ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni Epstein belgeleri, kamuoyunun dikkatini Donald Trump’tan çok eski başkan Bill Clinton’a çevirdi. Belgelerin zamanlaması ve kapsamı, dosyaların siyasi bir araç olarak kullanıldığı eleştirilerini beraberinde getirdi…
ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein’a ilişkin yayımladığı yeni belge ve fotoğraflar, ülkede süren siyasi kutuplaşmanın merkezine yerleşti. Belgelerin açıklanmasının ardından kamuoyunun odağı, ABD Başkanı Donald Trump’tan çok, eski başkan Bill Clinton üzerinde yoğunlaştı.
Financial Times’ın aktardığına göre, kamuoyuna açılan ve Epstein ile yakın çevresine ait çok sayıda fotoğrafı içeren dosyalarda Clinton, Epstein ve onun ortağı Ghislaine Maxwell ile birlikte farklı ortamlarda görülüyor. Belgeler, Trump’ın geçen ay imzaladığı bir yasa kapsamında Adalet Bakanlığı tarafından yayımlandı.
Trump’ın 1990’lar ve 2000’lerin başında Epstein ile bilinen bir ilişkisi olmasına rağmen, söz konusu belge açıklamasının dikkatleri Clinton’a yönlendirdiği yorumları yapılıyor. Eski başkan, muhafazakâr medya ve sosyal medya kullanıcıları tarafından “suç ortaklığı” imalarıyla hedef alındı. New York Post gazetesi, Clinton’ın bir jakuzide çekilmiş fotoğrafını manşetine taşıdı.
Trump yanlısı isimler de sosyal medyada benzer bir çizgi izledi. Aşırı sağcı yorumcu Laura Loomer, yayımlanan fotoğrafların Demokratlara yönelik eleştirileri güçlendirdiğini savundu. Beyaz Saray sözcülerinden Abigail Jackson da Clinton’ın fotoğrafını paylaşarak, “Bir şey gördük. Ama istediğiniz şey değil” ifadelerini kullandı.
Clinton cephesi ise tepkili. Eski başkanın yardımcısı Angel Ureña, dosyaların “dikkat dağıtma amacıyla” geç saatlerde yayımlandığını ve asıl hedefin Trump’ın kendi Epstein bağlantılarından uzaklaşmak olduğunu savundu. Ureña, Clinton’ın Epstein’la ilişkisini, suçlar kamuoyuna yansıdıktan önce kesenler arasında olduğunu öne sürdü.
Belgeler, Epstein dosyalarının ABD’de ideolojik mücadelenin bir aracı haline geldiğini de ortaya koyuyor. Demokratlar, belgelerdeki Clinton fotoğraflarını geri plana iterek, yayımlanan dosyaların büyük bölümünün sansürlü olmasına odaklandı. Yüz sayfayı aşan bazı belgelerin tamamen karartıldığı belirtildi.
Muhafazakarlar da sürece tepkili
California Senatörü Adam Schiff, Adalet Bakanı Pam Bondi’nin Senato Yargı Komitesi’ne çağrılması gerektiğini söyledi. Schiff, Trump’ın imzaladığı yasaya rağmen tüm Epstein belgelerinin açıklanmadığını savundu.
Eleştiriler yalnızca Demokratlarla sınırlı kalmadı. Bazı muhafazakâr isimler de dosyaların eksik yayımlanmasına tepki gösterdi. Eski FBI ajanı Kyle Seraphin, Trump yönetiminin “şeffaflık” iddiasının bu süreçte inandırıcılığını yitirdiğini öne sürdü.
Yayımlanan belgelerde Clinton dışında, Mick Jagger, Michael Jackson, Richard Branson ve Britanya Kraliyet ailesinden Prens Andrew gibi kamuoyunda tanınmış isimlere ait fotoğraflar da yer aldı. Ancak Clinton’ın belgelerde en sık görülen figürlerden biri olması, siyasi tartışmanın merkezine yerleşmesine neden oldu.
Fotoğrafların herhangi bir suça işaret etmediği vurgulansa da, Trump destekçileri bu görüntüleri Demokratlara yönelik “ikiyüzlülük” eleştirisinin kanıtı olarak sunuyor. Clinton cephesi ise dosyaların “günah keçisi yaratma” çabası olduğunu savunuyor.
Epstein belgelerinin kısmen ve tartışmalı bir şekilde yayımlanması, hem Trump yönetiminin Adalet Bakanlığı üzerindeki etkisine dair iddiaları güçlendirdi hem de dosyanın ABD siyasetinde uzun süre daha gündemde kalacağını gösterdi.

