İsrail’in tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı tanıması, bölgesel dengeleri sarsarken Türkiye ve birçok ülkenin sert tepkisini çekti. Peki bölgenin Türkiye açısından önemi tam olarak ne?
1990’ların başında Somali’den tek taraflı olarak ayrılarak bağımsızlığını ilan eden, ancak bugüne kadar uluslararası toplum tarafından tanınmayan Somaliland, İsrail’in diplomatik tanıma kararıyla yeniden küresel gündeme taşındı. Tel Aviv’in bu adımı, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattında dengeleri sarsarken, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin sert tepkisine yol açtı.
Middle East Eye’ın haberine göre İsrailli gazeteciler bu hafta, İsrail’in tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı tanımasının ardından Hargeisa’ya uçak bileti almaya çalıştıklarında beklenmedik bir durumla karşılaştı. Uluslararası hava yolu şirketleri, yolculuk için Somali’nin başkenti Mogadişu tarafından verilen vizeyi şart koştu.
Somaliland, 1990’ların başında bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, İsrail dışında hiçbir ülke bu statüyü tanımıyor. Bu nedenle bölgeye seyahat eden herkes hala Somali merkezi hükümeti tarafından verilen vizeye ihtiyaç duyuyor.
Yaşanan bu olay, İsrail’in fiilen var olan ancak uluslararası alanda tanınmayan bu yapıyla diplomatik ilişki kurma kararının bölgede karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel tepkiler: Türkiye başı çekiyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Somaliland’ı tanıma kararına, başta Türkiye olmak üzere birçok bölgesel aktör tepki gösterdi. Türkiye, son 13 yılda Somali’ye yoğun yatırımlar yapmış; limanlar, askeri tesisler, altyapı ve kamu projeleriyle ülkede güçlü bir varlık kurmuş durumda.
Birleşik Arap Emirlikleri istisna olmak üzere, çok sayıda Arap ve bölge ülkesi de İsrail’in bu adımını kınadı.
İsrail’in hedefi ne?
Bölge uzmanları, İsrail’in bu hamlesinin ardında farklı stratejik hesaplar olduğuna dikkat çekiyor. Bazı yorumcular, bunun Gazze’den bir milyon Filistinlinin Afrika Boynuzu’na yerleştirilmesi planının parçası olabileceğini öne sürerken, diğerleri İsrail’in asıl motivasyonunun Yemen’deki Husilerden (Ensarullah) kaynaklanan tehdit olduğunu savunuyor.
Afrika Boynuzu konusunda uzman eski büyükelçi ve Gelecek Partisi milletvekili Kani Torun, Somaliland’ın jeopolitik önemine dikkat çekti:
“Somaliland, Yemen’in tam karşısında yer alıyor. Bu durum İsrail’e burada askeri tesis kurma, Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz’e erişim sağlama ve Doğu Afrika üzerinde nüfuz kazanma imkanı verir.”
Husiler ve Süveyş faktörü
i24 kanalında görev yapan ve bölge üzerine çalışan İsrailli gazeteci Amichai Stein de bu görüşe katılıyor ve konuyla ilgili şöyle diyor:
‘İsrail şu ana kadar Husilere karşı net bir strateji geliştiremedi. Bu adım, özellikle Süveyş Kanalı’nın İsrail’e giden ticari yükler için büyük ölçüde tıkanması nedeniyle, Tel Aviv’in bölgedeki etkisini artırmasına yardımcı olabilir’
Stein’e göre ikinci hedef ise Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki etkisini dengelemek. Türkiye’nin yanı sıra BAE’nin de bölgede askeri üssü bulunuyor ve başka ülkeler de bu kritik ticaret koridorunda nüfuz arayışında.
Erdoğan’ın açıklaması bekleniyor
Türkiye, İsrail’in Somaliland kararını resmen kınadı. Şimdi gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hafta yapması beklenen açıklamaya çevrildi.
Erdoğan’ın bugün Somali Cumhurbaşkanı ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Türkiye-İsrail ilişkileri daha da gerildi
Ankara–Tel Aviv ilişkileri, 2023’ten bu yana hızla kötüleşti. Türkiye, İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçladı ve geçen yıl İsrail’e yönelik ticaret ambargosu uygulamaya başladı.
