TRT | Netanyahu X üzerinden Erdoğan’a yanıt verdi: Dışişleri, Adalet Bakanlığı ve AK Parti’den tepki

IMG_4159

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail ve Doğu Akdeniz’e yönelik açıklamalarına İsrail Başbakanı Netanyahu X üzerinden yanıt verdi. Netanyahu’nun yanıtına Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve AK Parti’den tepki geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün yaptığı açıklamalarda İsrail’e yönelik değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin yer aldığı coğrafyada krizler ve savaşların ardı arkasının kesilmediğini, Gazze’den Lübnan’a mazlumların yürekleri dağlayan feryatlarıyla karşılaştıklarını belirtti.

Erdoğan’ın açıklamalarına Netanyahu X üzerinden cevap verdi. İsrail Başbakanı şu sözleri kullandı:

“Antisemitik diktatör Erdoğan; Kürtlere karşı soykırım uygulayan, Hamas terör örgütünü destekleyen, kendi halkına baskı yapan ve siyasi rakiplerini hapse atan biri olarak, İsrail Devleti’ne ahlak dersi verebilecek son kişidir.

İsrail Devleti ve dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail ordusu Orta Doğu’yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran’a ve onun vekil güçlerine karşı kararlı şekilde harekete geçmeye devam edecektir.”

Dışişleri Bakanlığı’ndan tepki

Dışişleri Bakanlığı Netanyahu’nun X üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine yanıt verdi. Bakanlığın açıklaması şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamlar, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibarettir. Soykırım uzmanı Netanyahu’nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez.

Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz.
Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran X üzerinden Netanyahu’nun açıklamasına yönelik şu sözleri kullandı:

Gazze’de ve Batı Şeria’da on yıllardır on binlerce sivili katleden, çocukları açlığa mahkûm eden, şehirleri yerle bir eden, uluslararası hukuku hiçe sayan, utanç ve ahlaksızlık dolu sicile sahip bir yönetimin ve yöneticinin Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkması tam anlamıyla hadsizliktir.

Gazze’de soykırım suçlamasıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılananların, insanlığın vicdanı olan Türkiye’ye çamur atmaya çalışması, mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hadsizce hedef alması, tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir.

İftira ve propaganda, gerçekleri değiştiremez. İnsanlık vicdanında mahkûm olmuş bir zihniyetin iftiraları ne Türkiye’nin duruşunu ne de hakikati değiştirebilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, mazlumların sesi olmaya; hakikati savunmaya, zalimin karşısında durmaya devam edecektir.

AK Parti ve Adalet Bakanlığı’ndan gelen açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Diyor ki, “İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur.” Yani bu dünyanın en büyük yalanıdır. Bu yaptığı açıklamada kullandığı ifade budur. Yeryüzünde Gazze’de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Hatta eğer Siyonizm hastalığına kapılmamışsa, yeryüzünde o ordunun Gazze’de yaptığı soykırım karşısında o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak bir tane Yahudi de yoktur.

Gerçekleştirilen katliam, Gazze’de gerçekleştirilen soykırım, İran’a yapılan saldırı ve Lübnan’da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız ve en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Dolayısıyla zaten ilk cümlede İsrail ordusunu, bu katliamları ve soykırımı gerçekleştiren silahlı gücü, “dünyanın en ahlaklı ordusu” şeklinde nitelemesiyle açıklamasının değersizliği, niteliksizliği ve her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülmektedir.

İkincisi, Türkiye’yi Kürtlere soykırım yapmakla suçluyor. Bu tabii onun sık sık kullandığı bir kara propaganda yöntemidir. Bunun tabii bir acısı var. O da şu. İran’a saldırdıklarında, İran’daki ve Irak’taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak’taki ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi.

Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye’yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor. Bunu bazı Araplarla ilgili yapıyor. Dürzi kardeşlerimizle ilgili yapıyor. Nusayri kardeşlerimizle, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor.

Bazı Şii kardeşlerimizle ilgili olarak da bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke Netanyahu şebekesidir.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gazze’de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran; insanlığın ortak vicdanında mahkûm olmuş Binyamin Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan ’ı hedef alan hadsiz sözleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu’nun; insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız; Filistin halkının haklı davasını, mazlumların hukukunu ve insanlığın vicdanını en güçlü şekilde savunmaktadır. Buna karşılık Gazze’de yaşananlar karşısında susanlar tarihin karanlık sayfalarına yazılacaktır.

Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesi, işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde verecektir. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de hukuk, adalet ve insanlık adına en güçlü sesi yükseltmeye devam edecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açıklamasının İsrail’e yönelik olan kısmı şu şekilde:

“Filistin’e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail aynı anda İran’a saldırmış, yetmemiş, aynı anda Lübnan’ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan’dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da katledilenlerin sayısı 3 bin 700’e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400’e ulaşmıştır.”

İsrail’in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz’i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini vurgulayan Erdoğan, siyonist yönetimin tam anlamıyla bir çıban başı ve fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğinin altını çizdi.

İsrail’in kural, hukuk ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyanın gerekli reaksiyonu göstermediğini ifade eden Erdoğan, “İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır.” diye konuştu.

Suriye ve Lübnan’ın müstakil, bağımsız iki devlet olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir.

Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar.

Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda, solda Türkiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.”

‘Kimse macera peşinde koşmasın’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyledi.

“İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.” dedi.

Exit mobile version