1. Haberler
  2. Dünya
  3. BBC analizi: Çin neden bulut tohumlamaya bu kadar odaklandı?

BBC analizi: Çin neden bulut tohumlamaya bu kadar odaklandı?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Çin, 1950’lerden bu yana sürdürdüğü bulut tohumlama programını son yıllarda benzeri görülmemiş ölçekte büyüttü. Hedefi yağışı artırmak, kuraklığı hafifletmek ve su kaynaklarını yönetmek. Ancak yöntemin gerçekten ne kadar işe yaradığı, çevresel ve jeopolitik riskleri tartışma yaratıyor.

Mart 2025’te Çin’in kuzeyinde gökyüzü alışılmadık bir operasyona sahne oldu. 30 uçak ve insansız hava aracı, bulutların içine gümüş iyodür kapsülleri bıraktı. Aynı anda yerdeki 250’den fazla jeneratör, aynı maddeleri taşıyan roketleri ateşledi. Hedef, ülkenin ‘tahıl kuşağı’ olarak bilinen ve kuraklığa en açık kuzey ve kuzeybatı bölgelerine yağış sağlamaktı.

Operasyon, Çin Meteoroloji İdaresi tarafından yürütülen ‘bahar yağmuru’ projesinin bir parçasıydı ve ekim sezonunun başına denk getirildi. Resmî açıklamalara göre, 10 kuraklık riski yüksek bölgede toplam 31 milyon ton ek yağış üretildi.

Bu dev müdahale, Çin’in 1950’lerden beri uyguladığı ancak son yıllarda dramatik biçimde genişlettiği bir yönteme dayanıyor: bulut tohumlama.

Bulut tohumlama nasıl yapılıyor?

Bulut tohumlama, bulutlardaki nemi yoğunlaştırarak yağışa dönüştürmeyi amaçlayan bir hava modifikasyonu yöntemi. En yaygın kullanılan madde gümüş iyodür; çünkü bu kimyasalın kristal yapısı ve ağırlığı buz parçacıklarına benziyor.

Dağlık bölgelerde uygulama genellikle kar üretmek için yapılıyor. Bilim insanları radar yardımıyla içinde “aşırı soğumuş sıvı su” (0 ile -15°C arası) bulunan bulutları tespit ediyor. Ardından uçaklar veya yer tabanlı jeneratörler aracılığıyla gümüş iyodür parçacıkları bulutlara bırakılıyor. Bu parçacıklar, aşırı soğumuş su damlacıklarının donmasını tetikliyor; oluşan buz kristalleri ağırlaşıp kar ya da buz olarak yere düşüyor.

Sıcak hava koşullarında yapılan bulut tohumlamada ise genellikle tuz kullanılıyor. Amaç, küçük su damlacıklarının birleşerek büyümesini ve yağmur olarak düşmesini sağlamak. Ancak sıcak bulutlar daha hızlı hareket ettiği ve kar kadar görünür bir birikim oluşturmadığı için bu tür uygulamaların ölçülmesi daha zor.

Tesadüfi bir keşif

Bulut tohumlama fikri Çin’de değil, ABD’de doğdu. 1940’larda General Electric araştırmacısı Vincent Schaefer, uçaklarda buzlanmayı önlemek için deneyler yapıyordu. Bir gün laboratuvardaki soğutucunun çalışmadığını fark etti ve içine kuru buz (katı karbondioksit) koyarak soğutmayı denedi. O sırada buz kristallerinin oluştuğunu gözlemledi. Yapay yağış üretmişti.

1946’da Schaefer, New York’taki Adirondack Dağları üzerindeki aşırı soğumuş bulutlara kuru buz bıraktı ve kar yağışını tetiklediğini düşündü. Bu deneyin ardından dünya genelinde bulut tohumlama projeleri başladı. Ancak sonuçlar çoğu zaman karışık ve ölçüm açısından sorunluydu.

Bilim insanlarının karşılaştığı temel sorun şu: Doğada aynı bulutu iki kez oluşturmak mümkün değil. Dolayısıyla tam anlamıyla kontrollü bir deney yapmak neredeyse imkânsız.

Çin neden bu kadar yatırım yapıyor?

Çin’in ilgisi tesadüf değil. 1950’lerden bu yana ülkede kuraklıkların sıklığı ve şiddeti arttı. Bu durum tarımı ve ekonomiyi doğrudan etkiliyor. Çin’in bulut tohumlama deneyleri 1958’de Jilin eyaletinde kuraklık sırasında yapılan bir uçuşla başladı.