Gerilim, geçen aralık ayında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin çökmesiyle daha da arttı. İsrail’in merkezi olmayan bir Suriye çağrısı, Türkiye’nin kuzeydoğuda Kürt kontrolüne ilişkin kaygılarıyla doğrudan çelişiyor.
Eylül ayında Türkiye’nin Hamas ile ateşkes sürecinde oynadığı rol ve Washington’un Türk askerlerinin Gazze’ye konuşlandırılmasını gündeme getirdiğine dair haberler de İsrail’i rahatsız etti. Netanyahu bunun üzerine Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile ilişkileri yeniden canlandırarak olası bir askeri ittifakın sinyalini verdi.
“Rekabet kızışacak”
Nairobi merkezli AfroAsia Institute for Strategic Studies’in icra direktörü Abdiwahab Sheikh Abdisamad, İsrail’in kararının bölgesel etkilerine dikkat çekti:
“Bu tanıma, Türkiye ile İsrail arasındaki rekabeti Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattında daha da yoğunlaştıracaktır.”
Abdisamad, Türkiye’nin Somali’de limanlar, dünyanın en büyük Türk büyükelçiliği, askeri eğitim akademisi, Mogadişu Havalimanı’nın işletmesi ve enerji, ticaret, eğitim ile uzay alanlarında büyük yatırımları bulunduğunu hatırlattı.
Yerel kaynaklara göre Türkiye ve Somali, uzun süredir Kızıldeniz’e doğrudan erişimi olan Las Qoray Limanı’nda yeni bir askeri üs kurmayı planlıyor. Bu bölge, Somaliland’ın iddia ettiği toprakların yaklaşık yüzde 45’ini kapsayan ve yeni ilan edilen Khatumo eyaleti içinde yer alıyor.
2011-2014 yılları arasında Türkiye’nin Somali özel temsilciliğini yapan Kani Torun, Mogadişu ile bu yönde sözlü bir anlaşma yapıldığını ancak projenin hayata geçirilmediğini söyledi.
“Erdoğan’ın salı günü Hasan Şeyh Mahmud ile bu konuyu görüşmesini bekliyorum,” dedi.
Somaliland içindeki dengeler
Torun’a göre, Somaliland–İsrail anlaşması Ankara’da bazı çevrelerce rahatsız edici bulunuyor. Zira Türkiye, Somaliland Başkanı Abdirahman Mohamed Abdullahi ile iyi ilişkiler yürütmüş, hatta onu Somali için daha gevşek, konfederal bir çözüm arayışına açık gördüğü için dolaylı olarak desteklemişti.
Torun, Somaliland liderinin ciddi iç siyasi baskı altında olduğunu ve bu tür tanıma girişimlerini reddetmesinin zor olduğunu ifade etti.
“Bağımsızlık ısrarı parçalanmaya yol açabilir”
Türkiye’nin Somaliland’da konsolosluğu ve Somali-Somaliland müzakereleri için özel temsilcisi bulunduğunu hatırlatan Torun, Ankara’nın Hargeisa ile temas kurma konusunda güçlü bir pozisyonda olduğunu söyledi.
“Somaliland’daki birçok aşiret ayrılığa karşı. Hargeisa bağımsızlıkta ısrar ederse, nüfusunun yarısını bile kaybedebilir; diğer bölgeler de ayrılabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Torun ayrıca Somali’de asıl sorunun Mogadişu’daki merkezi yönetim olduğunu, Puntland ve Jubaland gibi federal bölgelerin bu yıl hükümetle bağlarını kopardığını ve bunun İsrail için manevra alanı yarattığını vurguladı.
Somaliland’dan yumuşatıcı mesaj
Somaliland içinden kaynaklara sahip Horn of Africa Social Policy & Development Centre’ın direktörü Abdifatah Hasan Yusuf ise farklı bir tablo çizdi:
“Somaliland yönetimi, İsrail’in olası tanımasının Gazze savaşı, nüfus transferi ya da askeri üs kurulmasıyla bağlantılı olmadığını açıkça ifade etti.”
Torun ayrıca İsrail’in bu hamlesi konusunda çok endişeli olmadığını belirterek şunları ekledi:
‘Bölge ülkelerinden ya da ABD’den destek almadığı sürece İsrail’in eli zayıf. Etiyopya benzer bir deniz erişimi ve tanıma anlaşması denemişti, ancak bölgesel baskılarla çöktü. Mogadişu birlik sağlayabilirse, İsrail’in şansı şimdilik düşük’
