WSJ yazdı: İşte Trump yönetiminin petrol planı

IMG_6877

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın petrol sektörünü kontrol altına almak için kapsamlı bir plan üzerinde çalışıyor. Hedef, ABD’nin Batı Yarımküre’deki petrol rezervlerini yönetmek ve fiyatları varil başına 50 dolara çekmek. Washington kanadı ayrıca Rusya ve Çin’i de bölgeden uzaklaştırmak

Wall Street Journal’in haberine göre ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi, Venezuelalı petrol endüstrisini yıllar boyunca kontrol altına almayı planlayan kapsamlı bir girişim üzerinde çalışıyor. Trump, bu hamlenin petrol fiyatlarını tercih ettiği 50 dolar seviyesine düşürmeye yardımcı olabileceğini ekibine iletti.

Söz konusu plan, ABD’nin Venezuela’nın devlet petrol şirketi Petroleos de Venezuela SA (PdVSA) üzerinde belirli bir kontrol sağlamasını, şirketin büyük ölçüde üretim ve pazarlamasını üstlenmesini öngörüyor. Başarılı olması durumunda bu hamle, ABD’ye Batı Yarımküre’deki çoğu petrol rezervi üzerinde fiili bir denetim imkanı sağlayabilir.

ABD yönetimi, girişimle iki öncelikli amacını gerçekleştirmeyi hedefliyor: Venezuela’daki Rusya ve Çin etkisini azaltmak ve enerji fiyatlarını Amerikan tüketicileri için düşürmek. Trump, defalarca petrol fiyatlarını 50 dolar seviyesine çekme olasılığını gündeme getirdi.

Ancak ABD referans fiyatları zaten düşük seviyede ve 56 dolar civarında seyrediyor. Trump, Amerikan petrol ve gaz üreticilerini daha fazla üretim yapmaları için ikna etmekte zorlanıyor.

Birçok şirket, 50 doların altında üretim yapmanın karsız olacağını belirtiyor ve düşük fiyatların ABD kaya petrolü sektörünü zayıflatabileceğini vurguluyor.

Yasal ve ekonomik riskler

Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, Trump’ın hamlesinin hem Amerikan halkı hem de Venezuelalılar için faydalı olacağını belirtti:

“Başkanın Venezuela petrolü üzerindeki kontrolü, Maduro’nun yasa dışı narkoterörist rejimini finanse etmede kullandığı petrolün artık faydaya dönüştürülmesini sağlayacak.”

PdVSA, yorum taleplerine yanıt vermezken, sosyal medyada yayınlanan açıklamada ABD ile petrol satışları konusunda müzakerelerin devam ettiği belirtildi. Görüşmelerin ticari bir işlem çerçevesinde yürütüldüğü kaydedildi.

Trump ve ekibi, Maduro’nun yakalanmasının hemen ardından Venezuela hükümetiyle petrol arzını kontrol altına almak amacıyla gizli temaslara başladı. Yeni hükümet yetkilileriyle yapılan görüşmeler, ABD’nin üretimi artırmada nasıl öncü rol oynayabileceğine odaklandı.

ABD’nin PdVSA üzerindeki kontrol planı

ABD, PdVSA ile geçmiş ve mevcut ortaklıklar üzerinden petrolün dağıtım ve pazarlamasını üstlenmeyi planlıyor. Amerikan yaptırımları, Venezuelalı üretimi son yıllarda birçok potansiyel alıcıdan koparmıştı. Çin şu anda Venezuela’nın en büyük petrol ithalatçısı konumunda. ABD, üretim ve dağıtım üzerindeki kontrolle, petrolün varış noktasını ve şirketlerin kar payını belirlemede büyük söz sahibi olacak.

Leavitt, önümüzdeki günlerde bazı Venezuela yaptırımlarının kısmen kaldırılacağını, böylece daha önce yasaklı petrolün satılmasına izin verileceğini açıkladı.

Trump, Truth Social paylaşımında Venezuela’nın ABD’ye 30-50 milyon varil yasaklı petrol sağlayacağını duyurdu. Enerji Bakanı Chris Wright, Goldman Sachs konferansında Amerikan hükümetinin bu petrolü “süresiz olarak” piyasaya süreceğini söyledi.

Yeni üretim ve pazarlama hamlesi

Trump yönetiminin hamlesi, ABD’nin “drill, baby, drill” yaklaşımını (2008 ABD Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi parti tarafından petrol ve doğal gaz üretimini teşvik etmek için kullanılmış bir slogan.)sınırların ötesine taşıyor. Başkan, üretimi artırmayı ve fiyatları düşürmeyi ekonomik bir kazanç olarak görüyor. Bu girişim, seçim öncesi ekonomik kaygıları ve petrol fiyatlarına ilişkin endişeleri de gidermeyi amaçlıyor.
Yeni arz ve OPEC’in üretimi, 2025 boyunca düşük fiyatları destekledi. Yatırımcılar, ABD’nin enerji hakimiyeti yerine kar dağıtımını önemsiyor. ABD’nin petrol üretimi 2024 Aralık ile 2025 Kasım arasında yüzde 3 artış gösterdi; bu artış, analistlere göre sahalardaki verimlilikten kaynaklandı, Trump politikalarından değil.

