2024’te yayımlanan tasarruf genelgesi kapsamında kamu kurumlarının araç alım ve kiralamaları için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın onayı zorunlu hale geldi. 2025’te kamu idareleri 16 bin 200 araç kiralama talebinde bulundu; bunların 3 bin 380’i reddedildi. Böylece taşıt kiralamalarında yüzde 21 tasarruf sağlandı. Mehmet Şimşek, programla mali disiplin ve bütçe dengesinde iyileşme sağlandığını belirtti.
2024 yılında yayınlanan ‘Tasarruf tedbirleri’ konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile taşıt alımları ve kiralamalarına önemli kısıtlamalar getirilmişti. Genelge doğrultusunda kamu idarelerinin araç alım ve kiralamaları konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüş vermesi gerekiyor. Bakanlığın 2025 yılı faaliyet raporunda yer alan verilere göre kamu idareleri 2025 yılında yeniden veya ilk defa 16 bin 200 taşıt kiralanması talebinde bulundu.
Bakanlık gelen taleplerin 3 bin 380 adedine uygun görüş vermedi. Böylece kamunun taşıt kiralamalarında yüzde 21 oranında tasarruf sağlandı.
Türkiye Gazetesi‘nin haberine göre; faaliyet raporunun sunuş bölümünde Bakan Şimşek, fiyat istikrarının temini, mali disiplinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir cari dengenin sağlanması ve yapısal dönüşümün hızlandırılmasının temel politika öncelikleri olduğunu hatırlattı.
“Önemli kazanımlar elde ettik”
Şimşek, “Bu hedefler doğrultusunda bugüne kadar önemli kazanımlar elde ettik. Uyguladığımız programla makroekonomik dengesizlikler azaltıldı, makro-finansal istikrar güçlendirildi ve ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artırılarak daha sağlam bir yapıya kavuşması sağlandı.
Kamuda tasarrufu ve verimliliği esas alan bir yaklaşımla; harcama disiplini, güçlü borç yönetimi ile vergide adaleti ve etkinliği odağa alan politikalar sayesinde bütçe dengesinde kayda değer bir iyileşme sağladık.
Ayrıca, suç gelirleriyle mücadele kapsamında finansal sistemin güvenliğini ve şeffaflığını artırmaya yönelik önemli adımlar attık. Bu bütüncül yaklaşım çerçevesinde; üretken yatırımları, katma değeri yüksek üretimi, istihdamı ve ihracatı destekleyen, yeşil ve dijital dönüşümü merkeze alan reform sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz. Böylece Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü ve dayanıklılığını daha da artıracağız” diye konuştu.
