AK Parti’ye geçeceğini duyuran Burcu Köksal’ı sert sözlerle eleştiren Özel, Köksal’ın belediye seçimlerini kazanması için yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek “Seni bu koltuğa oturttum. Oralara oturttuk, buralara oturttuk” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AK Parti’ye geçecek olan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı sert sözlerle hedef aldı. Burcu Köksal’ın AK Parti’yi ziyaret ettiği sıralarda konuşan Özel Köksal’a açık bir siyasi uyarıda bulunduğunu söyleyerek “Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma” dedi. Köksal’ın “tehdit edildim” sözlerine tepki gösteren Özel, “Bu tehditse, daniskasını ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidara yürüyenlerin partisidir” dedi.
Özgür Özel, konuşmasında CHP Grup Başkanvekilliği görevine atıfta bulunarak, bu görevin partiyi temsil açısından büyük bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Özel, kendisinin bu görevi 9 yıl boyunca yürüttüğünü belirterek, “Ömrümde yaptığım en onur verici görevlerden biriydi. 9 sene yaptım. Tık demeden yaptım. Partime laf getirtmeden yaptım” ifadelerini kullandı.
Burcu Köksal’ın da bu görevlerde bulunduğunu hatırlatan Özel, “O koltukta oturmuş birisi. Ben o koltukta otururken yanımda yıllarca oturmuş birisi. Her televizyonda ‘Beni ustam yetiştirdi’ diyen birisi” dedi. Özel, Köksal’ın CHP içinde yeterince destek görmediği yönündeki çıkışına tepki gösterdi.
Köksal için Afyonkarahisar’da seçim sürecinde yoğun çaba harcadıklarını belirten Özel, “Seni bu koltuğa oturttum. Oralara oturttuk, buralara oturttuk.
Miting yaptık. Üç kere Afyon’da miting yapmışım. Seçimi kazanmış, ilk tebriğe gitmişiz. Yeter ki Afyon’u tutsun diye” dedi.
Burcu Köksal açıklaması
Şimdi sözün sonu…
Saat 15.00 olur, gong çalar. Grup Başkanvekili gider, Atatürk’ün partisini temsile geçer orada. O işi yaptım. Ömrümde yaptığım en onur verici görevlerden biriydi. 9 sene yaptım. Tık demeden yaptım. Şu kadar partime laf getirtmeden yaptım.
Arkadaşlar o görevleri layıkıyla, bütün gayretleriyle yapıyorlar.
O koltukta oturmuş birisi. Ve bazen, ben o koltukta otururken yanımda yıllarca oturmuş birisi. Her televizyonda “Beni ustam yetiştirdi,” diyen birisi.
AK Parti’ye “Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz, siz Trikopis’in askerlerisiniz,” deyince benim, “Dur Burcu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir partisine tamam, rakip olabiliriz, düşmanlık görüyor olabiliriz ama Yunan ordusunun partisi denmez,” diye susturmaya çalıştığım…
Her fırsatta “Siz Fesli Deli Kadir’in, Atatürk’ün cenazesine şunu diyenlerin partisiniz, alçaklar…” deyince, “Yapma Burcu,” dedim.
İzmir kadın milletvekiline bunu… “Öldürmezsem içime sinmeyecek,” deyince ya da AK Parti Grup Başkanvekiline küfürlerle saldırınca zor durdurduğumuz…
İskilipli Atıf’ın partisi mi dememiş? Oraya katılan şeye katılırken, bir teğmen katılırken, “Sen Atatürk düşmanlarını seçtin, İskilipli’yi seçtin, Fesli Deli Kadir’i seçtin, Trikopisçileri seçtin. Sana sahip çıkan partini bırakıyorsun,” demiş.
Şimdi, daha önceki Topuklu Efe’deki gibi; ya AK Parti’ye katılacaksın ya diğerleri gibi içeri atılacaksın da bir günde…
Burada belediye başkanlarımızı ziyaret edip en güzel şeyleri söylerken, arıyorum, “Dün size gelmiş,” diyorum. “O kadar mutluydu ki, seni öve öve bitiremedi,” diyor.
Çıkmış diyor ki:
“Partide siyaset imkânım kalmadı.”
Seni bu koltuğa oturttum. Oralara oturttuk, buralara oturttuk. Miting yaptık. Üç kere Afyon’da miting yapmışım. Seçimi kazanmış, ilk tebriğe gitmişiz. Yeter ki Afyon’u tutsun diye.
Diyor ki:
“Geçmişi unutmadılar. Beni koltuğumdan etmek için aday yaptılar.”
Aday yaparken “Afyon’u kazanamam, Grup Başkanvekilliği’ni bırakmayayım,” demiş. “Bırakma, kaybedersen yerin hazır ama sen kazanacaksın,” demişim. Önce ben inanmışım. Önce ben, sonra o.
Geçenlerde annesi hastalanmış. Annesi şimdi beni izliyordur. Takılıyorum teyzeye; kumandanın pilleri 6 yıldır bitmiyor diye. Sadece Halk TV açık.
Her grubu ağlayarak izleyen, o 2 yaşındaykenden beri MS hastası olan, geçen sefer AK Parti’ye geçiyor söylentilerinde kaskatı katılan, sinir krizi geçiren teyzeme ben 2 ay önce evinde ziyarete gittim. Elini öptüm. Defalarca öptü beni.
O anne… Ve oradan sonra beni yemeğe götürdü. Her seferinde övgüler, övgüler, övgüler…
Şimdi diyor ki:
“Orada siyaset imkânım kalmadı.”
Son konuşmasında AK Parti grubuna diyor ki:
“MS hastası anneme küfrettiniz, alkışladı bu AK Parti grubu.”
Bekliyor ki yarın Afyon’a gidince onu Mustafa Kemal’in kurduğu partinin grubu değil; annesine küfredeni alkışlayanların, bunun da “Gelin alın beni be, yolsuz dediniz, rüşvetçi dediniz, dolandırıcı dediniz, teslim olmayacağım, alın beni içeri,” diye meydan okuduğu gruba gidiyor.
Ve diyor ki:
“Özgür Özel beni tehdit etti.”
Ona sadece şunu dedim: 6 ay önceki gidişinde demiştim; “Şüphen kocandansa ayrılırsın, bu parti ailen olur, sana sahip çıkar. Senin hırsız olduğuna inanmıyorum.”
O laf o.
Bu sefer de dedim ki:
“Ey Burcu Hanım, 2 yıl kolay geçmez ama çabuk geçer. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma.”
Bu tehditse, daniskasını ediyorum ulan! Daniskasını ediyorum!
Bu tehditse, daniskasını ediyorum! Hadi bakalım.
Cumhuriyet Halk Partisi tehditten yılgınların, teslim olanların değil; hep birlikte ayağa kalkanların, iktidara yürüyenlerin partisidir.
Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa açık yüreğiyle, göğsüyle yürüyenlerle başladı.
Yürüyelim arkadaşlar! Kalanlar arkada kalsınlar. İktidara yürüyoruz arkadaşlar.

