ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın ortağı Ziad Ghandour’un şirketini Kerkük-Banyas petrol boru hattı projesine dahil etmek için girişimde bulunduğu belirtildi
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, bir iş ortağına ait şirketin Irak’tan Suriye’ye uzanacak petrol boru hattının geliştirilmesi çalışmalarına katılması için girişimde bulunduğu belirtildi. Konu hakkında bilgi sahibi üç kişinin aktardığı faaliyetlerin, federal etik kurallarını ihlal ediyor olabileceği değerlendiriliyor.
Reuters‘ın haberine göre Irak ve Suriye, temmuz ayında söz konusu şirketin yanı sıra Kaliforniya merkezli yatırım grubu TI Capital, Chevron ve Katarlı UCC Holding’den oluşan bir konsorsiyumla mutabakat zaptları imzaladı.
Anlaşmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki kritik geçiş noktasını devre dışı bırakacak güzergah üzerindeki boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için teknik ve mali çalışmalar yapılmasını öngörüyor.
Barrack’ın iş ortağı projeye nasıl dahil oldu?
Barrack’ın, TI Capital ve şirketin kurucusu Ziad Ghandour ile uzun süredir devam eden bir iş ilişkisi bulunuyor.
Kamuya açık kayıtlara göre Barrack, 2025’teki Senato onay süreci sırasında, Kaliforniya’nın San Francisco kenti yakınlarında bulunan bir gayrimenkul projesinde mali çıkar sahibiydi.
TI Capital tarafından yönetilen ve Ghandour’un üst yöneticiliğini yaptığı girişimden elde edilen karın beşte birine kadarını alma hakkı bulunuyordu. Barrack, söz konusu yatırımı elinde tutmayı planladığını açıklamıştı.
Görüşmeler hakkında doğrudan bilgi sahibi iki kişinin aktardığına göre Barrack, İran’daki savaşın başlamasının ardından Suriyeli ve Iraklı yetkililerle yaptığı temaslarda Ghandour’un şirketinin boru hattı projesine dahil edilmesi için girişimde bulundu.
Anlaşmanın imzalanmasından bir ay önce, 16 Haziran’da Barrack ile Irak Başbakanı Ali el-Zeydi ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, Irak’ın “Kerkük-Banyas Boru Hattı’nın yeniden faaliyete geçirilmesi için TI Capital ile bir mutabakat zaptı üzerinde ilerleme” kararından övgüyle söz edildi.
Açıklamada, boru hattı projesiyle bağlantılı olarak Chevron veya UCC’nin adı geçmedi.
Açıklanan mali detaylar
Diplomatik görevine başlamadan önce Mart 2025’te ABD Hükümet Etik Ofisi’ne mali bildirimde bulunan Tom Barrack, San Francisco yakınlarında dev bir konut projesi yürüten ACD-TI Oakley Investment LLC adlı girişimde hisse sahibi olduğunu beyan etti.
Mali bildirimde Tom Barrack’ın sahip olduğu hissenin büyüklüğüne yer verilmedi ancak şirketin kazancı belirlenen eşiğe ulaştığında karın %20’sini alma hakkı bulunduğu kaydedildi.
Belgede bu kar paylaşımının Barrack’ın sunduğu hizmetler karşılığında yapıldığı ifade edilirken, kendisinin 2024 yılında girişim bünyesinde ücretli danışmanlık yürüttüğü de beyan edildi. Bu danışmanlık karşılığında kendisine ödeme yapılıp yapılmadığı veya yapıldıysa ne kadar ödendiği belirtilmedi.
Kaliforniya eyalet resmi kayıtlarına göre ACD-TI adlı şirket, başında Ghandour’un bulunduğu TI Capital tarafından yönetiliyor.
Öte yandan Barrack, Senato’daki onay oturumundan üç hafta önce, 7 Mart 2025 tarihinde ayrı bir etik anlaşmasına imza attı. Söz konusu belgede Barrack, ACD-TI Oakley’deki payını elden çıkarmak yerine varlıkları arasında tutmaya devam edeceğini beyan etti.
Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakma planı
Yıllardır Irak petrolünü Suriye’nin Akdeniz kıyısına taşıyan tarihi Kerkük-Banyas boru hattı, 1980’lerin başından itibaren zaman zaman devre dışı kaldı. Hat, 2003’teki ABD’nin Irak işgalinden bu yana ise kullanılmıyor.
Hattı yeniden faaliyete geçirmeye yönelik uzun süredir beklemede olan planlar, bu yıl yeni bir ivme kazandı. ABD’nin saldırıları altındaki İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen trafiği kısıtlaması, petrol fiyatlarını yükseltti ve alternatif güzergahlara yönelik ilgiyi artırdı.
Reuters’a ağustos ayında konuşan birkaç kaynak, boru hattının yeniden inşasının en az dört yıl süreceğini ve 15 milyar dolara mal olacağını söyledi.
TI Capital’in projeye katılması fikri mayısta gündeme geldi
Görüşmeye doğrudan tanıklık eden üçüncü bir kaynağın Reuters’a aktardığı bilgilere göre Barrack, TI Capital’in bölgedeki projeye dahil edilmesi fikrini Mayıs ayında Los Angeles’ta düzenlenen Milken Enstitüsü Küresel Konferansı’nda gündeme getirdi.
Bu kritik temas, konferansın resmi programı dışındaki basına kapalı özel bir görüşmede gerçekleşti.
Aynı kişinin belirttiğine göre, ABD’nin İran’la savaşı devam ederken Barrack ve Ghandour da yalnızca davetlilerin katılabildiği bir oturumda yer aldı. İkili burada Orta Doğu’da yeni enerji tedarik hatlarına duyulan ihtiyacı daha genel çerçevede ele aldı.
Barrack’ın Ghandour ile en az 2020’den bu yana ticari ilişkileri bulunuyor. İkili o yıl 250 milyon dolarlık bir özel amaçlı satın alma şirketi (SPAC) kurdu.
Barrack’ın 2021’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin kayıt dışı temsilcisi olarak hareket etmekle suçlanarak tutuklanmasının ardından şirket feshedildi. Barrack, 2022’de suçlamalardan beraat etti.
Irak kabinesi, temmuz ayının ilerleyen günlerinde TI Capital’i, UCC Holding ve ConocoPhillips ile birlikte başka bir konsorsiyuma dahil etti. Konsorsiyumun amacı, Irak’ın henüz geliştirilmemiş en büyük doğal gaz rezervlerinden biri olan Akkas sahasını değerlendirmek.
TI Capital, internet sitesinde Suriye’nin Tartus Limanı’ndaki projelerde yer aldığını öne sürüyor ancak ayrıntı vermiyor. Suriye Limanlar İdaresi, TI Capital’in Tartus’taki faaliyetleri hakkındaki sorulara yanıt vermedi. Reuters da şirketin buradaki rolünü doğrulayamadı.
ConocoPhillips ise yorum talebine karşılık vermedi.
Barrack’a yakın bir kaynağın aktardığına göre büyükelçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak ve Suriye’yi ABD eksenine yakınlaştırmayı hedefleyen bölgesel stratejisini hayata geçirmede Ghandour’un kilit bir rol oynayacağına inanıyor.
Söz konusu kişi, “Ziad seçilmiş kişi. Barrack tarafından bizzat seçildi” değerlendirmesini yaptı.
