Çin, Avrupa ile Asya arasındaki deniz taşımacılığında geleneksel rotalara alternatif oluşturacak Arktik güzergahını kullanıma açıyor. Sea Legend’in Ningbo-Felixstowe hattında başlatacağı haftalık seferlerle, yaklaşık 40 gün süren yolculuğun yarıya indirilmesi hedefleniyor.
Çin, Avrupa ile Asya arasındaki deniz taşımacılığında geleneksel rotalara alternatif oluşturabilecek Arktik bölgesini kullanıma açıyor.
Çinli konteyner taşımacılığı şirketi Sea Legend, bu hafta Arktik Okyanusu üzerinden Avrupa ve Asya arasında ilk düzenli konteyner taşımacılığı hizmetini başlatacak.
FT’nin haber analizine göre, özellikle Türkiye ve Kuzey Afrika pazarlarına odaklanan Sea Legend’in haftalık seferleri, Çin’in doğu kıyısındaki Ningbo Limanı ile İngiltere’deki Felixstowe Limanı arasında gerçekleştirilecek.

Seferler, Rusya’nın kuzey kıyılarını takip ederek Arktik üzerinden ilerleyecek.
Şirket, yeni rotayı, geçmişte Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan ticaret güzergahına atıfla “Buzdan İpek Yolu” olarak adlandırdı.
Sefer süresi yarıya inecek
Arktik bölgesinde yaz aylarında deniz üzerindeki buzun yeterince kuzeye çekilmesi, gemilerin buz kırıcı özelliğe ihtiyaç duymadan rotayı kullanmasına olanak sağlıyor.
Yeni güzergahın, Arktik Okyanusu’ndaki koşullara bağlı olarak Ningbo ile Felixstowe arasındaki yaklaşık 40 günlük seyir süresini yarıya indirmesi bekleniyor.
Arktik’teki buzulların erimesiyle birlikte bölge, Avrupa ve Asya arasındaki geleneksel deniz taşımacılığı rotalarına alternatif olarak öne çıkıyor.
Kuzey Kutbu’nun ticari rota yapılması planlanıyor
Pekin’in yıllardır gündeminde tuttuğu “Buzdan İpek Yolu” (Polar Silk Road), Kuzey Kutbu’ndaki buzların çekilmesiyle birlikte teorik bir projeden çıkıp ticari bir rotaya dönüşmeye başlıyor. Çin’in asıl hedefi ise yalnızca Avrupa’ya daha hızlı mal taşımak değil; enerji tedarikinden kritik hammaddelere, deniz ticaretinden jeopolitik nüfuza kadar uzanan daha geniş bir strateji kurmak.
Çin’in 2018 yılında yayımladığı Arktik politika belgesinde “Polar Silk Road” kavramı ilk kez resmi biçimde ortaya konuldu. Pekin, bu projeyi Kuşak ve Yol Girişimi’nin Arktik bölgesine uzatılması olarak tanımlarken, bölgedeki deniz yollarının geliştirilmesi, altyapı yatırımları ve ticari seferlerin artırılması hedefini açıkça ortaya koydu.
Bugün bu stratejinin merkezinde Rusya’nın kuzey kıyıları boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası bulunuyor. Asya ile Avrupa arasındaki bu güzergâh, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan geleneksel rotaya kıyasla seyir mesafesini önemli ölçüde kısaltabiliyor. Özellikle Kızıldeniz, Babülmendep ve Süveyş gibi jeopolitik açıdan kritik geçiş noktalarının savaşlar ve güvenlik krizleri nedeniyle riskli hale gelmesi, Arktik rotanın Çin açısından değerini artırıyor. Financial Times’a göre Çinli Sea Legend şirketi, 12 Ağustos’ta Ningbo-Felixstowe arasında düzenli konteyner seferi başlatmaya hazırlanıyor.
Ancak Çin açısından mesele yalnızca zaman ve navlun maliyeti değil.
Pekin, enerji güvenliği açısından da Kuzey Kutbu’na büyük önem veriyor. Rusya’nın Arktik bölgesindeki petrol ve doğalgaz kaynakları, Çin’in enerji ithalatını çeşitlendirmesine yardımcı olurken, kuzey rotası bu kaynakların Çin’e taşınmasında alternatif bir koridor oluşturuyor. Çin ayrıca Rusya’nın kuzeyindeki liman, enerji ve altyapı projelerine yönelik ilgisini yıllardır artırıyor.
Kritik boğazlara bağımlılık azalacak
Buzdan İpek Yolu’nun bir başka önemli amacı ise küresel ticaretteki kritik boğazlara bağımlılığı azaltmak. Çin’in Avrupa ile ticaretinin önemli bölümü halen Güney Çin Denizi, Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı gibi stratejik geçiş noktalarından geçiyor. Bu bölgelerden herhangi birinde savaş, ambargo veya büyük bir güvenlik krizi yaşanması Çin’in ihracat zincirini doğrudan etkileyebiliyor. Arktik rota, bu nedenle Pekin açısından alternatif bir ticaret kapısı anlamına geliyor.
Bu stratejinin jeopolitik boyutu da giderek belirginleşiyor. Çin, Arktik bir ülke olmamasına rağmen kendisini “Yakın Arktik Devleti” olarak tanımlıyor. Rusya ile geliştirilen ticari ve enerji ilişkileri de Pekin’in bölgede uzun vadeli bir varlık oluşturmasını kolaylaştırıyor. Çin’in yeni nesil buz kırıcı gemilere, kutup araştırmalarına ve Arktik deniz taşımacılığına yaptığı yatırımlar da bu yaklaşımın parçası.
Çin rotayı stratejik bir seçenek olarak görüyor
Öte yandan Buzdan İpek Yolu’nun önünde ciddi engeller bulunuyor. Kuzey Kutbu’ndaki sert hava koşulları, mevsimsel buzlanma, sınırlı liman ve kurtarma altyapısı, yüksek sigorta maliyetleri ve Rusya’nın rota üzerindeki güçlü kontrolü, bu güzergâhın Süveyş’in doğrudan alternatifi olmasını şimdilik zorlaştırıyor.
Yine de Çin açısından asıl değer, rotanın bugün ne kadar kullanıldığından çok gelecekte oluşturabileceği stratejik seçenek. Pekin, küresel ticaretin ana damarlarından birinin kesilmesi halinde kullanılabilecek yeni bir koridor oluştururken aynı zamanda Arktik’in enerji, maden ve lojistik potansiyeline daha fazla yaklaşmış oluyor.
Kısacası Buzdan İpek Yolu, Çin için yalnızca yeni bir deniz yolu değil; ticaret, enerji güvenliği ve jeopolitik nüfuzun birleştiği uzun vadeli bir strateji.

