İran ile savaşın 10. haftasında Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederken, küresel piyasalar beklenen 200 dolarlık felaket senaryosuna henüz teslim olmadı. The Economist’in analizine göre; ABD’nin rekor ihracatı, Çin’in stratejik geri çekilmesi ve en önemlisi “görünmez” yer altı stoklarının devreye girmesi dünyayı uçurumun kenarında tutuyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasıyla küresel üretimin %14’üne tekabül eden günlük 14 milyon varillik arzın piyasadan çekilmesine rağmen, petrol fiyatlarının 107 dolar seviyesinde tutunması ekonomi çevrelerinde şaşkınlık yaratıyor. The Economist, dünya ekonomisini felç etmesi beklenen bu krizin neden “şimdilik” kontrol altında tutulabildiğini mercek altına aldı.
Görünmez rezervler sahneye çıktı
Analizin en dikkat çekici noktalarından biri, stokların fiziksel yer değişimi oldu. Morgan Stanley analisti Martijn Rats, piyasadaki arz baskısını hafifleten unsurun sadece üretim artışı değil, aynı zamanda “yer altı depolarındaki petrolün yer üstü depolara kaydırılması” olduğunu vurguluyor.
Uydu görüntülerine göre Çin’in kara depolarındaki stok seviyeleri sabit görünse de, görünmeyen yer altı tesislerindeki petrolün piyasaya arz edildiği tahmin ediliyor. Yaklaşık 1,2 milyar varil stoğu bulunan Çin’in, ithalatı baskılayarak küresel talebi günlük 6,6 milyon varil düşürmesi, piyasada “mini bir petrol fazlası” bile oluşmasına neden oldu.
Körfez dışı üreticilerin “paniği önleyen” ihracatı
Körfez’deki kayıp, Batı Yarımküre’den gelen rekor sevkiyatlarla dengeleniyor:
ABD: Tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak günlük 9 milyon varil net petrol ihracatı gerçekleştirdi.
Kanada: Geçen yıla oranla günlük 400 bin varil ek katkı sağladı.
Venezuela, Norveç ve Brezilya: Toplamda günlük yarım milyon varili aşan ek arz sundu.
Amerikan WTI petrolünün, Brent ve Dubai petrolüne göre tarihi seviyede indirimli işlem görmesi, Avrupa ve Asya’daki alıcıların rotasını Amerika kıtasına çevirmesini sağladı.
Trump faktörü ve diplomatik iyimserlik
Piyasa analistlerine göre, petrol fiyatlarının 150-200 dolar bandına fırlamasını engelleyen bir diğer unsur ise Donald Trump’ın sık sık verdiği çözüm sinyalleri. Yatırımcılar, diplomatik bir çözüm ihtimaline hâlâ %50’den fazla şans tanıyor. Nisan başında vadeli kontratlar ile spot fiyatlar arasındaki 25 dolarlık devasa farkın birkaç dolara inmesi, “uzun süreli kriz” fiyatlamasının şimdilik rafa kalktığını gösteriyor.
Yaklaşan tehlike: İhracat yasağı kapıda mı?
Ancak bu denge oldukça hassas bir zeminde duruyor. ABD’de bakım sezonunun bitmesiyle birlikte petrolün iç piyasaya yönelmesi bekleniyor. Özellikle 25 Mayıs (Memorial Day) öncesi benzin fiyatlarının galon başına 5 dolara yaklaşması, Trump yönetimini zor bir karara itebilir.
Haberde, Brent petrol 100 dolar civarındayken %35 olan “ABD rafine ürün ihracat yasağı” ihtimalinin artık %50’nin üzerine çıktığı belirtiliyor. Böyle bir yasağın, küresel enerji piyasalarında yeni ve çok daha sert bir dalgalanma yaratacağı uyarısı yapılıyor.
