1. Haberler
  2. Dünya
  3. Reuters | Hamaney’in cenazesi: İran, savaş sonrası stratejisini vitrine çıkardı

Reuters | Hamaney’in cenazesi: İran, savaş sonrası stratejisini vitrine çıkardı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Uzmanlar, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta düzenlediği hava saldırılarıyla başlayan savaşın ardından İran’ın zayıflamak yerine meydan okuyan ve birlik görüntüsü sergileyen bir ülke olarak öne çıkmaya çalıştığını belirtiyor

İran’ın hayatını kaybeden dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için Tahran’da düzenlenen cenaze töreni, yalnızca ulusal bir veda değil, aynı zamanda ABD ve İsrail’e verilen siyasi bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Reuters‘a konuşan bölge yetkilileri, diplomatlar ve analistlere göre, İran yönetimi töreni, savaşın ardından ayakta kaldığını ve yeni dönemi kendi şartlarıyla şekillendirmeye hazır olduğunu göstermek için kullanıyor.

Washington’ın, İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemeyi amaçlayan diplomatik süreci canlandırmak için ilan ettiği 60 günlük ateşkes, taraflar arasında farklı bir güç mücadelesine dönüştü.

Analistlere göre İran artık pazarlık gücünü uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden çok, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerindeki konumundan alıyor.

Tahran yönetimi, nükleer program konusunda yapılacak herhangi bir anlaşmanın, boğaz üzerindeki fiili nüfuzunun kabul edilmesiyle başlamasını istiyor.

Ateşkes ve eş zamanlı imzalanan mutabakat zaptının ardından öngörülen 60 günlük nihai anlaşma süreci ise henüz başlamadı. Diplomatlara göre oluşan bu belirsizlikte inisiyatifi elinde tutan taraf İran oldu.

“Elmas karşılığında lolipop verilmez”

ABD merkezli Middle East Institute’tan İran uzmanı Alex Vatanka, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı ekonomik kazançtan çok siyasi meşruiyet kaynağı olarak gördüğünü söyledi.

Vatanka, İran’ın asıl hedefinin boğazdan gelir elde etmek değil, uluslararası toplumun Hürmüz üzerindeki belirleyici konumunu sembolik olarak kabul etmesi olduğunu belirtti.

İran’ın bakış açısını bir Fars atasözüyle özetleyen Vatanka, “Kim elması bir lolipop karşılığında verir?” ifadesini kullandı.

Ona göre İran açısından “elmas” Hürmüz Boğazı, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ise “lolipop” niteliğinde.
İran yönetimi de benzer mesajlar veriyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Hürmüz Boğazı’nı “en büyük güç aracı” ve “ilahi bir nimet” olarak nitelendirerek, ülkesinin buradaki haklarından hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğini söyledi.

Bölgesel kaynaklar ve diplomatlara göre Tahran, savaştan elde ettiğini düşündüğü stratejik kazanımları kalıcı hale getirmeden nükleer müzakerelere dönmek istemiyor.

Reklam Alanı

ŞEski ABD diplomatı Alan Eyre de İran’ın nükleer bomba geliştirdiği iddialarını reddetmeye devam ettiğini hatırlatarak, Tahran’ın önceliğinin şu aşamada uranyum değil, Hürmüz üzerindeki konumunu sağlamlaştırmak olduğunu ifade etti.

Eyre, İran’ın müzakereleri bilinçli biçimde ağırdan aldığını belirterek, “Kontrolün kurumsallaşmasını sağlamak için görüşmeleri uzatmaktan memnun” değerlendirmesinde bulundu.
..
“İran, ABD seçimlerine güveniyor”

Analistlere göre İran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yeni bir çatışmadan kaçınmak istediğini ve bu nedenle anlaşmaya İran’dan daha fazla ihtiyaç duyduğunu düşünüyor.

Eyre, “İranlılar Trump’ın bu dosyayı kapatıp yoluna devam etmek istediğini biliyor. Zamanın kendi lehlerine işlediğinin farkındalar” dedi.

Eski ABD’li Orta Doğu müzakerecisi Aaron David Miller ise Washington’ın askeri operasyonlarının İran’ın pazarlık gücünü kırmayı başaramadığını söyledi.

Miller’e göre İran, Hürmüz Boğazı etrafında oluşan yeni fiili durumun kabul edildiğinden ve yurt dışında dondurulan milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılması konusunda ilerleme sağlandığından emin olmadan nükleer dosyada ciddi adım atmayacak.

“60 günlük takvim başından beri gerçekçi değildi” diyen Miller, İran’ın 27 Şubat öncesindeki statükoya dönüşü kabul etmeyeceğini göstermek istediğini ifade etti.

“İran, Hürmüz’den vazgeçmeyecek”

Miller, savaş sonrasında ne ABD’nin askeri gücünün ne de olası bir deniz ablukasının İran’ın Hürmüz üzerindeki konumunu değiştirebildiğini belirterek, “Bundan vazgeçmeyecekler” dedi.

Emirlikler Politika Merkezi Başkanı Ebtesam El Ketbi de savaşın temel sorunları çözmeden sona ermesinin Hürmüz Boğazı’nı geçici bir baskı aracından İran için kalıcı bir pazarlık kozuna dönüştürmüş olabileceğini söyledi.

Körfez ülkelerinde, İran’ın boğaz çevresindeki etkisini artık yaptırımların kaldırılması veya nükleer müzakerelerde ilerleme karşılığında dahi bırakmak istemeyeceği yönünde endişelerin arttığını belirten El Ketbi, “Amerikalıların ve herkesin kolunu büküyorlar. Hürmüz hazinesini buldular ve artık bundan vazgeçmeyecekler” dedi.

Analistlere göre Washington’ın, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam olarak açılmasını büyük ölçüde Tahran’ın belirlediği şartlar çerçevesinde kabul etmek zorunda kalabileceği değerlendiriliyor. Eski diplomat Eyre ise süreci, “Kimse kazanmayacak ama İran’ın kaybı ABD’ninkinden daha az olacak” sözleriyle özetledi.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.