İran, Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin ültimatomunu hayata geçirmesi halinde bölgedeki altyapıyı hedef alacak misilleme saldırıları düzenleyebileceği uyarısında bulundu; İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılar sürerken, Netanyahu “Çok zor bir akşam geçirdik” açıklamasında bulundu
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik sert bir uyarıda bulunarak, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen yeniden açmaması halinde ülkenin enerji altyapısını “yok edeceklerini” söyledi. Bu açıklama, Trump’ın bir gün önce savaşın “kademeli olarak sonlandırılabileceğini” dile getirmesinin ardından yeni bir gerilim sinyali olarak değerlendirildi.
İran ordusu ise Washington’ın olası saldırılarına karşılık, ABD’ye ait “enerji, bilgi teknolojileri ve tuzdan arındırma altyapılarını” hedef alacağını açıkladı. İran’ın enerji altyapısının hedef alınmasına yönelik tehditlerin, çatışmayı daha geniş çaplı bir krize dönüştürebileceği uyarısı yapıldı. Bu tür adımlar hem ekonomik hem de çevresel sonuçları olan yeni bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor.
Arab Perspectives Institute’ten Zeidon Alkinani Al Jazeera‘ya yaptığı açıklamada, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kesintiye uğraması halinde İran’daki enerji tesislerini hedef alabileceğine yönelik değerlendirmelere dikkat çekti. Alkinani, “Böyle bir saldırı gerçekleşirse iki düzeyde bir tırmanma görürüz” dedi.
Bunlardan ilkinin ekonomik ve enerji boyutu, ikincisinin ise çevresel etkiler olacağını belirtti. Söz konusu etkilerin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını vurgulayan Alkinani, hem ABD ekonomisinde hem de küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
İsrail’de savaşın başından beri en büyük yıkım
Cumartesi günü İran’dan fırlatılan füzelerin İsrail’in güneyindeki Arad ve Dimona kentlerini vurması sonucu 100’den fazla kişi yaralandı. Yetkililer, Arad’da 84 kişinin hastaneye kaldırıldığını ve bunlardan 10’unun durumunun ağır olduğunu bildirdi.
Dimona’da ise 30 kişinin yaralandığı açıklandı. İsrail Hava Kuvvetleri, saldırıların engellenememesine ilişkin inceleme başlattı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise Dimona yakınlarındaki Negev nükleer araştırma merkezinde hasar olduğuna dair herhangi bir bulguya ulaşılmadığını duyurdu.
Saldırılara ilişkin “Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zor bir akşam geçirdik” ifadesini kullanan İsrail Başbakanı Netanyahu, bölgeye tüm yardımın sağlanması talimatı verdiğini kaydetti.
İsrail ordusu, yüzlerce kilogramlık patlayıcı içeren İran balistik füzelerinin Dimona ve Arad’a düşmesinin neden önlenemediğini tespit etmek için soruşturma başlattı. İsrail’in Kanal 12 televizyonuna göre, iki saat içerisinde hem Dimona hem Arad’ı vuran füzeler, geçmişte de İsrail’e fırlatılan ve önlenen füzeler olmasına rağmen hava savunma sistemleri bu kez başarısız oldu.
Pazar günü Kudüs’te de patlama sesleri duyulurken, İsrail ordusu İran’dan yeni füze saldırıları beklendiğini açıkladı ve Tahran’a yönelik operasyonlar yürüttüğünü bildirdi.
Çatışmalar sürüyor
Sahadaki çatışmalar da sürüyor. İsrail ordusu, Güney Lübnan’daki kara operasyonlarını genişlettiğini ve Hezbollah hedeflerine yönelik baskınların sürdüğünü açıkladı. Ordu, düzenlenen operasyonlarda en az 10 Hizbullah mensubunun öldürüldüğünü bildirdi. Ancak ölümlerin tam olarak ne zaman ve nerede gerçekleştiğine dair ayrıntı verilmedi.
İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları da devam etti. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Riyad’a doğru fırlatılan üç füzenin tespit edildiğini, bunlardan birinin havada imha edildiğini, diğer ikisinin ise yerleşim olmayan bölgelere düştüğünü açıkladı. Aynı gün Irak’ın başkenti Bağdat’taki uluslararası havalimanı yakınlarında bulunan bir askeri üs de insansız hava aracıyla hedef alındı.
Saldırı, İran’ın resmi haber ajansı IRNA tarafından duyuruldu. Gelişmelerin ardından Suudi Arabistan, İran’ın Riyad Büyükelçiliğindeki beş diplomatı ‘istenmeyen kişi’ ilan etti ve 24 saat içinde ülkeden ayrılmalarını istedi.
Ekonomik etkiler
Savaşın küresel ekonomik etkileri de hissediliyor. Sri Lanka, çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın etkisiyle iki hafta içinde ikinci kez akaryakıt fiyatlarını artırarak yüzde 25 zam yaptı.
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi ise ateşkes sağlanması halinde ülkesinin Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme operasyonlarına katılabileceğini açıkladı.
İran, su yoluna mayın döşemekle suçlanıyor.
Öte yandan dünyanın halka açık en büyük 20 havayolu şirketinin piyasa değeri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaş başlatmasının ardından yaklaşık 53 milyar dolar eridi. Financial Times’ın haberine göre, söz konusu çatışmanın tetiklediği bölgesel havacılık krizi, Covid-19 salgınından bu yana sektörün karşı karşıya kaldığı en ciddi sarsıntı olarak değerlendiriliyor.
Bilanço ağırlaşıyor
Çatışmalarda bilanço da ağırlaşıyor. Associated Press verilerine göre İran’da 1500’den fazla, Lübnan’da 1000’in üzerinde kişi hayatını kaybetti. İsrail’de 16, ABD ordusunda ise 13 asker öldü. Körfez bölgesinde de hem karada hem denizde sivil kayıplar yaşandı. İsrail’in saldırıları nedeniyle İran ve Lübnan’da milyonlarca kişi yerinden edildi.
ABD’de Kongre’nin soru işaretleri artıyor
Trump’ın ABD-İsrail öncülüğünde İran’a karşı başlattığı savaş, kendi partisinin kontrolündeki Kongre’de de bir sınav niteliği taşıyor. Cumhuriyetçiler şu ana kadar büyük ölçüde başkana destek verse de, önümüzdeki süreçte daha kritik kararlarla karşı karşıya kalmaları bekleniyor.
ABD’de War Powers Act uyarınca başkan, Kongre onayı olmadan 60 gün boyunca askeri operasyon yürütebiliyor. Cumhuriyetçiler şimdiye kadar Demokratların savaşı durdurmayı amaçlayan girişimlerini kolaylıkla reddetti.
Ancak Kongre üyeleri, milyarlarca dolarlık yeni harcama talepleri gündemdeyken yönetimin daha kapsamlı bir strateji sunmaması halinde tepkinin artabileceği uyarısında bulunuyor.

