Yapay zekanın beyaz yakalıları işsiz bırakacağı iddiaları küresel piyasalarda kısa süreli panik yarattı. Citrini Research’ün 2028 yılına dair ‘hayali’ gelecek notu, milyarlarca dolarlık satış dalgasını tetiklerken; 100 yıl önceki gelişmeler bugün tekrar konuşulur hale geldi.
Küresel piyasalarda hafta başında yaşanan sınırlı satış dalgasının arkasında, yapay zekanın 2028 itibarıyla büyük çaplı iş kayıplarına yol açabileceğini öne süren bir senaryo raporu yer aldı.
ABD merkezli Citrini Research tarafından yayımlanan ve 2028’den yazılmış “hayali bir gelecek notu” formatında kaleme alınan rapor, yapay zekanın beyaz yakalı işlerde büyük çaplı tasfiyelere neden olabileceği uyarısında bulundu.
Raporda bunun bir tahmin değil, yalnızca olası bir senaryo olduğu özellikle vurgulandı.
Wall Street Journal’a göre raporda özetle şunlar aktarıldı:
Citrini raporuna göre, yapay zekâ sektörleriyle bağlantılı yeni işler ortaya çıkmaya başlasa da, bunlar yapay zekâ nedeniyle ortadan kaldırılan ve dış kaynaklara devredilen tüm işleri telafi etmeye yaklaşamayacak.
Maliyet baskısı hisseden şirketler, kâr marjlarını yüksek tutmak için personel azaltırken bunun yerine yapay zekâ kapasitelerine yatırım yapıyor. Bu durum, yapay zekâ yeteneklerinin daha da gelişmesine ve buna bağlı olarak daha da az sayıda çalışana ihtiyaç duyulmasına yol açan, kendi kendini besleyen bir döngü yaratıyor.
Geleneksel olarak yüksek maaşlı sektörlerde yoğunlaşan kitlesel işten çıkarmalar ekonominin geneline yayılmaya başlıyor. Mavi yakalı ve gig ekonomisi işgücü piyasaları daha az etkilenirken, iş bulamayan beyaz yakalı çalışanlar bu alanlara yönelerek işgücü arzını artırıyor. Ücretler düşüşe geçiyor ve bu durum, büyük ölçüde tüketime dayalı olan ABD ekonomisi üzerinde soğutucu bir etki yaratıyor.
WSJ yazarı eski manşetleri hatırlattı
Citrini raporunu ve sonrasında yaşanan dalgalanmayı Wall Street Journal’daki köşesinde değerlendiren James Freeman, onlarca yıl önce yaşanan robot tartışmalarını da gündeme taşıdı. Zira teknolojinin iş gücü üzerindeki etkisine ilişkin tartışma yeni değil.
1980 yılında, ABD’nin tarihteki en büyük istihdam artış dönemlerinden birine girmek üzere olduğu sırada New York Times’ta yayımlanan bir başlık “Bir Robot İşinizin Peşinde” uyarısında bulunmuştu.
Makale, robotlar gibi devrim niteliğindeki teknolojilerin ciddi iş kayıplarına ve çalışma yaşamında bozulmaya yol açabileceğini savunuyordu. Ancak ilerleyen yıllarda ABD’de reel ücretler yükseldi ve toplam istihdam 60 milyondan fazla arttı.
Benzer bir tartışma 1940’ta da yaşandı.
Gazete manşetlerinde “Makine Uzun Vadede İnsanların Yerini Alır mı?” sorusu gündeme taşınmıştı. Dönemin Massachusetts Institute of Technology Başkanı Karl T. Compton, teknolojik ilerlemenin bazı alanlarda işsizliğe yol açsa da yeni sektörler yaratarak toplam istihdamı artırdığını savunmuştu. Nitekim o tarihten bu yana ABD’deki toplam iş sayısı yaklaşık beş katına çıktı.
1928’de ise makinelerin tarımda verimliliği artırmasının işsizliği büyüteceği yönünde uyarılar yapılmıştı.
Oysa tarım istihdamının azalması, ekonominin sanayi ve hizmetler sektörüne kayarak daha yüksek katma değerli alanlara yönelmesini sağladı.
Belirsizlik sürüyor
Teknolojinin bazı meslekleri ortadan kaldırdığı biliniyor. Fakat tarihsel veriler, her büyük teknolojik sıçramanın aynı zamanda yeni sektörler ve yeni iş alanları yarattığını gösteriyor.
Uzmanlara göre asıl zorluk, henüz ortaya çıkmamış meslekleri bugünden hayal edememek. Bu nedenle mevcut işlerin otomasyona uğrama ihtimali daha görünür ve korkutucu algılanıyor.
