ABD ordusunun Orta Doğu’da İran’a yakın noktalarda yoğun askeri yığınak yapmasının ardından Başkan Donald Trump, Tahran’a yönelik olası askeri hamlelerin kapsamı ve hedefleri konusunda karar aşamasına geldi. Washington’da nükleer tesisler, balistik füze kapasitesi ve rejim hedefli senaryolar masada
ABD ordusu, İran’ı vurabilecek menzil içinde Orta Doğu’da önemli bir askeri güç topladı. Bölgeye sevk edilen savaş gemileri ve hava unsurlarının sayısı artarken, Beyaz Saray ve Pentagon’da İran’a yönelik olası askeri senaryolar yoğun şekilde tartışılıyor.
Yetkililere göre, değerlendirilen seçenekler arasında İran’ın nükleer programına yönelik saldırılar, balistik füze kapasitesinin hedef alınması, rejimin zayıflatılması ya da bu unsurların bir kombinasyonu bulunuyor.
Trump hızlı bir seçenek arıyor
Wall Street Journal’ın haberine göre kaynaklar, Trump’ın danışmanlarından uzun süreli bir savaşa yol açmayacak, hızlı ve net sonuç alabilecek saldırı planları talep ettiğini belirtti. Başkanın önceliğinin, İran’ı ABD’nin nükleer taleplerini kabul etmeye zorlayacak ölçüde baskı altına almak olduğu ifade ediliyor.
Trump’ın ayrıca askeri tehdidi diplomatik tavizler koparmak için bir araç olarak kullanmayı da değerlendirdiği kaydediliyor.
Washington’un hedefi: Rejim değişikliği
Yetkililer, İran yönetimini hedef alan kapsamlı bir bombardıman kampanyasının da masada olduğunu aktardı. Bu senaryonun, rejimin çökmesine yol açabilecek ölçekte bir askeri harekâtı kapsadığı belirtiliyor.
Emekli Koramiral Robert Murrett, olası hedeflere göre askeri planların tamamen değişeceğine dikkat çekerek, “Hangi hedefi seçerseniz, ihtiyaç duyacağınız askeri güç de tamamen farklı olur” değerlendirmesinde bulundu.
Üst düzey bir yönetim yetkilisi, Trump’ın İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki tutumunun net olduğunu, ancak stratejik hedefler ve askeri planlar konusunda kasıtlı bir belirsizlik yarattığını söyledi.
Trump, Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgeye sevk edilen gemiler için “Bir yerde yüzmeleri gerekiyor, İran’a yakın olmaları daha iyi” ifadelerini kullandı.
Trump’ın ikinci dönemindeki askeri müdahaleler
Trump, ikinci başkanlık döneminde Yemen, İran, Venezuela, Suriye, Somali ve Nijerya’da askeri operasyonlar emretti. Bu operasyonların çoğu, Kongre onayı ya da kamuoyuna yönelik kapsamlı bir açıklama olmaksızın gerçekleştirildi.
Haziran ayında İran’daki nükleer tesislere yönelik hava saldırılarında, güçlendirilmiş hedefleri delmek üzere tasarlanmış yüksek tahrip gücüne sahip bombalar kullanıldı.
İran’dan olası misilleme de gelebilir
Uzmanlara göre İran, askeri kapasite açısından zayıflamış olsa da, ABD üsleri, savaş gemileri ve bölgedeki müttefiklere yönelik füze ve İHA saldırıları düzenleyebilecek durumda.
Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Danny Citrinowicz, “İran sorununa ‘şok ve dehşet’ tarzı bir çözüm yok. Bunu vaat edenler yanılıyor” dedi.
Hamaney İran’dan kaçırılabilir mi?
Öte yandan yetkililer İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alan özel bir operasyon seçeneğinin de değerlendirildiği ancak bunun Venezuela’daki Maduro operasyonuna kıyasla çok daha zor olduğu vurgulandı.
Yetkililer, Hamaney’in devrilmesi durumunda bile İran’da daha ılımlı bir yönetimin iş başına geleceğinin garanti olmadığını ifade ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato’da yaptığı açıklamada, “Rejim yıkılırsa sonrasında ne olacağı sorusunun net bir cevabı yok” dedi.
‘Bir sonraki gün daha önemli’
Johns Hopkins Üniversitesi’nden İran uzmanı Vali Nasr ise, “Rejimi hızlıca devirmek mümkün olsa bile, asıl mesele ertesi gün ne olacağıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Analistlere göre, Pentagon’un hazırlık yaptığı sınırlı hava ve füze saldırıları, Trump’ın açıkladığı hedeflerin hiçbirini tek başına gerçekleştirmeye yetmeyecek.
Cato Enstitüsü’nden Justin Logan, “Trump hızlı, ucuz ve kesin sonuç alınan askeri güç kullanımını seviyor. Ancak bu üçü aynı anda mümkün değil” sözlerini kullandı.
