Ahmed Şara, ABD’nin uyarılarına rağmen SDG’ye karşı düzenlediği operasyonla Suriye’nin kuzeydoğusunu hızla ele geçirdi. ABD ordusu ülkeden çekilmeyi tartışıyor, bölgedeki güç dengesi kökten değişti
Geride kalan günlerde SDG’ye karşı düzenlenen hızlı operasyon, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın askeri risk alma kapasitesini yeniden gösterdi.
Washington’ın yaptırımları yeniden devreye sokma tehdidine ve ABD ordusunun bölgedeki askerlerin güvenliği ile binlerce IŞİD tutuklusunun kaçma riski konusundaki kaygılarına rağmen Şara, operasyon emrini verdi.
Wall Street Journal’in haberine göreortaya çıkan sonuç Şara açısından başarı oldu.
Şara’nın kurmayları, SDG içindeki Arap fraksiyonları hükümet tarafına çekmeyi başardı. Bu durum SDG’nin kuzeydoğudaki bir geniş bölgede birkaç gün içinde çözülmesine neden oldu.
ABD ordusunda geri çekilme tartışması
Bu gelişme Suriye dengeleri açısından olduğu kadar Pentagon’un Orta Doğu’daki varlığı için de kritik sonuçlar doğurdu. Üst düzey ABD askeri yetkilileri, 10 yılı aşkın süredir devam eden Suriye misyonunun daha geniş bir çekilme ile sonlanmasını tartışmaya başladı.
Bir dönem Irak’ta isyancı olarak savaşan ve ABD güçlerince yakalanan Şara, 2024’te eski Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından oluşacak güç boşluğuna karşı Washington’ın desteklediği isimlerden biri haline geldi. Buna rağmen bazı ABD’li askerî yetkililer ve Kongre üyeleri, Şara’nın geçmişteki silahlı faaliyetleri nedeniyle temkinli davranmayı sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, operasyon sonrası Şara’yı “olağanüstü ilerleme” kaydettiği gerekçesiyle övdü ve “bence hepsini toparlayacak” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Suriye’nin en büyük başarısı
Kuzeydoğunun büyük bölümünün kontrolünün ele geçirilmesi, Şara’nın 2024’te Esad rejimine karşı yürüttüğü ve 11 günde sonuçlanan taarruzdan bu yana elde ettiği en önemli stratejik başarı olarak değerlendiriliyor. O saldırı 13 yıllık savaşın sonunu getirmiş, yarım milyon kişinin ölümüne ve şehirlerin yıkılmasına sahne olan dönemi kapatmıştı.
Son operasyon, SDG ile yeni Şam yönetimi arasında bir yılı aşkın süredir devam eden müzakerelerdeki çıkmazı fiilen bitirdi.
SDG lideri Mazlum Abdi geçen yıl birleşme fikrine onay vermiş ancak ABD aracılığıyla yürütülen müzakerelerde geniş özerklik ve bağımsız askeri yapılanma talebinde bulunmuştu.
Şara’nın askeri adımı, tıpkı daha önce olduğu gibi sahada fiili durumu belirleyen araç haline geldi.
Bir Suriyeli diplomat olan Bassam Barabandi, “Bu adamın kapasitesi yanlış değerlendirildi. Haftalarca süreceği sanılıyordu ancak birkaç günde çözüldü. Savaşmadılar bile” dedi.
Devlet başkanı olma süreci
Suriye iç savaşında Şara, onlarca rakip isyancı lideri ve daha ılımlı ABD destekli grupları geride bıraktı. Yıllar içinde Hayat Tahrir el-Şam adlı örgütün lideri haline geldi ve savaşın en etkili figürlerinden biri oldu.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Dareen Khalifa, “Onun hakkında hep şunu söyledik: Çok risk alır ve bazen bunun sonucu ağır olur” değerlendirmesinde bulundu.
Rusya ve İran’ın zayıfladığı dönem
Şara 2016’da El Kaide ile bağlarını kopardı, IŞİD dahil rakip gruplarla savaştı ve yıllarca İdlib’de gizlenerek uygun zamanı bekledi. Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkati dağılmışken ve İran İsrail saldırıları nedeniyle zayıflamışken fırsat buldu ve saldırdı.
Bu kez rakibi SDG daha zayıf durumdaydı.
SDG içindeki Kürt, Arap ve diğer unsurlar arasındaki ayrışmalar uzun süredir biliniyordu. Rakka ve Deyrizor gibi şehirlerdeki Arap nüfusun, yeni Şam yönetimine ideolojik olarak daha yakın olması da dengeyi etkiledi.
Askeri değil siyasi hamleler…
Şara’nın istihbarat şefi ve dışişleri bakanı gibi yakın çalışma arkadaşlarının doğrudan doğu Suriye kökenli olması kritik rol oynadı. Geçen yıl Cihad İsa el-Şeyh (Abu Ahmed Zakur) adlı isim, bölgedeki Arap aşiretlerle temas sorumlusu yapıldı.
Bu temaslar sayesinde Deyrizor çevresinde bazı aşiret savaşçıları taraf değiştirdi
SDG bir haftada çöktü
Bir hafta içinde SDG’nin yapısı dağıldı. Aşiretler hükümete petrol sahaları dahil kritik varlıkların devrinde rol oynadı. Hükümet güçleri aynı süreçte Fırat üzerindeki büyük bir barajın kontrolünü de ele geçirdi.
Analist Alexander McKeever, “Asıl amaç askeri saldırı olmadan sahayı değiştirmekti. Deyrizor’daki çözülme SDG için yıkıcı göründü” dedi.
ABD açısından yeni kanal arayışı
Şara, Trump yönetimi ile iletişim fırsatını da değerlendirdi. Kasım ayında Beyaz Saray’a davet edilmişti. Washington uzun süredir Suriye’den çıkış seçeneklerini tartışıyordu.
Uzman Aron Lund, “Sahadaki güç dengesi Şara’yı uzun süredir destekliyordu” diye konuştu.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG’ye verilen desteğin koşullarının ortadan kalktığını savundu.
Barrack, IŞİD tutuklularının SDG kontrolünde tutulmasının artık sürdürülebilir olmadığını belirterek “Durum kökten değişti. Şam yönetimi güvenlik görevlerini, IŞİD tutuklularının kontrolü dahil, devralmaya hazır” dedi.
Kuzeydoğu operasyonu Şara ve yeni Şam hükümeti için önemli riskler de barındırıyor. Operasyon, Suriye’de ve çevredeki halk arasında tepkileri artırdı.
Ayrıca ABD askerlerinin bulunduğu üsler açısından da belirsizlik oluştu. ABD yetkililerine göre SDG’nin zayıflaması veya dağılması, ABD’nin bölgede kalmasını güçleştirebilir.
Operasyon sırasında ABD güçleri en az bir Suriye hükümet SİHA’sını düşürdü. Şara’ya bağlı birlikler ise bölgede SDG tesislerine ateş açtı.
Şara’nın en büyük sınavı ne?
Şara’nın en önemli sınavı, güç kullanımını kontrol etmek olacak. Sivillere veya çekilen SDG güçlerine karşı hak ihlalleri olması durumunda hem iç kamuoyunun hem uluslararası aktörlerin desteği hızla kaybedilebilir.
Geçmişte hükümete bağlı güçler tarafından işlenen mezhepsel nitelikli saldırılar, Şam yönetimi üzerinde ek baskı yaratmıştı.
ABD ordusu, SDG kontrolündeki tutukları Irak’a sevk etmeye başladı. ABD’li yetkililer yaklaşık 9 bin tutukludan 7 bininin Irak’a devredildiğini açıkladı.

