Trump Dow Jones rekorunu kutlarken, Çin’in 870 milyar dolarlık “gölge gücü” borsada frene bastı. ABD borsasını geride bırakan yükselişi “yavaş boğa” stratejisiyle törpüleyen Pekin, milyarlarca dolarlık satışla yapay zeka balonuna müdahale etti.
Dow Jones Sanayi Endeksi bu ay ilk kez 50 bin puanı aştığında, ABD Başkanı Donald Trump bunu kutladı ve görev süresinin sonunda endeksin iki katına çıkacağını öngördü.
Wall Street Journal‘ın haberine göre; Çin’de ise tablo farklı. Ülkenin borsasındaki güçlü yükseliş karşısında devlet bağlantılı yatırımcılardan oluşan bir grup devreye girerek elindeki varlıkların bir kısmını satmaya başladı. Amaç, piyasadaki aşırı ısınmayı önlemek.
Piyasa aktörlerinin “ulusal takım” olarak adlandırdığı bu yapı, fiilen bir piyasa istikrar fonu gibi çalışıyor. On yılı aşkın süredir Çin borsasında aktif olan grup, genellikle borsa yatırım fonları (ETF) alımı yapıyor. 2015’teki sert çöküş sırasında fiyatları desteklemek için müdahale etmesiyle dikkat çekmişti.
Trump’ın Nisan 2025’te “kurtuluş günü” tarifeleri olarak adlandırdığı gümrük vergilerini açıklaması ve bunun küresel satış dalgasını tetiklemesi üzerine ulusal takım bu kez endeks fonları alarak piyasadaki kayıpları hafifletmeye çalıştı.
Dahası grup yalnızca düşüşte devreye girmiyor. Yatırımcı coşkusu aşırıya kaçtığında da piyasadaki parlamayı törpülüyor.
‘Piyasa dalgalanmalarını önlemeliyiz’
Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu Başkanı Wu Qing, geçen ay yaptığı konuşmada, “Keskin piyasa dalgalanmalarını kararlılıkla önlemeli ve uzun vadeli, rasyonel yatırımı aktif biçimde yönlendirmeliyiz” dedi.
Çin hisseleri son dönemde güçlü bir boğa piyasası yaşıyor. Şanghay ve Shenzhen’de işlem gören hisseleri takip eden CSI 300 endeksi, Nisan’daki düşüşe rağmen son bir yılda yüzde 20’den fazla yükseldi. Geçen ay anakara Çin borsalarındaki işlem hacmi rekor seviyeye ulaştı.
Aynı dönemde ABD’de S&P 500 yüzde 14 artarken, Çin piyasaları daha iyi performans gösterdi.
Analistler yükselişi, Çin’deki yapay zekâ alanındaki atılımlara yönelik heyecan ve ABD-Çin ticaret savaşında sağlanan geçici ateşkese bağlıyor. Yarı iletkenler ve veri merkezi ekipmanları gibi yapay zekâ bağlantılı alanlardaki bazı şirketler, sınırlı ya da hiç kâr etmemelerine rağmen on milyarlarca dolarlık piyasa değerlerine ulaştı.
“Yavaş boğa” tercihi
Analistlere göre Pekin yönetimi “yavaş boğa” olarak tanımlanan, kontrollü ve kademeli bir yükselişi tercih ediyor.
Goldman Sachs verilerine göre, yalnızca Ocak ayının ikinci yarısında Çin odaklı yerel ETF’lerden yaklaşık 110 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Bu durum, ulusal takımın satış yaptığına işaret ediyor.
Morgan Stanley analistleri bu ay yayımladıkları notta “Ulusal takımın kayda değer ancak iyi zamanlanmış satışları, olumlu piyasa ivmesini öldürmeden sınırlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Çin’in amacı tam olarak ne?
Pekin yönetimi, şirketlerin bankalara bağımlılığını azaltarak özel sektör yatırımcılarından daha fazla kaynak bulmasını istiyor. Aynı zamanda bireyleri emeklilik için varlık biriktirmek amacıyla hisse senedi yatırımına yönlendirmeyi hedefliyor.
Çin’de hanelerin toplam varlıklarının yalnızca yüzde 11’i hisselerden oluşuyor. ABD’de bu oran yüzde 32 seviyesinde. Çinli hanelerin varlıklarının büyük kısmı, yıllardır kriz içinde olan gayrimenkul piyasasında tutuluyor.
Yetkililer, kontrolsüz bir yatırım çılgınlığının balonlara, büyük kayıplara ve istikrarsızlığa yol açmasından endişe ediyor. Günlük işlemlerin yüzde 60’ını bireysel yatırımcılar gerçekleştiriyor; dolayısıyla ani çöküşlerin ilk mağdurları da onlar oluyor.
Bu nedenle hükümet bir yandan piyasayı teşvik ederken diğer yandan istikrar araçlarını devrede tutuyor.
“Ulusal takım” kimlerden oluşuyor?
Ulusal takımın resmi bir üye listesi bulunmuyor ancak çekirdek üyelerden biri, Çin’in varlık fonuna bağlı Central Huijin Investment birimi.
Nisan ayındaki piyasa dalgalanması sırasında Central Huijin yetkilisi, kurumun 2008’den bu yana piyasaları istikrara kavuşturmada rol oynadığını belirterek ulusal takımdan açıkça söz etti. Yetkili, geniş hisse portföylerine sahip olduklarını, önemli nakit kaynakları bulunduğunu ve gerektiğinde Çin Merkez Bankası’ndan likidite desteği alabileceklerini söyledi.
Analistler, teminatlı kredi sağlayıcısı China Securities Finance’ın da grubun bir parçası olduğunu düşünüyor. Ayrıca bazı büyük emeklilik fonları, devlet destekli varlık yönetim şirketleri ve aracı kurumlar da bu tanıma dahil ediliyor.
Goldman Sachs’a göre, 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla grubun Çin hisse senetlerine maruziyeti yaklaşık 6 trilyon yuan (yaklaşık 870 milyar dolar) seviyesinde. Bu rakam, Şanghay ve Shenzhen’de yuan cinsinden işlem gören A hisselerinin toplam piyasa değerinin yüzde 6’sına denk geliyor.
Yatırımcılar ikiye bölünmüş durumda
Ulusal takımın varlığı, serbest piyasa ilkelerine alışkın bazı yatırımcıları rahatsız ediyor. Hisselerinin, Çinli yetkililerin tercih ettiği yön nedeniyle değer kaybetmesini istemeyen yatırımcılar temkinli yaklaşıyor.
Frankfurt merkezli FAM Frankfurt Asset Management’ta yatırım yöneticisi olan Rui Soares, “Çin’e yatırım yapmayı düşünebilirdik ama hükümet müdahalesi nedeniyle yanıtımız hayır” dedi.
Buna karşılık, Çin odaklı hisselere yatırım yapan Banyan Partners’ın kurucusu Xin Wu farklı düşünüyor. Wu, geniş endeksleri izleyen ETF’lerin ulusal takım tarafından alınıp satılmasının kendisini ilgilendirmediğini, piyasayı yenebilecek tekil hisseleri seçmeye odaklandığını söyledi.
