Trump yönetiminin, Ukrayna savaşını sona erdirmek amacıyla Avrupa’nın Rusya’dan doğal gaz alımına yeniden başlamasını önerdiği öne sürüldü. WSJ, bu adımın ABD’nin Avrupa’ya LNG ihracatını ve yıllardır savunduğu enerji politikasını tehlikeye atabileceğine dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için Avrupa’nın Rusya’dan doğal gaz alımına yeniden başlamasını gündeme getirdiği öne sürüldü. ABD’li müzakerecilerin, Avrupa ülkelerinin Rus gazı satın almasına yeniden izin verilmesini, hatta gazın Ukrayna üzerinden taşınmasını önerdiği belirtildi.
The Wall Street Journal (WSJ) yayın kurulunun başyazısında ele alınan öneri, Washington’ın Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik yaklaşımının yanı sıra Avrupa’nın enerji güvenliği ve ABD’nin ekonomik çıkarları açısından da tartışmaya açıldı.
Putin’e ekonomik teşvik arayışı
Trump yönetiminin önerisinin arkasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e savaşın sona ermesi halinde yeniden ekonomik ilişkiler kurma fırsatı sunarak Kremlin’i müzakereye ikna etme düşüncesinin bulunduğu değerlendiriliyor.
Ancak WSJ’nin başyazısına göre Washington, Putin’i savaşı bitirmeye ikna etmek için daha önce de yaptırımları gevşetmek, Rus dizel yakıtı satın almak ve diplomatik zirveler düzenlemek gibi adımlara başvurdu. Buna rağmen Putin, Ukrayna’yı fiilen Kremlin’e bağımlı hale getirecek taleplerinden vazgeçmedi.
Başyazıda, Avrupa’nın yeniden Rus gazı satın almasının Putin’e yeni bir ekonomik kaynak sağlayacağı ve Moskova’nın savaşı sürdürme kapasitesini artırabileceği savunuldu.
ABD’nin LNG yatırımları riske girebilir
Önerinin Washington açısından ekonomik sonuçları da bulunuyor. Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa, Rus doğal gazına bağımlılığını azaltmak için alternatif tedarikçilere yöneldi. Bu süreçte ABD, Avrupa’nın en önemli LNG tedarikçilerinden biri haline geldi.
WSJ’nin aktardığı verilere göre ABD’nin Avrupa’ya LNG ihracatı 2024’te günlük yaklaşık 6 milyar fit küp seviyesindeyken 2025’te 10,3 milyar fit küpe yükseldi. ABD’li enerji şirketleri de Avrupa ülkeleri ve enerji kuruluşlarıyla uzun vadeli tedarik anlaşmaları imzaladı.
ABD yönetiminin Rus gazının Avrupa pazarına dönüşünü desteklemesi, bu anlaşmaların geleceğini belirsizleştirebilir. Ayrıca ABD’li şirketlerin yeni LNG ihracat terminallerine yönelik yatırımlarını finanse etmesini zorlaştırabilir.
Trump, daha önce Avrupa ülkelerine Rus enerjisine bağımlılıklarını azaltmaları yönünde çağrıda bulunmuş, ABD LNG’sinin Avrupa’ya satışını artırmayı hedeflemişti. Bu nedenle yeni öneri, yönetimin yıllardır savunduğu enerji politikasından da geri adım anlamına gelebilir.
Merkel ve Obama döneminin Rusya politikası
WSJ yayın kurulu, Trump’ın önerisini eski Almanya Başbakanı Angela Merkel ve eski ABD Başkanı Barack Obama’nın Rusya ile ekonomik ilişkileri sürdürme yaklaşımına benzetti.
Merkel döneminde hayata geçirilen Kuzey Akım 2 (Nord Stream 2) doğal gaz boru hattı, Rus gazının Baltık Denizi üzerinden doğrudan Batı Avrupa’ya taşınmasını öngörüyordu. Trump da ilk başkanlık döneminde projeye karşı çıkmış ve Avrupa’nın Rus enerjisine bağımlılığını artıracağı gerekçesiyle eleştirmişti.
Başyazıda, Trump’ın bugünkü yaklaşımının Merkel dönemindeki enerji politikasına dönüş anlamına geldiği savunuldu. Yayın kurulu, Trump’ın Putin’i yatıştırma çabalarının Ukrayna’da kalıcı bir barış arayışından ziyade ABD ile Rusya arasında daha geniş kapsamlı bir uzlaşma hedefi taşıyabileceğini ileri sürdü.
WSJ’nin değerlendirmesine göre bu yaklaşım, Rusya’nın NATO üzerindeki baskısını artırma ihtimali nedeniyle Avrupa’nın güvenlik politikalarıyla da çelişiyor. Avrupa’nın savunma harcamalarını artırması yönünde baskı yapan Washington’ın, aynı zamanda kıtanın Rus enerjisine yeniden bağımlı hale gelmesini desteklemesi bir çelişki oluşturuyor.