Reklam Alanı

Bugün Çin, dünyanın en büyük hava modifikasyonu programını yürütüyor. Ülke topraklarının yüzde 50’sinden fazlasında hava değişikliği faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Amaç çoğunlukla yağışı artırmak olsa da bazı bölgelerde yağışı azaltma girişimleri de var. 2008 Pekin Yaz Olimpiyatları ve 2021’de Çin Komünist Partisi’nin 100. yıl kutlamaları gibi özel günlerde hava koşullarını kontrol etmek için de bu yöntem kullanıldı.

2013’te ilk operasyonel bulut tohumlama üssü kuruldu; bugün altı araştırma üssü birlikte çalışıyor. “Tianhe” (Gökyüzü Nehri) adlı dev girişim ise Tibet Platosu’ndan kuzey Çin’e uzanan bir su buharı kanalı oluşturmayı hedefliyor.

Jeopolitik kaygılar

Tibet Platosu’nda bu ölçekte bir müdahale, Hindistan gibi komşu ülkelerle paylaşılan su kaynakları üzerinde tek taraflı kontrol anlamına gelebilir mi? Bazı raporlar bu ihtimali gündeme getirdi ve potansiyel jeopolitik gerilimlere dikkat çekti.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Elizabeth Chalecki’ye göre, geniş ölçekli hava modifikasyonu çevre ve güvenlik açısından komşu ülkeler için risk oluşturabilir. Manon Simon ise bölgesel iklim etkilerini ve sınır ötesi sonuçları öngörmenin son derece zor olduğunu vurguluyor.

Öte yandan Çin’de yapılan 27 bin bulut tohumlama denemesini inceleyen yayımlanmamış bir analiz, komşu ülkeler üzerindeki etkinin sınırlı olduğunu ileri sürüyor.

Gerçekten işe yarıyor mu?

En kritik soru bu. Çin hükümeti 2025 “bahar yağmuru” operasyonunun hedef bölgede yağışı bir önceki yıla göre yüzde 20 artırdığını açıkladı. 2021’den bu yana yapay yağmur ve kar operasyonlarıyla 168 milyar ton ek yağış üretildiği de duyuruldu.

Ancak birçok bağımsız bilim insanı bu iddiaların yeterli veriyle desteklenmediğini söylüyor.

2017’de ABD’nin Idaho eyaletindeki Payette Dağları’nda yürütülen “Snowie” projesi, bulut tohumlamanın belirli koşullarda gerçekten kar üretimini artırabildiğini güçlü verilerle gösterdi.

Araştırmacılar, tohumlanan bölgelerle 1–2 kilometre uzaklıktaki alanları karşılaştırarak anlamlı farklar tespit etti. Bu çalışma, alanın “altın standardı” kabul ediliyor.

Ancak sonuçlar aynı zamanda etkinin sınırlı olduğunu ortaya koydu.

Uzmanlara göre bulut tohumlama genellikle “beklenenden daha az” yağış üretiyor. Ayrıca çoğu program devlet kurumları tarafından yürütüldüğü için bağımsız denetim sınırlı kalıyor.

Bilim insanları, yağışın ne kadarının doğal süreçten, ne kadarının tohumlamadan kaynaklandığını kesin olarak ayırt etmenin hâlâ zor olduğunu belirtiyor.

Maliyet ve belirsizlik

Bulut tohumlama yalnızca uygun bulutlar varsa işe yarıyor. Sıcak aylarda aşırı soğumuş sıvı içeren bulutların azlığı nedeniyle başarı oranı düşüyor.

Havadan yapılan uygulamalar daha etkili ancak son derece pahalı. Yer tabanlı jeneratörler daha ucuz fakat daha öngörülemez sonuçlar veriyor. Bu nedenle maliyet–fayda dengesi tartışmalı.

Uzmanlara göre geniş ölçekli ve uzun vadeli hava modifikasyonunun bölgesel iklim üzerinde nasıl etkiler yaratacağı bilinmiyor. Daha sık kuraklık ya da sel riskleri ortaya çıkabilir mi? Bu sorular henüz yanıtlanmış değil.

Yeni teknolojiler, eski soru işaretleri

Son yıllarda Çin, gelişmiş drone’lar ve yapay zekâ destekli sistemlerle gümüş iyodür dağıtımını daha hassas hale getirdi. Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri ayrıca negatif iyon yükleri gönderme ve “alevli tohumlama” gibi yeni yöntemleri test ediyor.

Ancak bu teknolojilerin daha fazla yağış ürettiğini kanıtlayan bağımsız ve uzun vadeli veriler sınırlı.

İklim değişikliği nedeniyle artan kuraklık, ülkeleri hızlı çözümler aramaya itiyor.

Ancak bilim insanları, kapsamlı veri, bağımsız araştırma ve uluslararası işbirliği olmadan hava modifikasyonunun risklerinin tam olarak anlaşılamayacağını vurguluyor.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.