Küresel mesaj ve bölgesel güvenlik

Venezuela petrolünü ele geçiren Trump, isteksiz üreticileri devre dışı bırakıyor ve dünyaya ABD’nin üretim üzerinde büyük pay sahibi olduğunu mesajını veriyor. Enerji araştırma şirketi ClearView Energy Partners’tan Kevin Book, Amerikan güvenliğinin Batı Yarımküre’deki petrol kaynaklarıyla bağlantılı olduğunu belirtti.

ABD’nin planı, Venezuela’nın petrol endüstrisinin yıllarca ihmal edilmiş altyapısını ve düşen üretim kapasitesini yeniden canlandırmayı da içeriyor.
Bu canlandırma girişimi ABD şirketlerinden on milyarlarca dolarlık yatırım gerektiriyor. Mevcut durumda bölgede yalnızca Chevron faaliyet gösteriyor; yeni girişimciler gerekli personel, ekip ve ilişkilerden yoksun. Analistler, üretimin anlamlı şekilde artırılmasının yıllar alacağını öngörüyor.

Yatırım ve dağıtım görüşmeleri sürüyor
ABD yönetimi, Venezuela petrolünden hem kendi gelir elde etmeyi hem de bölgedeki iş ortaklarını karlı duruma getirmeyi planlıyor. Yönetim, petrolü Mercuria, Vitol ve Trafigura gibi uluslararası şirketlere satmayı değerlendiriyor.
Wright, ABD’nin şimdiden petrolü piyasaya sürdüğünü ve bu sürecin devam edeceğini söyledi. Gelirler, şu aşamada ABD kontrolündeki banka hesaplarına aktarılacak, daha sonra Venezuela geçici yetkililerine dağıtılacak.

Üç dev firmanın yöneticileri Trump ile görüşecek

Financial Times’ın haberine göre ABD petrol şirketleri, Venezuela’ya büyük yatırımlar yapmadan önce Washington’dan ciddi garantiler talep ediyor. Trump yönetimi ise Amerikan enerji devlerini Venezuela’nın petrol sektörünü canlandırmaya çağırıyor ve bu amaçla bazı yaptırımların gevşetilebileceğini sinyalini verdi.

ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips’in üst düzey yöneticileri, Cuma günü Beyaz Saray’da Trump ile görüşmesi beklenen isimler arasında yer alıyor. Şirketler, Trump’ın Venezuela’ya yatırım yapmaları halinde “devlet veya gelir yoluyla geri ödeme” yapılacağı açıklamasına rağmen hâlâ temkinli.

Yasal ve mali riskler endişe yaratıyor

ABD’li enerji yöneticileri, Venezuela’daki yatırımların hukuki, mali ve siyasi riskler içerdiğini vurguluyor. TWG Global eski danışmanı Amos Hochstein, şirketlerin Trump dönemi sonrasında garantiye ihtiyaç duyduğunu belirtti:

“ABD şirketlerinin kimlerle anlaşma yaptığı ve Venezuelalı yetkililerin meşruiyeti net olmalı. Önümüzdeki üç yıl boyunca para yatırılacak ama gelir çok sonra elde edilecek ve o dönemde Trump artık başkan olmayacak.”

Neil McMahon, Kimmeridge yatırım grubunun kurucusu, yatırım öncesi resmî mali güvence gerektiğini söyledi:

“Bu hükümet temelde bunu garanti altına almak zorunda. Aksi takdirde yatırımcı, hissedarları olan bir şirket, yasaların işlememesi ve varlıkların el konulması riskiyle sermayesini kullanamaz.”

Trump’ın hamlesi ve enerji politikası

Trump, Venezuela’nın petrolünü ABD’ye yönlendireceğini ve Amerikan petrol şirketlerinin milyarlarca dolarlık yatırımlar yapmasını beklediğini açıkladı. Ancak sektör temsilcileri, düşük petrol fiyatları ve belirsiz politikalar nedeniyle hemen yatırım yapmayı düşünmüyor.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Chevron ve ConocoPhillips yetkilileriyle yaptığı görüşmede Trump’ın mesajını iletti ve Amerikan petrol sahası hizmet şirketlerinin Venezuela’da çalışmasının önünü açacak adımlar atılacağını belirtti.
Yine de Wright, şirketlerin “gelecek hafta yeni altyapı için milyarlarca dolar harcayacağını” söylemenin gerçekçi olmadığını vurguladı.

Yatırım için garanti talebi

Üst düzey bir enerji şirketi yöneticisi, yatırımların önündeki en büyük engelin hükümet garantisi olduğunu söyledi:
“Büyük oyuncuların Venezuela’ya dönmesi için ciddi hükümet garantileri olmalı. Yatırımın gerçekleşmesi ve üretimin artması zaman alacak.”

Chevron finans sorumlusu Eimear Bonner de kapalı toplantılarda temkinli olduğunu belirterek kısa vadeli genişleme planı olmadığını ifade etti.

Chevron, ABD lisansına sahip tek şirket olarak Venezuelalı petrolü ihraç edebiliyor ve anlaşmasını genişletmek için ABD Hazine Bakanlığı ile müzakere yürütüyor.

Exit mobile version