Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın görevinden erken ayrılacağı iddiaları gündemdeki yerini korurken yatırımcılar olası bir ayrılığın para politikasını nasıl etkileyeceğini konuşuyor
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın görevinden olası erken ayrılığının para politikası üzerinde ne anlama gelebileceği yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Reuters’ın analizine göre yatırımcılar dünyanın ikinci büyük merkez bankasının bu yıl politika faizini sabit tutacağı yönündeki tahminlerine bağlı kalırken Almanya’nın iki yıllık tahvil getirisi, faiz beklentilerine duyarlı olarak bir baz puan artışla yüzde 2,06 seviyesine yükseldi, 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 2,74’te değişmedi. Euro, yüzde 0,3 düşüşle 1,1821 dolara geriledi.
Macron ve Merz belirleyici olacak
Financial Times, Lagarde’ın sekiz yıllık görev süresi Ekim 2027’de sona ermeden görevinden ayrılmayı planladığını iddia etmişti. Lagarde’ın zamanlamaya henüz karar vermediği ancak görevdeki Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in, kendisinden sonra kimin geleceği konusunda kilit karar vericiler olmasını istediği dile getirilmişti. ECB sözcüsü ise Lagarde’ın işine odaklandığını ve görev süresinin sona ermesiyle ilgili herhangi bir karar almadığını söylemişti.
Ancak bu haber Lagarde’ın yerine geçecek kişi yarışına ivme kazandırıyor ve piyasaların uzun bir süre faiz oranlarını yüzde 2’de tutmasını beklediği ECB’ye potansiyel belirsizlik getiriyor.
Analistler ve yatırımcılar, Lagarde’ın erken ayrılmasının enflasyonun kontrol altında olması ve muhtemel haleflerin benzer bir para politikası çizgisini takip etmesi nedeniyle finansal piyasalar üzerinde kısa vadede sınırlı etkisi olacağını belirtiyor.
ECB iyi bir noktada mı?
Zurich Sigorta Grubu’nun euro bölgesi piyasa stratejisi başkanı Ross Hutchison, konuya yönelik değerlendirmesinde “Lagarde’ın olası ayrılığı bence piyasa belirsizliğini önemli ölçüde artırmaz… Bu Mario Draghi dönemindeki gibi yaratıcı ve alışılmadık politikaların sürekli olduğu bir durum değil. ECB iyi bir noktada” ifadelerini kullandı.
Lagarde, selefi Draghi’ye kıyasla meslektaşları arasında daha ılımlı bir rol üstlendiği için yatırımcılar halefinin de benzer bir çizgide devam edip etmeyeceğini değerlendiriyor.
Adaylar kim?
Yatırımcılar, olası haleflerin geçmişteki görüşlerini incelerken İspanya’nın eski merkez bankası başkanı Pablo Hernandez de Cos ve Hollanda Merkez Bankası’nın önceki başkanı Klaas Knot başlıca adaylar olarak ön plana çıkıyor.
Pictet Wealth Management’ta makroekonomik araştırmalar başkanı Frederik Ducrozet de Knot’u “pragmatik bir şahin” olarak tanımlıyor. De Cos’un daha yumuşak bir yaklaşım sergilediğini fakat her ikisinin de dengeli profiller gösterdiğini, bunun politika devamlılığını garanti edeceğini söylüyor.
Nomura’nın kıdemli Avrupa ekonomisti Andrzej Szczepaniak da ECB’nin politika kararlarını konsensüs oluşturarak aldığını vurguluyor: “Lagarde’ın yerine kim gelirse gelsin, ECB’nin işleyişinde radikal bir değişim yapması olası değil”.

