NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara zirvesi öncesinde Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’la görüştü. Rutte, görüşmede Avrupalı müttefiklerin harcamalarındaki artışı hazırladığı grafikli sunumla Trump’a anlattı. New York Times, Rutte’yi siyaset bilimi dersi veren profesörlere benzetti
David E. Sanger/ New York Times
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba öğleden sonra Oval Ofis’te NATO müttefikleri hakkında bir dizi şikayette bulunmaya başlamıştı ki organizasyonun genel sekreteri Mark Rutte, ona bazı grafikler göstermek için sözünü kesti.
Trump’ın ruh hallerini ve eleştirilerini yönetme konusunda en becerikli Avrupalı lider olarak ün kazanan eski Hollanda Başbakanı Rutte, görüşmeye hazırlıklı gelmişti.
Oval Ofis’te “bu başkanın neleri başarabildiğini göstermek” amacıyla posterler kuran Rutte’nin grafikleri, Avrupa’nın mevcut ve öngörülen askeri harcamalarında büyük bir artış olduğunu gözler önüne seriyordu.
“Eisenhower’dan beri yapılamayanı başardınız”
Rutte, Trump’ın savunma bakanı Pete Hegseth’in de yer aldığı odadakilere askeri harcamaların temelini anlatan bir siyaset bilimi öğretmeni gibi Oval Ofis içinde hareket ederek, “Bu grafik ‘Trump Trilyonu’ ile ilgili” dedi.
“Avrupalılar ve Kanadalılar tarafından yapılan toplam ekstra harcamayı” göstermek için Trump’ın göreve başladığı 2017 yılına kadar geri gitti ve ardından NATO harcamalarının “250 milyar doların üzerinde” gerçekleştiği son iki yıla odaklandı.
Rutte, argümanını doğrudan başkana sunarken ve başkanın müttefiklere yönelik ilk öfkesi de o anlarda yatışıyor gibi görünürken “Sizi temin ederim ki bu durum Rusya yüzünden, yani bu tehdit yüzünden” dedi. Şöyle devam etti:
“Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak sizin, Eisenhower’dan beri başarılamayan bir şeyi, yani Avrupalıların savunma harcamalarını Amerika Birleşik Devletleri ile eşitlemesini zorlayarak fark yarattığınıza da kesinlikle inanıyorum.”
Ankara’daki NATO zirvesi ve İran
ABD Başkanı Dwight Eisenhower, elbette ki hiçbir zaman NATO’yu baltalamakla tehdit etmemişti; aksine, müttefiklerin yüksek komutanı olarak geçirdiği yıllardan edindiği tecrübeyle ittifakın büyük bir kısmını bizzat inşa etmişti.
Rutte sadece karşısındaki kişiyi değil, amacını da iyi biliyordu:
Trump, 7 Temmuz’da başlayacak NATO zirvesi için Türkiye’ye geldiğinde ortamdaki huzuru korumak.
Bir Avrupalı diplomatın hafta başında ifade ettiği gibi, bu zirvenin amacı oldukça mütevazıydı; müttefiklerin çoğunun “düşüncesizce ve yasa dışı” olarak gördüğü İran’a yönelik askeri operasyona katkıda bulunma konusundaki isteksizliği nedeniyle Trump’ın diplomatik bir patlama yaşamasını önlemek.
Trump’ın şartı: Sadakat istiyorum
Rutte, çarşamba günkü Oval Ofis toplantısında tamamen alttan alan bir tavır sergilemedi. Bir noktada Trump’ın, Avrupalı ulusların kendi güvenliğine yatırım yapmakta çok yavaş kaldıkları ve İran operasyonlarını desteklemekte çok isteksiz oldukları yönündeki şikayetlerini kesti.
Rutte, bu görüşe “hafifçe” katılmadığını söyledi ve ekledi:
“Gerçekten hayal kırıklığına uğradığınız münferit vakalar oldu, ancak genel olarak konuşursak, Avrupalı müttefikleriniz her zaman yanınızdaydı.”
Trump’ın testi ise basitti. Avrupa’daki Amerika müttefiklerinden ne istediği sorulduğunda, “Sadece sadık olsunlar” dedi ve ekledi:
“Ben sadece onların sadakatini istiyorum.”
Trump daha önce, İtalya, İngiltere ve İspanya’dan başlayarak birkaç ülkeyi özel olarak eleştirmişti.
Aralarında birkaç NATO müttefikinin de bulunduğu Rutte’nin eleştirmenlerine göre, onun Trump’a yaklaşımı fazlasıyla tavizkar ve uyumluydu.
Rutte, hem kamuoyuna açık yorumlarında hem de özel konuşmalarında, ittifakın başı olarak başarısının esasen Amerika Birleşik Devletleri’ni bu yapının merkezinde tutma yeteneğiyle ölçüleceğine inandığını açıkça belirtti.
Rutte’nin bir diğer amacı da Rus birliklerinin NATO topraklarına birkaç mil bile girmesi durumunda Amerika Birleşik Devletleri’nin ortak bir müdahalenin parçası olacağına dair Avrupalı liderlerin azalan güvenini yeniden tesis etmekti.
“Zirveye sırf Erdoğan için gidiyorum”
Trump’ın bu güvenceleri açık bir şekilde sunması pek olası görünmüyor. İlk başkanlık döneminde, ittifakın genel merkezinde yaptığı bir konuşmada, tehditlere karşı kolektif yanıt sözünü içeren NATO antlaşmasının 5. Maddesi’nden bahsetmeyi bile reddetmişti.
Hatta Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ev sahipliği yapılmasaydı yaklaşmakta olan bu zirveye katılmayacağını açıkça belirtti.
Trump “Çoğu insan için gitmezdim” dedi ve konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Ama beni aradı (Erdoğan) şöyle dedi; Lütfen, bunu Türkiye’de yapıyorum. Orada olmalısın. Amerika Birleşik Devletleri orada olmalı. Ben de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan saygımdan dolayı gidiyorum.”
Trump ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye, Washington’ın uzun süredir yasakladığı F-35 savaş uçaklarını satın alması için muhtemelen izin vereceğini ima etti.
Türkiye, Erdoğan’ın S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından, ilk Trump yönetiminde 2019 yılında F-35 programından çıkarılmıştı. ABD’li yetkililer, Rusların Türkiye üzerinden F-35 programı hakkında veri toplayabileceğinden endişe ediyordu.
Trump, önümüzdeki haftalarda bu yasağı muhtemelen kaldıracağını belirttiğinde, geçmişte yaşanan bu açmaz ve gerginlik hakkında ise hiçbir şey söylemedi.

