son günlerde istihbarat birimleri “fırsat penceresi” yakaladı. Hamaney ve bazı üst düzey isimlerin cumartesi sabahı Tahran’daki, dini liderlik ofisi, cumhurbaşkanlığı ve ulusal güvenlik birimlerinin bulunduğu yerleşkede ayrı noktalarda buluşmayı planladığı belirlendi.
Operasyon gündüze alındı
İsrailli bir kaynağa göre, Hamaney gündüz saatlerinde kendisini daha az tehdit altında hissediyordu. Bunun üzerine gece planlanan saldırı gündüz saatlerine çekildi.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in hava kuvvetleri pilotlarına gönderdiği notta, “Cumartesi şafakta Kükreyen Aslan Operasyonu başlıyor. Hedeflerinizi vurmakta serbestsiniz. Tarih yazıyoruz” ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Cumartesi sabahı İsrail saatiyle yaklaşık 06.00’da İsrail savaş uçakları, ABD ile koordineli yürütülen saldırı dalgasının ilk aşamasında yerleşkeyi hedef aldı. Kaynaklar, yüksek hassasiyetli mühimmat ve uzun menzilli füzelerin kullanıldığını, üç ayrı noktanın eş zamanlı vurulduğunu belirtti.
Saatler sonra ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından Hamaney’in öldüğünü duyurdu.
Trump, “İstihbarat ve son derece gelişmiş takip sistemlerimizden kaçamadı. İsrail’le yakın çalışarak, onun ya da birlikte öldürülen diğer liderlerin yapabileceği hiçbir şey bırakmadık” ifadelerini kullandı.
Üst düzey isimler de hedefteydi
Haberde, saldırı sırasında İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, Askeri Konsey Başkanı Ali Şamhani, İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi, Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur ve Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Seyyid Mecid Musevi’nin de yerleşkede bulunduğunun İsrail istihbaratı tarafından belirlendiği aktarıldı. Bu isimlerin akıbeti ve yerlerine kimin geçeceği netlik kazanmadı.
İsrailli bir askeri yetkili, “İsrail ana hasımlarının liderlerini düzenli olarak izler. Böyle bir operasyonda ise çok daha yoğun istihbarat gerekir” dedi.
İsrail daha önce de İran içinde üst düzey askeri ve nükleer yetkililere yönelik suikastlarla istihbarat ağının kapsamını göstermişti. Ancak Haziran ayında iki ülke arasında yaşanan 12 günlük savaşta Hamaney’i hedef alma fırsatı bulunamadığı savunma bakanlığı tarafından kabul edilmişti.
Diplomasi ve askeri yığınak
Habere göre ABD ve İsrail haftalardır ortak operasyon üzerinde çalışıyordu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Noel sonrası Mar-a-Lago’da Trump’la görüşerek İran’ın balistik füze programını ilerlettiğini ve nükleer kapasitesini yeniden canlandırmaya çalıştığını iletti.
Takip eden haftalarda ABD, Orta Doğu’ya iki uçak gemisi dahil geniş çaplı askeri yığınak yaptı. Aynı dönemde Washington ile Tahran arasında dolaylı nükleer müzakereler yürütüldü. ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in temaslarından sonuç çıkmadığı, İran’ın nükleer zenginleştirmeyi tamamen sonlandırma talebini kabul etmediği belirtildi.
Cenevre’deki son tur görüşmelerin ardından Trump’ın askeri seçeneğe daha sıcak baktığı ifade edildi. Cumhuriyetçi senatörlerle yapılan istişareler sonrası karar aşamasına gelindi.
Trump, saldırıdan bir gün önce Teksas’ta yaptığı açıklamada “Büyük bir karar vermemiz gerekiyor. Kolay değil” demişti.
CNN’e göre, o aşamada hedefler ve olası İran karşılığına ilişkin istihbarat bilgileri büyük ölçüde netleşmişti.

