1. Haberler
  2. Dünya
  3. Haaretz: İsrail’in propaganda töreni Kuzey Kore’ye ilham olacak

Haaretz: İsrail’in propaganda töreni Kuzey Kore’ye ilham olacak

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

İsrail’de Bağımsızlık Günü töreni, katılımcılar ve içerik nedeniyle sert eleştirilere hedef oldu. Törene, hükümete yakın isimlerin öne çıkarılması ve propaganda unsurları ağır bastığı için Kuzey Kore benzetmesi yapıldı.

İsrail’in geleneksel Bağımsızlık Günü töreni, bu yıl Başbakan Netanyahu ve eşinin “kişilik kültüne” dönüştüğü gerekçesiyle sert eleştirilerin hedefi oldu. Haaretz gazetesinde yer alan analizde, törenin halkı hedef alan pahalı bir “psikolojik operasyon” olduğu savunuldu.

Yossi Verter imzalı yazının tam hali şöyle:

“Başlangıçta saf bir şekilde, Haham Avraham Zarbiv’in Gazze’yi dümdüz etme çağrısının bu yılki Bağımsızlık Günü töreninin en düşük noktası olduğunu düşündük. Ardından Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin katılımını “çarpık bir zirve” olarak gördük.

Ne kadar da yanılmışız. Gazze’deki İsrail vahşetini ve barbarlığını temsil eden Zarbiv ile dünya sahnesinde İsrail’in yozlaşmışlığını vurgulayan Milei, İsraillileri hedef alan şimdiye kadarki en pahalı, kaba ve izlenen “psikolojik operasyon “olarak hatırlanacak olan bu iğrenç gösteride sadece birer dipnot kaldılar.

Bu bağlamda Zarbiv’e nefret beslemek, Gal Hirsch’ten utanç duymak; Knesset’in yeteneksiz başkanı Amir Ohana’nın boş klişelerle dolu hitabetinin, özenle seçilmiş kurgu kalabalığın ‘Bibi! Bibi!’ nidalarıyla kesilmesini alaya almak gayet doğaldır.

2024’te ‘Yaşam Boyu Başarı İsrail Ödülü’nü almasına rağmen, meşale yakma (tören kapsamında yapılan etkinlik) onurundan feragat edecek alçakgönüllülüğü gösteremeyen Netanyahu’nun yakın dostu yapımcı Moshe Edri’nin hırsını sorgulamak ya da ünlü şef Assaf Granit’in o sahnede ne aradığını (belki de geçmişte Başbakan’a özel yemekler hazırlamıştır?) sormak da en doğal hakkınızdır.”

Gerçekte, meşale yakmak için seçilenlerin bir kısmı, Profesör Dina Ben-Yehuda ve o forumda en çok lanetlenen kelime olan demokrasiyi telaffuz etme cesaretini gösteren girişimci Gili Raanan gibi buna layıktı.

Onlar da bu utanç verici Sovyet benzeri propagandada “kullanışlı figüranlar” olarak yer aldıkları için utanmalı ya da en azından üzülmeliler.

‘Bu rezaleti izlemek zorunda kalanlar…’

Bu rezaleti izlemek zorunda kalanlar her yıl kendilerini bir önceki yılın törenini özlerken buluyorlar. Her geçen yıl durum daha da kötüleşiyor. Başbakan Netanyahu ve eşinin “kişilik kültü” neredeyse her kareden dışarı taşıyor: Girişteki gürleyen alkışlardan, “Ulaştırma Bakanı, Kabine Üyesi ve Tuğgeneral Miri Regev”in titiz yönetimine kadar her şey buna hizmet ediyordu.

Kamera sürekli bu üçlüye ve zaman zaman Regev’in bakanlık müsteşarı, önemli şahsiyet Moshe Ben Zaken’e odaklandı.

Regev özellikle sinirli görünüyordu. Belki de bu durum, törene görkemli bir giriş yapan kendisi ve eşi için ayrılan koltukları beğenmeyen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, onu küçük hesaplar peşindeki siyasetin üzerine çıkamadığı için kamuoyu önünde eleştirmesinden kaynaklanıyordu.

Reklam Alanı

Törendeki asıl düşük nokta

Asıl düşük nokta, 50 yıl önceki cesur Entebbe kurtarma operasyonunu kutlayan ve baskında hayatını kaybeden komutan Yoni Netanyahu’nun görüntüsüyle açılan videoydu; kardeşi o günden beri utanmazca bu anının üzerine basarak ilerliyor.

Bu video, Netanyahu’nun tekrar tekrar engellemeye çalıştığı anlaşmalarla serbest bırakılan Gazze’deki rehinelerin görüntüleriyle kaba ve derme çatma bir şekilde birleştirilmişti.

Sadık hizmetkarı Hirsch de törende ödüllendirilerek ona bu konuda yardım etti.

