ABD’nin Venezuela’ya yönelik ablukası uzun süredir ekonomik krizle boğuşan Küba’daki durumu daha da kötüleştirebilir. Enerji kesintileriyle boğuşan ada ülkesi petrol ithalatının yüzde 40’ını Venezuela’dan yapıyor ancak şimdi bu sevkiyatlar da tehdit altında…
Küba, ülke tarihinin en uzun ekonomik krizi nedeniyle zor günler geçiriyor. Sıradanlaşan enerji kesintileri ve artan salgın hastalıklar Kübalıların günlük yaşamlarını ele geçirirken, işler daha da kötüleşmek üzere.
Wall Street Journal’da yer alan habere göre, Küba üzerindeki baskıyı artıracak en önemli faktörlerden biri ABD’nin Venezuela’ya yönelik uyguladığı abluka. Zira Havana yönetiminin en önemli müttefiki olan Venezuela, aynı zamanda Küba’ya ucuz petrol sağlayan başlıca kaynaklardan biri.
Venezuela’nın petrol ihracatı şimdi yaptırım kapsamındaki tankerleri hedef alan kısmi bir abluka nedeniyle risk altında. Bu tankerler, ülkenin ham petrolünün yaklaşık yüzde 70’ini taşıyan türden gemiler.
Venezuela’nın petrol sevkiyatlarının durması ya da sert biçimde azalması halinde bunun Küba için yıkıcı sonuçlar doğuracağını Kübalılar çok iyi biliyor.
Teksas Üniversitesi Austin kampüsünde Venezuela ile Küba arasındaki enerji ilişkilerini takip eden Kübalı sürgün Jorge Piñón, “Tartışmasız şekilde Küba ekonomisinin çöküşü olur” dedi.
Küba ve Venezuela arasındaki işbirliği
Venezuela, dönemin Devlet Başkanı Hugo Chávez’in 1999’da iki ülkeyi “bir mutluluk denizi içinde birbirine bağlı” olarak tanımlamasından bu yana Küba ekonomisi için hayati önemde oldu.
Küba, Venezuela’ya spor eğitmenleri, doktorlar ve karşı istihbarat ajanları gönderdi; bu son grup, Chávez’i devirebilecek potansiyel hainleri ortaya çıkarmakla görevlendirildi. Venezuela ise karşılığında her gün Küba’ya 100 bin varil petrol sevk etti.
Ağır şekilde sübvanse edilen bu petrol sevkiyatı zamanla günlük 30 bin varile kadar geriledi. Küba’nın övgüyle anılan istihbarat servisinden ajanlar hâlâ Venezuela’da bulunuyor; burada sadakatsiz askerleri ve devlet yetkililerini tasfiye etmek için çalışarak Maduro’nun iktidarda sağlam biçimde kalmasına yardımcı oluyorlar.
Bu da Maduro’nun her zaman güvenlik ve sadık yardımcılarla çevrili olmasını, etrafında cep telefonu ya da başka elektronik cihaz taşıyan kimsenin bulunmamasını sağlamak demek.
Venezuela rejimiyle sık sık muhatap olmuş eski üst düzey ABD diplomatı Thomas A. Shannon Jr., “Nicolás Maduro’ya ve onun olası haleflerine çok iyi bakıyorlar,” dedi. “Kübalılar sessizce karanlığa gömülmeyecek.”
Küba hükümeti, ABD’nin askeri gücünü caydırmak için fazla bir şey yapamasa da, Karayipler’deki Amerikan askeri yığınağını ve özellikle tankerine el konulmasını sert bir dille eleştirdi.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, kısa süre önce Komünist Parti Merkez Komitesi’ne hitabında, “Drake ve Morgan dönemlerini hatırlatırcasına Donald Trump, bir Venezuela petrol tankerine korsanlarını saldı; yüküne, sıradan bir hırsız gibi utanmazca el koydu. Düşmanın kuralı, kuralsız olmasıdır” diye konuştu.
Petrol ithalatının yüzde 40’ı Venezuela’dan
Bugün Venezuela ham petrolü, Küba’nın ithal etmek zorunda olduğu petrolün yaklaşık yüzde 40’ını karşılıyor. Bu oran, elektrik santralleri, ulaşım ve küçük işletmeler için hayati önemde. Küba kendi petrolünden de küçük miktarlarda üretiyor, ayrıca Meksika ve Rusya’dan da sınırlı ölçüde ham petrol alıyor.
Maduro yönetimi altında son on yılda Venezuela’nın petrol üretimi çökerken, Küba’ya yapılan petrol sevkiyatlarını da azalttı. Havana da yıllar içinde Venezuela’ya gönderdiği doktor sayısını düşürdü.
Ancak Venezuela’da değişmeyen bir unsur var: Eski Venezuela ve ABD’li yetkililere göre, ayaklanmaları bastırmak ve darbe hazırlıklarını tespit etmek için kullanılan Küba’nın güvenlik aygıtı ülkedeki varlığını sürdürmeye devam ediyor.
