Orta Doğu’da altıncı gününe giren çatışmalar ve karşılıklı bombardıman küresel piyasalarda tedirginliğe yol açtı. Petrol fiyatları yükselirken borsalarda dalgalanma yaşanıyor. Washington Post, belirsizlik ortamında yatırımcıların nasıl hareket etmesi gerektiğini uzmanlara sordu
ABD-İran arasında devam eden savaş altıncı gününe girerken bölgede karşılıklı bombardımanlar sürüyor. Artan gerilim enerji piyasaları başta olmak üzere küresel finans sisteminde dalgalanmalara yol açtı.
Uzmanlara göre piyasalarda kriz dönemleri kaçınılmaz olsa da uzun vadeli yatırım stratejileri çoğu zaman değişmiyor.
Geçmiş veriler, kriz dönemlerinde en fazla zararı planını bozup panikle hareket eden yatırımcıların yaşadığını gösteriyor. Buna karşılık yatırım planına sadık kalanların uzun vadede daha az zarar gördüğü belirtiliyor.
Bu bağlamda Washington Post, savaş ve jeopolitik gerilimlerin piyasalar üzerindeki etkisini ve yatırımcıların böyle dönemlerde nasıl davranması gerektiğini uzmanlara sordu.
“Güncel olaylara göre yatırım kararı vermeyin”
Morningstar’da kişisel finans ve emeklilik planlaması direktörü olan Christine Benz’e göre yatırımcıların yaptığı en büyük hatalardan biri, gündemdeki gelişmelere göre yatırım stratejilerini değiştirmek.
Benz, yatırımcıların jeopolitik kriz haberlerine çoğu zaman aşırı tepki verdiğini ve daha sonra pişman olacakları kararlar aldıklarını belirtti.
Uzman isim, kısa vadeli piyasa hareketlerine karşı çoğu yatırımcının herhangi bir değişiklik yapmaması gerektiğini vurgulayarak portföylerin yılda bir ya da en fazla birkaç ayda bir planlı şekilde gözden geçirilmesini önerdi.
20’li ve 30’lu yaşlar: Hisse ağırlıklı portföy
Genç yatırımcılar için en yaygın öneri, portföyün büyük ölçüde hisse senetlerinden oluşması.
Bu yaş grubunda hedef tarihli emeklilik fonları sık tercih edilen araçlar arasında yer alıyor. Bu fonlar yatırımcının emeklilik tarihine yaklaştıkça portföydeki risk seviyesini otomatik olarak düşürüyor.
Genç yatırımcıların portföylerinde genellikle yaklaşık yüzde 90 oranında hisse senedi bulunuyor.
Benz’e göre piyasa düşüşleri genç yatırımcılar için fırsat da yaratabiliyor. Hisseler gerilediğinde yatırım katkısını artırmak uzun vadede avantaj sağlayabiliyor.
40’lı ve 50’li yaşlar: Risk azaltılmalı
Uzmanlara göre 40 ve 50’li yaşlar yatırımcıların genellikle en yüksek gelir elde ettiği dönem.
Bu nedenle emeklilik hesaplarına yapılabilecek en yüksek katkının yapılması öneriliyor. Bu yaşlardan itibaren portföydeki riskin kademeli olarak azaltılması gerektiği belirtiliyor.
Benz, insanların planlamadıkları nedenlerle iş hayatından erken ayrılmak zorunda kalabildiğini hatırlatarak yatırım stratejisinde daha dengeli bir dağılımın önemine dikkat çekiyor.
Emekliliğe yaklaşanlar
Emekliliğe beş ila on yıl kala portföyde daha fazla tahvil ve güvenli varlık bulunması öneriliyor.
Örneğin 2035 hedefli bir emeklilik fonunda varlıkların yaklaşık yüzde 65’i hisse senetlerinden, geri kalanı ise tahvillerden oluşuyor.
Uzmanlara göre yatırımcıların bu dönemde olası bir piyasa düşüşünde harcamalarını hangi kaynaklardan karşılayacaklarını planlamaları gerekiyor.
Emekliler ne yapmalı?
Emeklilik dönemindeki yatırımcıların portföylerinde güçlü bir güvenli varlık rezervi bulundurması gerektiği belirtiliyor.
Buna göre yatırımcıların yaklaşık 5 ila 10 yıllık harcamalarını karşılayabilecek nakit ve yüksek kaliteli tahvil rezervine sahip olması öneriliyor. Böylece piyasalarda sert düşüş yaşandığında hisse senetlerine dokunmadan harcamalar karşılanabiliyor.