Kahramanlık operasyonunun detaylarına aşina olmayan genç izleyiciler, videodan 1976 yılında Bibi’nin kardeşinin liderliğindeki komandoların uzak Entebbe’ye kendi inisiyatifleriyle bir kurtarma görevine gittikleri sonucuna vardılar.

Sanki 1976 yılında İsrail’in bir başbakanı (operasyonun başarısız olması durumunda istifa mektubu hazırladığını daha sonra itiraf eden Yitzhak Rabin) veya askeri harekat için bastıran bir savunma bakanı (Şimon Peres) yokmuş gibi davranıldı.

Rehineler arasında ayrımcılık

Son iki yıldır Netanyahu’nun ‘liderliği’ olmadan hiçbir iyi şey gerçekleşmedi. Eşiyle kendisinin sayısız fotoğraf ve videosunda açıkça görüldüğü üzere, Gazze’deki rehineler sadece onun çalışmaları sayesinde özgür kalmıştı.

Regev bu konuda da şaşırtmadı. Söz konusu videoda Netanyahu’yu protesto eden ailelerin çocukları (serbest kalan rehineler) ekranın en köşesine itilerek önemsizleştirilirken; hükümete karşı ses çıkarmayan ‘uyumlu’ ailelerin çocuklarına çok daha merkezi ve saygın bir yer ayrıldı.”

Aynı durum serbest bırakılan İsrail askerleri için de geçerliydi: Edan Alexander videoda vardı, Nimrod Cohen ise yoktu.

Töreni mide bulandırıcı hale getiren sadece “siyaset” değildi. Bu, düşmanlar ve eleştirenlerle spot ışıkları altında yapılan, önceden planlanmış bir intikam hesaplaşmasıydı.

Netanyahu’nun konuşması, “kahraman savaşçılarımız” kisvesi altında kendi büyüklüğünü anlatıyordu. Bu, savaşçının hayatına kayıtsız kalan, onları sadece kendi siyasi bekasını pekiştirmek için bir platform olarak gören bir savaş çığırtkanı tarafından yönetilen ve sadece savaşı düşünebilen bir ülke tablosu çizen militarist, milliyetçi ve mesihçi (kutsal bir kurtarıcı) bir etkinlikti.

‘Geleceği olmayan bir İsrail ve Bibistan’

Törende sadece geçmiş mevcuttu. Gelecek, umut ya da bir hayal sunulmadı; bu insanlar bizi yönettiği sürece sunulamazdı da. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar’ın donmuş, heykel benzeri yüzleri, zihinlerinden neler geçtiğinin bir kanıtıydı.

Kendi adıma, kalabalık arasında İsrail-Bibistan’ın en önde gelen isimlerinden bazılarını eksik buldum:

Aşırı sağcı kışkırtıcılar ve protestocu zorbalar Mordechai David ve Roi Star; savaş sırasında düşmana yardım etmekle suçlanan Şin Bet Başkanı’nın kardeşi Bezalel Zini; Likud aktivisti Rami Ben-Yehuda;

Netanyahu’nun yardımcısı ve Qatargate şüphelisi Jonathan Urich; ve Başbakanlık Ofisi Özel Kalem Müdürü, başbakanın yakın çevresindeki kişilere yönelik bir soruşturmayı engellemekten şüphelenilen Tzachi Braverman.

Kuzey Kore benzetmesi

Şin Bet Şefi David Zini kalabalığın içinde hiçbir yerde görülmedi. Görünen o ki, Netanyahu’nun güvenliğinden sorumlu kuruluş, balistik füzeler için kolay bir hedef olan Herzl Dağı’nda iki saatlik bir tören boyunca sadece bir çelik yelek giyerek oturmasına izin vermişti.

Öyleyse, başbakanın Tel Aviv’deki yargılandığı davada, HaKirya üssünün hemen yanında aynı yeleği giyerek ifade vermesini engelleyen şey nedir?

Resmi törene paralel olarak Tel Aviv Müzesi dışındaki meydanda (eski adıyla rehine meydanı) düzenlenen alternatif tören, İsrail’in daha iyi bir yüzünü sundu. Herzl Dağı’ndaki resmi tören ise Bibistan’ın korkunçluğunu sergiledi.

Bu sırada, Pyongyang (Kuzey Kore) merkezli bir tombul diktatör töreni izliyor ve şöyle düşünüyor olmalı:

“Netanyahu deli mi? Hiç mi utanması, hiç mi nezaketi yok? Ben de aynısından istiyorum.”

Not:

Herzl Dağı Kudüs’te bulunan bu tepe, açık bir alandır ve balistik füzeler veya İHA saldırıları için savunmasız, kolay bir hedeftir.

HaKirya Üssü Tel Aviv’in göbeğinde bulunan, İsrail ordusunun genel karargahıdır. Burası ülkenin en iyi korunan, en güvenli yeridir. Hemen yanında ise Netanyahu’nun yolsuzluk davasının görüldüğü mahkeme bulunur.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.