Wall Street Journal’ın İsrailli ve ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İsrail istihbaratı İran’ın binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü geçen sonbaharda Kazma Dağı’ndaki yer altı tünellerine taşıdığına inanıyor
İsrail istihbaratı, İran’ın geçen sonbaharda binlerce uranyum zenginleştirme santrifüjünü Kazma Dağı’nın derinliklerindeki tünellere taşıdığı değerlendirmesini ABD ile paylaştı. Wall Street Journal’ın İsrailli ve ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, söz konusu istihbarat, İran’ın haziran ayında ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarda ağır hasar gören nükleer altyapısını yeniden kurmaya çalışabileceği yönündeki kaygıları artırdı.
Habere göre İsrail, santrifüjlerin haziran ayında yaşanan 12 günlük İsrail-İran savaşından önce, geçen sonbaharda Kazma Dağı’ndaki yer altı tesisine taşındığını değerlendiriyor. ABD ve İsrail’in haziran ayındaki saldırılarında İran’ın üç ana nükleer tesisinin ciddi zarar gördüğü belirtilirken, İsrail yönetimi bu operasyonların İran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmak için yeterli olmadığı görüşünde.
Kazma Dağı artık açık hedef
Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, İran’ın nükleer ve füze programlarının yeniden inşa edilmesini engellemek amacıyla ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a yönelik yeni askeri operasyonlara ikna etmeye çalıştığı ifade edildi. Haberde, ABD’nin son günlerde İran’a yönelik baskısını artırdığı ve Trump’ın Kazma Dağı tesisini olası bir hedef olarak kamuoyuna açık şekilde dile getirdiği aktarıldı.
Trump, 13 Temmuz’da muhafazakâr yayıncı Hugh Hewitt’e verdiği röportajda Kazma’yı “büyük bir saldırı için olası hedef” olarak nitelendirdi. Bu açıklama, Trump’ın ilk kez tesisi doğrudan hedef göstergesi olarak anması olarak değerlendirildi.
İran Dışişleri Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Wall Street Journal‘ın yorum taleplerine yanıt vermedi. Beyaz Saray ise gazeteyi Trump’ın daha önce yaptığı açıklamalara yönlendirdi.
İran’da Kolang Dağı olarak da bilinen Kazma Dağı’nın yıllardır ABD ve İsrail istihbaratının takibinde olduğu belirtiliyor. Tesis, 2020 yılında patlamayla ağır hasar gören santrifüj montaj merkezinin yer altındaki alternatifi olarak inşa edildi. Patlamanın sabotaj sonucu meydana gelmiş olabileceği değerlendirilmişti.
Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konusunda çalışmalar yürüten Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü, son 15 ay boyunca bölgede yoğun kamyon trafiği, tünellerin güçlendirilmesi ve güvenlik önlemlerinin artırıldığına ilişkin uydu verileri tespit edildiğini bildirdi.
Enstitü Başkanı David Albright, santrifüjlerin Kazma Dağı’na taşınmış olmasının “akla yatkın” olduğunu söyledi.
Yerin 100 metre altında, birden fazla tesisi barındırıyor olabilir
Uzmanlar, yer altı kompleksinin yaklaşık 90 ila 135 metre derinlikte bulunduğunu ve birden fazla nükleer tesisi barındırabilecek büyüklüğe sahip olduğunu değerlendiriyor.
Eski ABD Ulusal Güvenlik Konseyi İran Direktörü Nate Swanson ise İran’ın geçmişte yürüttüğü gizli nükleer faaliyetlere dikkat çekerek, uluslararası denetime kapalı böyle bir tesisin ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Swanson, “Gizli bir nükleer eşik atlama senaryosu en kötü ihtimaldir. İran’ın niyetlerini bilmiyoruz ancak tesisin denetlenememesi mevcut durumun ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor. UAEA’nın tesise erişim sağlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Bölgeye dair endişeler uzun zamandır devam ediyor
Haberde, Kazma Dağı’nın ne geçen yılki İsrail-İran çatışmalarında ne de bu yıl şubat ayında başlayan saldırı dalgasında hedef alınmadığı belirtildi. Ancak İsrailli askeri yetkililer, İran’ın burada nükleer ekipman depolayabileceği, yeni santrifüjler kurabileceği veya gizli bir uranyum zenginleştirme tesisi oluşturabileceği yönündeki endişelerin uzun süredir devam ettiğini ifade etti.
İsrailli bir askeri yetkili, haziran ayındaki hava saldırılarının İran’ın nükleer silah programıyla bağlantılı tüm altyapıyı hedef almakta yetersiz kaldığını savunarak Kazma Dağı da dahil olmak üzere “yapılacak daha çok iş bulunduğunu” söyledi.
Habere göre İran’ın yaklaşık 450 kilogram yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoku bulunuyor. Tahran yönetimi nükleer silah geliştirdiği iddialarını reddederken, bu düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun silah üretimine teknik olarak oldukça yakın olduğu değerlendiriliyor.
Uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğu anlamına gelmiyor olabilir
Öte yandan uzmanlar, santrifüjlerin Kazma Dağı’na taşınmasının tek başına burada aktif bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Santrifüjlerin, haziran ayındaki bombardımanlardan sonra elde kalan ekipmanın korunması amacıyla daha güvenli bir bölgeye taşınmış olabileceği de ihtimaller arasında gösteriliyor.
UAEA ise İran’ın Kazma tesisine bugüne kadar hiçbir denetim erişimi sağlamadığını belirtiyor. UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, mart ayında yaptığı açıklamada İran’ın 2021 yılında bu tesiste nükleer faaliyet yürütme niyetini ajansa bildirdiğini ancak sonrasında herhangi bir erişim izni vermediğini söylemişti.
