İran’a ait İHA’ların Kuveyt’te iki elektrik ve su arıtma tesisine zarar verdiği bildirildi. Bahreyn ve BAE’de de yangınlara yol açan saldırılarda can kaybı yaşanmazken, bölgedeki kritik altyapı hedef alınmaya devam ediyor.
Kuveyt, İran’a ait insansız hava araçlarının iki elektrik ve su arıtma tesisine zarar verdiğini ve bir petrol kompleksinde yangına yol açtığını açıkladı. Olaylarda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.
Al Jazeera‘da yer alan habere göre, 28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşılık veren Tahran’ın hedefinde son günlerde Körfez ülkeleri bulunuyor. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı Sözcüsü Fatima Abbas Johar Hayat, saldırıların iki tesiste “ciddi maddi hasara” yol açtığını ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını söyledi.
Gece boyunca düzenlenen diğer İHA saldırılarında ise Şuveyh Petrol Kompleksi’nde yangın çıktığı ve bir kamu binasında ciddi hasar oluştuğu bildirildi.
Bölgeden aktarılan bilgilere göre, su arıtma tesisleri Kuveyt için hayati önemde. Ülkedeki içme suyunun yaklaşık yüzde 90’ı bu tesislerden sağlanıyor.
Son saldırılar yalnızca Kuveyt’le sınırlı kalmadı. Bahreyn’de bir petrol depolama tesisinde yangın çıktığı, ancak kısa sürede kontrol altına alındığı açıklandı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi kentinde de Borouge petrokimya tesisinde düşen parçalar nedeniyle yangınlar çıktığı ve tesis faaliyetlerinin geçici olarak durdurulduğu duyuruldu. Suudi Arabistan ise pazar günü erken saatlerde bazı füzeleri engellediğini açıkladı.
Bölge ülkeleri, İran’ın yalnızca ABD askeri hedeflerini vurduğunu öne sürmesine rağmen, son haftalarda sivil altyapının ve enerji tesislerinin de hedef alındığını vurguluyor.
Körfez ülkeleri şimdiye kadar saldırılara karşı temkinli bir tutum sergilese de, sabrın sınırsız olmadığı mesajı veriliyor.
Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa hakkını gündeme getirirken, bölge ülkeleri önceliklerinin hâlâ gerilimi düşürmek ve diplomasi olduğunu belirtiyor. Ancak saldırıların sürmesi halinde bu yaklaşımın değişebileceği ifade ediliyor.

