Wall Street Journal | Husiler bile bu kadar zorladıysa İran neler yapabilir? ABD’li F-16 pilotu: Füze kokpitin üzerinde patladı

IMG_9547

ABD Hava Kuvvetleri pilotlarının Yemen’de Husi hedeflerine yönelik operasyonlarda yaşadığı ağır hava savunması tehditleri ve yakın kaçışlar, olası bir İran operasyonunun risklerini yeniden gündeme taşıdı

ABD Hava Kuvvetleri’nden Yarbay William “Skate” Parks ve Binbaşı Michael “Danger” Blea, geçen yıl Yemen’de düzenlenen bir saldırı görevinden dönerken Husilerin hedefleme radarlarıyla kilit altına alındı.

Yaklaşık 15 dakika boyunca iki F-16 pilotu, yarım düzineden fazla karadan havaya füzeden kaçmak için yüksek G manevraları yaptı ve karşı tedbirler uyguladı. Bir füze Parks’ın uçağının altından geçerek Blea’nın jetinin kokpitinin üzerinden patladı.

Parks, füzenin kanadının hemen altından geçtiğini ve motor sesini duyabildiğini belirterek o anı “çok yakın bir temas” olarak tanımladı.

Wall Street Journal’ın haberine göre bu olay, Trump’ın ikinci döneminin ilk büyük askeri operasyonlarından biri olan “Operation Rough Rider” kapsamında yaşandı.

İran senaryosu daha büyük bir tehdit

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası yeni bir askeri operasyonu değerlendirdiği bir dönemde, Yemen’de yaşanan çatışmalar olası risklerin bir örneği olarak gösteriliyor.

Uzmanlar, daha düşük teknolojiye sahip bir milis grubunun bile ABD hava unsurlarına ciddi tehdit oluşturabildiğini, İran’ın ise çok daha geniş bir füze ve insansız hava aracı (İHA) envanterine sahip olduğunu vurguluyor.

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, İran’la uzun süreli bir çatışmanın Amerikan askerleri arasında kayıplara yol açabileceği ve aynı zamanda Çin gibi olası büyük güç rakiplerine karşı ihtiyaç duyulan mühimmat stoklarını tüketebileceği konusunda Beyaz Saray’ı uyarmıştı.

Rough Rider Operasyonu: Güç gösterisi

Trump, geçen yıl Mart ayında Husilere yönelik operasyonu başlattığında grubun ticari gemilere saldırılarını durdurmaması halinde “yok edileceklerini” söylemişti.

Operasyon kapsamında bölgeye iki uçak gemisi, altı adet B-2 bombardıman uçağı, gelişmiş F-35 savaş uçakları ve güdümlü füzelerle donatılmış destroyerler sevk edildi.

ABD kuvvetleri 53 gün süren operasyonda 1.000’den fazla hedefi vurdu ve Husi füze ile İHA programının üst düzey sorumlularını etkisiz hale getirdi. Ancak örgütün üst yönetimi tamamen ortadan kaldırılmadı ve Red Sea’de saldırı kapasitesi tamamen bitirilemedi.

Husi taktikleri: “SAMbush” ve beklenmedik tehlikeler

Husiler, ABD uçaklarını yerden gözlem yapan bir ağ, optik sistemler ve kızılötesi sensörlerle takip eden bir yapı geliştirdi.

ABD yetkililerinin tam olarak çözümleyemediği bu sistem, radarların son anda açılarak uçakların hedef alınmasını sağladı. Pilotların “SAMbush” adını verdiği bu taktik, ani füze kilitlenmelerine yol açtı.

Operasyon sırasında sadece F-16’lar değil, birkaç adet MQ-9 Reaper İHA da düşürüldü.

USS Harry S. Truman uçak gemisine yönelik bir füze saldırısı ise geminin ani manevra yapmasına ve bir F/A-18 jetinin kontrolden çıkarak denize doğru savrulmasına neden oldu.

Bir başka olayda, geminin iniş kablosunun kopması sonucu bir uçak güverteden kaydı.

Donanma yetkilileri bu durumun haftalar süren operasyonlardan kaynaklanan yorgunluk nedeniyle teknik bir hatadan kaynaklanmış olabileceğini değerlendirdi.

Dost ateşi skandalı

Yılbaşı döneminde yaşanan bir olayda, USS Truman’dan dönen bir F/A-18 pilotu, kendi destroyerinin uçağa füze fırlattığını fark etti.

Pilot, son anda kaçınma manevrası yaparak füzenin arkasından geçmesini sağladı. Füze denizde patladı ve uçak hasar almadan kurtuldu.

Bu olay, sürekli hava savunması tehdidi altında görev yapan personelin stres ve yorgunluk nedeniyle hata yapma riskini artırdığını gösterdi.

Donanma raporları, uzun süren operasyonların personel üzerindeki baskısını açıkça ortaya koydu.

Husilere kıyasla İran…

Husilere destek veren İran’ın çok daha gelişmiş bir balistik füze, seyir füzesi ve drone kapasitesine sahip olduğu biliniyor.

İran’la bir çatışma durumunda senaryo, Yemen’deki operasyonlardan çok daha karmaşık ve maliyetli olabilir.

Uzmanlar, İran rejiminin de tıpkı Husiler gibi uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını ve askeri bir müdahalenin kontrol dışı bir tırmanmaya yol açabileceğini belirtiyor.

Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Danny Citrinowicz, olası sonuçların öngörülemez olduğunu ve ABD çıkarları açısından her senaryonun olumlu sonuç doğurmayabileceğini ifade etti.

Ateşkes ve sonuç

Operation Rough Rider kapsamında 1.000’den fazla hedef vurulduktan sonra 6 Mayıs’ta ateşkes anlaşması imzalandı.
Anlaşmaya göre ABD saldırılarını durdurdu, Husiler de ABD gemilerine yönelik saldırıları sonlandırmayı kabul etti.

Uzmanlara göre operasyon Husilere ciddi zarar vermiş olsa da örgütü tamamen etkisiz hale getirmedi. Bugün Yemen’de yaşanan deneyim, olası bir İran operasyonunun askeri, lojistik ve politik açıdan çok daha büyük riskler taşıyabileceğini gösteriyor.

Exit mobile version