1. Haberler
  2. Dünya
  3. Reuters | Trump umduğunu bulamayabilir: İran ekonomisi baskı altında ama çöküş kapıda değil

Reuters | Trump umduğunu bulamayabilir: İran ekonomisi baskı altında ama çöküş kapıda değil

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Altyapı ve sanayi ciddi hasar görmüş, petrol ihracatı baskı altına alınmış olsa da İran’ın iç kaynaklarının güçlü olduğu, komşu ülkelerle ticaretini sürdürdüğü ve ablukanın devlet gelirleri üzerindeki etkisine rağmen kısa vadede sınırlı bir ekonomik baskı hissedildiği belirtiliyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından başlayan ve tüm Körfez bölgesini etkileyen çatışmalar zaten kırılgan durumda bulunan İran ekonomisini daha da kırılgan hale getirdi. Ancak ABD’nin enerji ihracatını kesen ablukasına rağmen, İslam Cumhuriyeti’nin Körfez’deki gerilime şimdilik dayanabildiği görülüyor.

8 Nisan’da sağlanan ateşkesle büyük çaplı çatışmaların durmasının ardından İran, ABD ve İsrail ile bir çıkmazın içine girdi.

Kalıcı ateşkes için yürütülen görüşmeler ilerleme kaydedilmezken, hem İran hem de ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukası sürüyor.

Altyapı ve sanayi ciddi hasar görmüş, petrol ihracatı baskı altına alınmış olsa da İran’ın iç kaynaklarının güçlü olduğu, komşu ülkelerle ticaretini sürdürdüğü ve ablukanın devlet gelirleri üzerindeki etkisine rağmen kısa vadede sınırlı bir ekonomik baskı hissedildiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, küresel enflasyonun yükseldiği ve ara seçimlerin yaklaştığı bir dönemde İran’ın bu ekonomik baskıya daha fazla dayanamayarak geri adım atmasını beklemesi halinde, bu beklentinin karşılık bulmasının zaman alabileceği değerlendiriliyor.

Direniş ekonomisi

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’un Orta Doğu Programı Direktörü Sanam Vakil, İran liderliğinin Batılı politika yapıcıların ve ekonomistlerin öngördüğünden daha uzun süre dayanabilecek bir strateji hesapladığını söyledi.

Vakil’e göre, İslam Cumhuriyeti’ni varoluşsal bir tehdit altında gören İran’daki dinî liderlik ve Devrim Muhafızları, ülke üzerindeki sıkı kontrol sayesinde Washington ile sürdürülebilir bir anlaşma sağlanana kadar direnmeyi hedefliyor. Vakil, “Baskı kapasitesini kullanma konusunda oldukça tecrübeliler. Halkın birikimlerine dayanıyorlar” dedi. Tahran’ın ayrıca iç kaynaklara ve kara sınırları üzerinden ticarete dayanan “direniş ekonomisi” yaklaşımına geri döndüğünü vurguladı.

Savaşın ekonomiye verdiği zararın boyutunu ve olası bir krizin ne kadar yakın olduğunu değerlendirmek ise zor. Bunun başlıca nedenleri arasında güvenilir resmi verilerin sınırlı olması ve ocak ayından bu yana süren kısmi internet kesintisi yer alıyor. Ancak Reuters’ın bu ayki haberine göre, İranlı yetkililer yaptırımlar kaldırılmadığı takdirde yeni protesto dalgalarından ve ekonomik bir felaketten endişe ediyor.

Vakil, İran ekonomisinin bu yıl çift haneli daralma yaşayabileceğini öngörüyor. Geçen yıl yüzde 70 değer kaybeden riyal, son günlerde yüzde 15 daha gerilese de mart ayında sağlanan görece istikrar sayesinde savaş öncesi seviyesine yakın seyrediyor.

Buna karşın kısa vadede mali sistemde ciddi bir stres sinyali görülmüyor.

Yetkililer bankalardan para çekimini kısıtlamadı, yakıt ya da temel gıda maddelerinde karne uygulamasına geçilmedi ve kamu maaşlarında gecikme yaşanmadı. Market raflarının dolu olduğu, ofisler ve bankaların açık kalmayı sürdürdüğü belirtiliyor.

Reklam Alanı

13-25 Nisan dönemine ait sevkiyat verileri, tankerlerle yüklenen günlük 1 milyon varilin üzerindeki petrolün yalnızca yaklaşık 300 bin varilinin Hint Okyanusu’na ulaştırılabildiğini gösteriyor. Depolama kapasitesi sınırlı olsa da enerji analistleri, İran’ın üretimi kısmadan önce yaklaşık iki ay daha dayanabileceğini değerlendiriyor.

