Çin önce doğumu vatansever bir eylem ilan etti. Yeni evlileri aile planlaması konusunda sürekli uyardı. Kondomları vergilendirme yoluna bile gitti. Vatandaşlarını çocuk sahibi olmaya ikna edebilmek için Çin Komünist Partisi elindeki tüm düğmelere bastı. Ancak bu çabalar büyük ölçüde başarısız oldu.
Çin, 2025 yılında da dördüncü yıl üst üste doğumlardan daha fazla ölüm yaşandığını açıkladı. Doğum oranı rekor seviyede düşerken, ülke nüfusu daha küçük ve daha yaşlı hale geldi.
Hükümet pazartesi günü yaptığı açıklamada, geçen yıl 7,92 milyon bebeğin dünyaya geldiğini bildirdi. Bu sayı 2024’te 9,54 milyondu. 2025 yılında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 11,31 milyona yükselerek artmaya devam etti. En güncel nüfus verileri, Çin ekonomisinin 2025’te yüzde 5 büyüdüğünü gösteren ekonomik verilerle birlikte açıklandı.
Resmi hükümet verilerine göre, her 1000 kişi başına düşen doğum sayısı 5,63’e geriledi. Bu oran, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana kaydedilen en düşük seviye oldu.
Dünya genelinde hükümetler düşen doğum oranlarıyla mücadele ediyor. Ancak sorun Çin için çok daha ağır: Daha az bebek, hızla büyüyen emekli nüfusu destekleyecek daha az çalışan anlamına geliyor.
Kötüleşen ekonomi ise bu soruna çözüm bulmayı daha da zorlaştırıyor.
Çin’in doğusundaki Nankai Üniversitesi’nde aile politikaları profesörü olan Wu Fan, “Çin, son derece düşük doğurganlık oranının yarattığı ciddi bir meydan okumayla karşı karşıya” dedi.
Geri dönüş artık imkansız
Çin’in üst düzey liderleri, nüfus düşüşünü tersine çevirecek kadar doğum oranını artırma çabalarını ikiye katladı. Ancak uzmanlara göre bu artık muhtemelen imkansız. Çünkü Çin, doğurganlık oranının, nüfusun küçülmesine yol açacak kadar düştüğü demografik bir eşiği aşmış durumda.
Çin’in en üst düzey lideri Şi Cinping, “evlilik ve çocuk sahibi olma kültürü” noktasında çağrıda bulundu. Yerel yetkililer ise kadınların adet döngülerini takip etmek ve tıbbi açıdan gereksiz kürtajları azaltmaya yönelik rehberler yayımlamak gibi giderek daha işe yaramaz önlemlerle vatandaşları çocuk yapmaya zorlamaya başladı.
Bu önlemlerin çoğu, aile kurmak istemeyen gençlere etki edemedi.
Çin’den kondom vergisiyle üremeye teşvik
1 Ocak’ta yetkililer, doğum kontrol ilaçları ve kondomlara yüzde 13 katma değer vergisi getirdi. Bu adım, kamuoyunda karşılık bulmadığı gibi, alay konusu da oldu.
Bu politikanın doğum oranını artırmaya yönelik olduğu açıkça belirtilmese de, uzmanlar bu girişimi daha fazla çocuk teşvikine yönelik bir başka sonuçsuz girişim olarak yorumladı.
28 yaşındaki Jonathan Zhu, fiyat artışının alışkanlıklarını pek etkilemeyeceğini söyledi. Evliliğe ve babalığa geç kalmasının nedeninin ekonomik baskılar olduğunu belirterek, “Yine de kullanmaya devam edeceğim” dedi. 26 yaşındaki kız arkadaşı Hu Tingyan da kondom maliyetinin çocuk sahibi olma isteğini etkilemediğini söyledi ve “Henüz doğru zaman olduğunu hissetmiyorum” dedi.
“Kondom fiyatları çocuk büyütmekten daha ucuz”
Çin sosyal medyasında kullanıcılar, fiyat artışının can sıkıcı olduğunu ancak bir çocuk yetiştirmekten hala daha ucuz kaldığını yazdı. Bazıları ise kondomların birden fazla amacı olduğunu hatırlattı.
Guangdong merkezli avukat Ke Chaozhen, “Bu dahiyane fikri hangi ‘dahi’ buldu?” diye sordu ve şu sosyal medyada ifadeleri kullandı:
“Devlet evliliği ve doğumu bu kadar ince bir yolla teşvik ediyor; yoksa biz evlilik ve aile hukuku avukatlarının işsiz kalmasından mı korkuyorlar?”
Diğer bazı yorumlar ise devlet yönlendirmeli sansürcüler tarafından kışkırtıcı bulunarak Çin sosyal medya platformlarından silindi.
Hükümetin, çiftlere nakit para ve sübvansiyonlu konut sunmak gibi diğer doğum teşvikleri de etkili olmadı.
Parasal teşvikler doğurganlığı artırmada etkisiz
Kaliforniya Üniversitesi Irvine kampüsünde sosyoloji profesörü olan Wang Feng, “Diğer ülkelerden elde edilen kanıtlar, parasal teşviklerin doğurganlığı artırmada neredeyse hiç etkisi olmadığını gösteriyor” dedi.
Birçok genç için çocuk yetiştirmenin yüksek maliyeti, yavaşlayan ekonomi ve emlak krizi ortamında özellikle caydırıcı.
Buna ek olarak, genç işsizlik yüksek seyretmeye devam ediyor ve yeni mezun pek çok genç düzenli bir gelir bulmakta zorlanıyor; zayıf bir sosyal refah sistemi içinde ailelerine bağımlı kalıyor.
Wang, “Çin’in ekonomik sıkıntıları nedeniyle gençler bekleyip görmek isteyebilir ve bu doğurganlığın artması açısından iyi bir haber değil” dedi.
Çin, bu sorunla beklediğinden çok daha erken karşılaştı. Henüz on yıl önce yetkililer, tek çocuk politikasını gevşeterek çiftlerin iki çocuk sahibi olmasına izin vermişti. Bu durum, hükümete ciddi biçimde yetersiz fonlanan emeklilik ve sağlık sistemlerini düzeltmek için daha az zaman bıraktı.
2035’te 60 yaş üstündeki nüfus 400 milyona ulaşacak
Aynı zamanda Çin, çalışma çağındaki nüfusta ani ve hızlı bir düşüş yaşıyor. 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2035’e kadar 400 milyona ulaşması bekleniyor. Gençler, mali yük nedeniyle kamu emeklilik fonuna katkı yapmaya isteksiz olduklarını sıkça dile getiriyor.
Düşük emeklilik yaşı da tabloyu karmaşıklaştırıyor. Hükümet geçen yıl, 1950’lerden bu yana ilk kez emeklilik yaşını yükseltti ve 2040’a kadar emeklilik yaşını erkekler için 63’e, ofis çalışanı kadınlar için 58’e, fabrikalarda çalışan kadınlar için 55’e kademeli olarak çıkarmayı planlıyor. Buna rağmen, Çin’in emeklilik yaşı dünyadaki en düşük seviyelerden biri olmayı sürdürüyor.
Alexandra Stevenson / New York Times

