Hükümet güçleri Rakka vilayetindeki Tabka kentini kontrol altına alırken, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara Kürt haklarını tanıyan bir kararname imzaladı.
Suriye ordusu, Fırat Nehri üzerindeki stratejik Tabka kenti ile Tabka Askeri Havaalanı’nı ele geçirmesinin ardından, ABD tarafından eğitilen ve Kürtlerin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kalesi olarak görülen Rakka’ya doğru ilerliyor. Hızlı bir operasyonla gerçekleşen ilerleyiş, ülkenin kuzeyinde çatışmaların yeniden tırmanabileceği endişelerini artırdı.
Al Jazeera’da yer alan habere göre, hükümet güçleri, Rakka kentinin yaklaşık 50 kilometre batısında yer alan ve Fırat Barajı olarak da bilinen Tabka Barajı’nı, SDG ile yaşanan şiddetli çatışmaların ardından kontrol altına aldı. SDG’nin 2015’ten bu yana hâkim olduğu Rakka vilayetinde Suriye ordusunun ağır askeri sevkiyat yaptığı bildiriliyor.
Suriye ordusu ile SDG arasındaki gerilim, Kürt güçlerin ulusal orduya entegrasyonunu amaçlayan görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından 6 Ocak’ta Halep’te çatışmaya dönüştü. Taraflar, SDG’nin ağır silahlarını bırakması ve Halep’teki bazı bölgeleri orduya devretmesi için verilen sürenin dolmasından önce de karşı karşıya gelmişti.
Sahadaki son durum
Pazar günü Suriye ordusu, Rakka’nın yaklaşık 40 kilometre batısındaki Tabka kentinin yanı sıra ülkenin en büyük barajı olan Fırat Barajı’nı ve eski adıyla Baas Barajı olarak bilinen Özgürlük Barajı’nı ele geçirdi. Hükümet yanlısı gruplar, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı güvenlik gücü Asayiş’in Markada’daki karargâhının da kontrol altına alındığını açıkladı.
Reuters’a konuşan Syrian Petroleum Company, Rakka’daki Rasafa ve Sufyan petrol sahalarının ordu tarafından ele geçirildiğini ve yeniden üretime açılabileceğini duyurdu. Deyrizor’un doğusunda ise hükümetle ittifak halindeki aşiret güçlerinin Caffra ve Conoco dahil olmak üzere bazı önemli petrol ve gaz sahalarını kontrol altına aldığı bildirildi.
Suriye devlet medyası, SDG’nin Deyrizor’un doğusundaki bölgelerde insansız hava araçları kullandığını ileri sürdü. Sosyal medyada paylaşılan ve doğrulanan görüntülerde, SDG’nin çekildiği haberlerinin ardından Hacin ve Şuhayl kentlerinde kutlamalar yapıldığı görülüyor. Çatışmaların sürmesi nedeniyle Deyrizor Valiliği, tüm kamu kurumlarının geçici olarak kapatıldığını açıkladı.
Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, son günlerdeki hızlı ilerleyişin ardından ele geçirilen bölgelerde güvenliğin sağlandığını belirtti.
Cumartesi günü SDG, Halep’in doğusundaki ve ağırlıklı olarak Arap nüfusun yaşadığı Deyr Hafir ile çevresindeki bazı köylerden çekildi; bunun ardından Suriye ordusu bölgeye girerken, yerel halk sokaklarda kutlamalar yaptı.
SDG’den uyarı
Buna karşılık SDG’ye bağlı Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Suriye hükümetini bir geri çekilme anlaşmasını ihlal etmekle suçladı ve Rakka’ya yönelik saldırıların, kentte tutulan binlerce IŞİD mensubu tutuklu nedeniyle ciddi güvenlik riskleri doğurabileceği uyarısında bulundu.
SDG, 2015 yılında, Devlet Başkanı Beşar Esad’a karşı başlayan ayaklanmadan yaklaşık dört yıl sonra kuruldu. Esad, Aralık 2024’te Ahmed el-Şara liderliğindeki muhalif güçler tarafından devrildi. Şara, halen geçici cumhurbaşkanı olarak görev yapıyor.
Rakka’nın önemi
Arap nüfusun çoğunlukta olduğu Rakka vilayeti, Suriye’nin en büyük petrol ve gaz sahalarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Uzmanlara göre ordunun ilerleyişi, SDG’nin bölgedeki toplumsal ve demografik kırılganlığını da ortaya koyuyor. Atlantic Council’den Omer Özkizilcik, Arap nüfusun ordunun girişini kutlamasının, SDG’nin meşruiyet sorununu derinleştirdiğini savundu.
Suriye analisti Ömer Ebu Leyla ise SDG’nin, Mart ayında imzalanan ve güçlerin ulusal orduya entegre edilmesini öngören anlaşmayı hayata geçirmekte geciktiğini, bunun da bugünkü tabloya zemin hazırladığını söyledi.
ABD’nin tutumu
Washington, Suriye ordusuna Kürtlerin kontrolündeki bölgelere ilerlemeyi durdurma çağrısı yaptı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, Halep ile Tabka arasındaki bölgelerde saldırıların durdurulması gerektiğini belirterek, IŞİD’le mücadelenin ancak koordinasyonla sürdürülebileceğini vurguladı.
ABD’li eski diplomat ve akademisyen William Laurence ise, ABD Başkanı Donald Trump’ın hızlı çözüm beklentisine rağmen, Şam ile SDG arasındaki siyasi açmazın kısa sürede aşılmasının zor olduğunu söyledi.
El-Şara’dan adım
Yaşanan çatışmaların ardından Ahmed el-Şara, Kürtçeyi “ulusal dil” olarak tanıyan ve Kürtlerin vatandaşlık haklarını iade eden bir kararname yayımladı. Kararname, Kürt kimliğinin Suriye’nin ulusal yapısının parçası olarak tanınmasını öngörürken, Kürtçenin Arapça ile birlikte ulusal dil sayılmasını, okullarda öğretilmesini ve Nevruz’un resmi tatil ilan edilmesini içeriyor.
Ancak SDG’ye bağlı Kürt yönetimi, bu adımı “ilk ama yetersiz bir adım” olarak nitelendirerek, kalıcı güvencelerin geçici kararnamelerle değil, kapsayıcı bir anayasa ile sağlanabileceğini vurguladı.