İran, savaşın erken aşamalarında yaptırımların geçici olarak gevşetilmesi sayesinde enerji satışlarından ek gelir elde etti. Kara yoluyla sınırlı miktarda petrol sevkiyatı yapılırken, bu hacmin deniz yoluyla yapılan ihracatın yerini doldurması mümkün görünmüyor.

Reuters’a konuşan İran Merkez Bankası’ndan üst düzey bir kaynak, ülkenin gerektiğinde kullanabileceği “tonlarca” altın rezervine sahip olduğunu ve yıllardır yaptırımları aşma tecrübesi sayesinde ithalatı daha yüksek maliyetle de olsa sürdürebildiğini söyledi.

Kpler’de tarım emtiaları baş analisti olan Ishan Bahnu ise İran’ın bölgenin en büyük gıda ithalatçılarından biri olmasına rağmen aynı zamanda gıda güvencesi en yüksek ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti. Beklenenden iyi geçmesi öngörülen hasat sezonunun buğday ithalatı ihtiyacını azaltarak, olası bir deniz ablukasının etkisini sınırlayabileceği ifade ediliyor.

ABD’nin ablukası şu ana kadar Basra Körfezi limanlarıyla sınırlı kaldı ve Umman Denizi’ndeki Çabahar Limanı’nı kapsamadı. Ablukanın ağırlıklı olarak petrol tankerlerine odaklandığı belirtiliyor.

Türkiye, Irak ve Pakistan’daki yetkililer, sınır ötesi ticarette henüz belirgin bir düşüş işareti olmadığını aktarırken, Rusya’nın da bu yıl Hazar Denizi üzerinden ticareti artırdığı bildirildi. Rusya Tarım Bakanlığı verilerine göre, ocak-mart döneminde İran’a Hazar üzerinden 500 bin ton mısır, 180 bin ton arpa ve 4 bin ton buğday sevk edildi; böylece Körfez’deki abluka kısmen aşılmış oldu.

Sokakta derinleşen ekonomik sıkıntı

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak ayında artan askeri müdahale tehditleri üzerine İran, temel ihtiyaç maddelerinde yaklaşık altı aylık stok oluşturmak için ithalatı artırdı. İran Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı Mohammad Javad Asgari, bu bilgiyi devlet medyasına yaptığı açıklamada paylaştı.

Çatışmaların başlamasının ardından Merkez Bankası, küçük ölçekli kredilerde gecikme cezalarını kaldıran ve bankalardan para çekme limitlerini artıran bir destek paketi devreye aldı. Bu adımların, tasarruf sahiplerini rahatlatmayı amaçladığı belirtiliyor.

Buna karşın başkent Tahran’da günlük yaşamda ekonomik baskı giderek ağırlaşıyor. Yüksek fiyatlar, tedarik zincirindeki aksaklıklar ve internet kesintileri, işletmeleri zor durumda bırakırken işsizlikte de hızlı bir artışa yol açıyor.

Pirinç ve tahıl satıcısı Abbas Smaeelzade, “Temel gıda ürünlerindeki fiyat artışları, özellikle doğrudan sofraya giden ürünlerde, halk üzerinde ciddi baskı yaratıyor” dedi. Smaeelzade, savaşın başlamasından bu yana satışlarının yaklaşık yüzde 40 düştüğünü belirtti.

Oto tamircisi Hossein Amiri ise savaş öncesine kıyasla atölyesine gelen müşteri sayısının belirgin şekilde azaldığını söyledi. “İşlerimiz neredeyse tamamen durma noktasına geldi” diyen Amiri, durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu.

Yetkililerin üzerinde ise yeni bir kitlesel protesto dalgası ihtimali baskı yaratıyor. Ocak ayında yaşanan protestolar, son on yılların en kanlı müdahalelerinden biriyle bastırılmıştı.

Chatham House’tan Sanam Vakil’e göre, yaklaşan ekonomik krizin önüne geçilebilmesi için İran’ın Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşmada yaptırımların hafifletilmesini sağlaması gerekiyor. Vakil, “İran’ın yurt dışındaki bankalarda tutulan döviz varlıklarına erişime ihtiyacı var. Aynı zamanda yaptırımların bir ölçüde kaldırılması, petrol satışlarının artırılması ve normal ticaretin yeniden yapılabilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.