İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş’de usulsüzlük iddialarıyla ilgili soruşturmada gözaltına alınan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un arasında bulunduğu 9 kişi, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Erkol, tutuklandı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İZBETON AŞ. üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Nisan’da Ankara’da gözaltına alınan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol dahil 9 kişi, savcılıktaki ifadelerinin ardından sevk edildikleri Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
Ne olmuştu?
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ. üzerinden, Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden menfaat temin edildiği iddiasıyla “zimmet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” ve “denetim görevinin ihmali” suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturma dosyasında; kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikâyet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları yer aldı.
Bu doğrultusunda suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilisi, kooperatif yönetim ve denetim kurullarına üye 10 kişi hakkında 9 Nisan’da gözaltı kararı verildi.
10 kişiden, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 kişi Ankara’da gözaltına alındı. Diğer 1 kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.
Mansur Yavaş: Yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP İl Başkanı Ümit Erkol’un tutuklanmasına tepki göstererek, “İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim. Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez” dedi.
Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklandığı haberini aldık. İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim… Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez. Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır: Tutukluluk istisnadır, esas olan tutuksuz yargılamadır.
Ama bugün görüyoruz ki, istisna olması gereken bu durum bilinçli şekilde kural haline getirildi. Bu karar, yalnızca bir kişiye değil; hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır.
Kimse ‘yargılama olmasın’ demiyor. Ama ölçüsüzlüğü, keyfiliği ve yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz. Bugün verilen bu kararlar, yarın bu ülkenin karşısına daha büyük bir adalet sorunu olarak çıkacaktır”

