İran ile ABD, 26 Şubat tarihinde Cenevre’de yeniden masaya oturacak. Bu çerçevede Tahran yönetimi, nükleer müzakerelerde yaptırımların kaldırılması karşılığında uranyum stokunu azaltmayı ve ABD’li şirketlere enerji yatırımı açmayı teklif etti
İran, olası bir Amerikan askeri müdahalesini önlemek ve ekonomiyi sarsan yaptırımların kaldırılmasını sağlamak amacıyla, nükleer programında tavizler vermeye hazır olduğunu duyurdu.
Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında elindeki kritik stokları azaltmayı ve ABD’li şirketlere enerji sektöründe yatırım kapılarını açmayı teklif ettiğini belirtti.
Tahran’ın masadaki yeni teklifleri ve uranyum tavizi
Geçtiğimiz hafta sonuçlanan ve tarafların uzlaşmaktan uzak göründüğü iki tur müzakerenin ardından, Tahran’ın diplomasiyi canlı tutmak için yeni bir paket sunduğu ifade ediliyor. İranlı yetkilinin aktardığı bilgilere göre Tahran, en yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum stokunun yarısını yurt dışına göndermeyi, kalan kısmını ise seyreltmeyi ciddi şekilde değerlendiriyor.
Buna ek olarak İran, bölgesel bir zenginleştirme konsorsiyumu kurulması fikrine de katılabileceğini vurguladı. Bu adımların temel şartı ise ABD’nin, İran’ın “barışçıl nükleer zenginleştirme” hakkını tanıması ve ekonomik yaptırımları tamamen kaldırması olarak öne çıkıyor.
ABD’li enerji devlerine yatırım daveti
Müzakerelerdeki en çarpıcı gelişme, Tahran’ın onlarca yıldır süren anlaşmazlığı çözmek adına sunduğu ekonomik iş birliği teklifi oldu. Yetkili, ABD’li şirketlerin İran’ın devasa petrol ve doğalgaz endüstrisinde yüklenici olarak yer alabileceğini ve ciddi yatırım fırsatları elde edebileceğini belirtti.
“Müzakere edilen ekonomik paket dahilinde, ABD’ye İran petrol endüstrisinde ciddi yatırım ve somut ekonomik çıkarlar için fırsatlar sunuldu” diyen yetkili, ABD’nin bir ekonomik ortak olabileceğini ancak kaynakların kontrolünün İran’da kalacağını vurguladı.
Beyaz Saray ise söz konusu tekliflerle ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
Yaptırımların kaldırılması için ‘mantıklı takvim’ beklentisi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar günü yaptığı açıklamada, Perşembe günü Cenevre’de ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşmeyi beklediğini ve diplomatik çözüm şansının hala mevcut olduğunu belirtti.
Ancak Arakçi, yaptırımların kaldırılma mekanizması konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu, “mantıklı ve karşılıklı çıkarlara dayalı bir yol haritası” gerektiğini ifade etti.
Bölgesel gerilim ve askeri riskler
Müzakereler, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri kapasitesini artırdığı bir atmosferde yürütülüyor. Washington, İran’ın nükleer faaliyetlerini silah üretimine giden bir yol olarak görürken; Tahran nükleer silah arayışında olduğunu reddediyor ve saldırıya uğraması durumunda bölgedeki ABD üslerini vurmakla tehdit ediyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) verilerine göre İran’ın elinde, silah saflığına çok yakın olan %60 oranında zenginleştirilmiş 440 kilogramdan fazla uranyum bulunuyor. İran’ın dini liderinin danışmanı Ali Laricani, nükleer silah peşinde olmadıklarını kanıtlamak için geniş kapsamlı UAEA denetimlerine izin vermeye hazır olduklarını belirtti.
Ancak uydu görüntüleri, İran’ın daha önce saldırıya uğrayan bazı tesislerinde beton kalkanlar inşa ederek çalışmalarını sürdürdüğünü gösteriyor.
Arka plan ve gelecek beklentileri
Washington, nükleer kısıtlamaların yanı sıra İran’ın uzun menzilli balistik füze programını durdurmasını ve bölgedeki vekil güçlerine desteği kesmesini de talep ediyor. Tahran, füze programını tartışmayı reddetse de bölgesel vekil güçler meselesinin bir “kırmızı çizgi” olmayabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, İran yönetiminin bu müzakerelerle zaman kazanmaya, olası bir askeri saldırıyı savuşturmaya ve nükleer tesislerini güçlendirmeye çalıştığını değerlendiriyor.
Perşembe günü yapılması planlanan Cenevre görüşmesi, tarafların askeri bir çatışmaya mı yoksa geçici bir anlaşmaya mı yöneleceğini belirleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor.