Yapay zeka devriminin nihai etkisinin ne olacağı belirsizliğini korurken, geçmiş deneyimler teknolojik dönüşümlerin yalnızca yıkım değil, aynı zamanda üretkenlik artışı ve refah büyümesi getirdiğine işaret ediyor.
Piyasalar toparlandı
Söz konusu raporun ardından pazartesi günü hisse senedi piyasalarında sınırlı bir satış görülse de, salı günü yatırımcıların daha sakin bir tutum takınmasıyla kayıpların bir kısmı telafi edildi.
Uzmanlar, teknolojik dönüşümlerin ilk aşamasında belirsizlik ve korkunun doğal olduğunu ancak uzun vadeli etkilerin daha farklı olabileceğini belirtiyor.
Raporun yazarları da teknoloji yatırımcısı
Piyasaları etkileyen senaryonun yazarlarından Alap Shah’ın, yapay zeka odaklı Lotus Technology Management fonunu yönettiği ve bir yapay zeka asistan şirketinin CEO’su olduğu belirtiliyor.Shah’ın kariyerine finansal veri platformu kurucusu olarak başladığı ve bitki bazlı gıda alanında da girişimleri bulunduğu ifade ediliyor.
WSJ yazarı eski manşetleri hatırlattı
Citrini raporunu ve sonrasında yaşanan dalgalanmayı Wall Street Journal’daki köşesinde değerlendiren James Freeman, onlarca yıl önce yaşanan robot tartışmalarını da gündeme taşıdı. Zira teknolojinin iş gücü üzerindeki etkisine ilişkin tartışma yeni değil.
1980 yılında, ABD’nin tarihteki en büyük istihdam artış dönemlerinden birine girmek üzere olduğu sırada New York Times’ta yayımlanan bir başlık “Bir Robot İşinizin Peşinde” uyarısında bulunmuştu.
Makale, robotlar gibi devrim niteliğindeki teknolojilerin ciddi iş kayıplarına ve çalışma yaşamında bozulmaya yol açabileceğini savunuyordu. Ancak ilerleyen yıllarda ABD’de reel ücretler yükseldi ve toplam istihdam 60 milyondan fazla arttı.
Benzer bir tartışma 1940’ta da yaşandı. Gazete manşetlerinde “Makine Uzun Vadede İnsanların Yerini Alır mı?” sorusu gündeme taşınmıştı. Dönemin Massachusetts Institute of Technology Başkanı Karl T. Compton, teknolojik ilerlemenin bazı alanlarda işsizliğe yol açsa da yeni sektörler yaratarak toplam istihdamı artırdığını savunmuştu. Nitekim o tarihten bu yana ABD’deki toplam iş sayısı yaklaşık beş katına çıktı.
1928’de ise makinelerin tarımda verimliliği artırmasının işsizliği büyüteceği yönünde uyarılar yapılmıştı. Oysa tarım istihdamının azalması, ekonominin sanayi ve hizmetler sektörüne kayarak daha yüksek katma değerli alanlara yönelmesini sağladı.
Belirsizlik sürüyor
Teknolojinin bazı meslekleri ortadan kaldırdığı biliniyor. Fakat tarihsel veriler, her büyük teknolojik sıçramanın aynı zamanda yeni sektörler ve yeni iş alanları yarattığını gösteriyor.
Uzmanlara göre asıl zorluk, henüz ortaya çıkmamış meslekleri bugünden hayal edememek. Bu nedenle mevcut işlerin otomasyona uğrama ihtimali daha görünür ve korkutucu algılanıyor.
Yapay zeka devriminin nihai etkisinin ne olacağı belirsizliğini korurken, geçmiş deneyimler teknolojik dönüşümlerin yalnızca yıkım değil, aynı zamanda üretkenlik artışı ve refah büyümesi getirdiğine işaret ediyor.
Piyasalar toparlandı
Söz konusu raporun ardından pazartesi günü hisse senedi piyasalarında sınırlı bir satış görülse de, salı günü yatırımcıların daha sakin bir tutum takınmasıyla kayıpların bir kısmı telafi edildi.
Uzmanlar, teknolojik dönüşümlerin ilk aşamasında belirsizlik ve korkunun doğal olduğunu ancak uzun vadeli etkilerin daha farklı olabileceğini belirtiyor.
Raporun yazarları da teknoloji yatırımcısı
Piyasaları etkileyen senaryonun yazarlarından Alap Shah’ın, yapay zeka odaklı Lotus Technology Management fonunu yönettiği ve bir yapay zeka asistan şirketinin CEO’su olduğu belirtiliyor.Shah’ın kariyerine finansal veri platformu kurucusu olarak başladığı ve bitki bazlı gıda alanında da girişimleri bulunduğu ifade ediliyor.
