Reuters | İran savaşı şirketlere en az 25 milyar dolara mal oldu: Zararın boyutu Trump’ın gümrük vergilerine yaklaştı

IMG_3106

Şirketler, hızla yükselen enerji fiyatları, bozulan tedarik zincirleri ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısı nedeniyle kesintiye uğrayan ticaret rotalarıyla mücadele ediyor

ABD ve İsrail’in İran’la yürüttüğü savaş, dünya genelindeki şirketlere şimdiden en az 25 milyar dolarlık ek maliyet yarattı.

Reuters’ın, ABD, Avrupa ve Asya’da borsaya kote şirketlerin savaşın başlamasından bu yana yaptığı açıklamaları inceleyen analizi, küresel iş dünyasının karşı karşıya kaldığı ağır tabloyu ortaya koydu.

Analize göre en az 279 şirket, savaşın mali etkisini sınırlamak için savunma amaçlı adımlar attığını açıkladı. Bu önlemler arasında fiyat artışları ve üretim kesintileri yer alıyor. Bazı şirketler temettü ödemelerini ya da hisse geri alım programlarını askıya alırken, bazıları çalışanlarını zorunlu izne çıkardı, yakıt ek ücretleri getirdi veya hükümetlerden acil destek talebinde bulundu.

COVID-19 pandemisi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından iş dünyasını sarsan küresel krizler zincirine eklenen bu son gelişme, yılın geri kalanına ilişkin beklentileri de zayıflatıyor. Çatışmanın sona ermesine yönelik yakın vadede bir anlaşma umudu ise zayıf görünüyor.

Beyaz eşya üreticisi Whirlpool’un CEO’su Marc Bitzer, şirketin yıllık beklentilerini yarıya indirmesi ve temettü ödemesini askıya almasının ardından analistlere yaptığı değerlendirmede, “Sanayideki bu daralma seviyesi, küresel finans krizinde gördüğümüze benziyor; hatta diğer durgunluk dönemlerinden daha ağır” dedi.

Analistler, büyümenin yavaşlamasıyla şirketlerin fiyat belirleme gücünün zayıflayacağını, sabit maliyetlerin daha zor karşılanacağını ve bunun ikinci çeyrekten itibaren kâr marjlarını baskılayacağını belirtiyor. Uzun süreli fiyat artışlarının ise enflasyonu körükleyerek zaten kırılgan olan tüketici güvenine zarar verebileceği uyarısı yapılıyor.

Bitzer, tüketici davranışlarındaki değişime dikkat çekerek, “Tüketiciler yeni ürün almak yerine mevcut ürünlerini tamir etmeyi tercih ediyor” diye konuştu.

Savaşın maliyeti büyüyor: Hammadde ve enerji fiyatları şirketleri zorluyor

Artan maliyet baskısı yalnızca Whirlpool ile sınırlı değil. Procter & Gamble, Malezyalı prezervatif üreticisi Karex ve Toyota gibi şirketler de savaş üçüncü ayına girerken artan ekonomik yük konusunda uyarıda bulundu.

İran’ın, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatması, petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıdı. Bu seviye, savaş öncesine kıyasla yüzde 50’den fazla artış anlamına geliyor.

Boğazın kapanması, deniz taşımacılığı maliyetlerini yükseltirken, hammadde tedarikini daralttı ve küresel ticaret için kritik öneme sahip sevkiyat rotalarını sekteye uğrattı. Gübre, helyum, alüminyum, polietilen ve diğer temel sanayi girdilerinin tedarikinde aksaklıklar yaşandığı belirtildi.

Reuters’ın incelediği şirketlerin yaklaşık beşte biri, savaş nedeniyle mali olarak olumsuz etkilendiklerini açıkladı.

İnceleme kapsamındaki şirketler kozmetik, lastik, deterjan üreticilerinden kruvaziyer işletmecilerine ve havayolu şirketlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Şirketlerin çoğunluğu, enerji maliyetlerinin zaten yüksek seyrettiği İngiltere ve Avrupa merkezli firmalardan oluşurken, yaklaşık üçte biri ise Orta Doğu petrolü ve yakıt ürünlerine yüksek derecede bağımlı olan Asya merkezli şirketlerden oluştu.

Şirketlerin savaş faturası, Trump’ın gümrük vergilerine yaklaşmış durumda

Ortaya çıkan maliyetin büyüklüğünü karşılaştırmak gerekirse, geçen yıl ekim ayına kadar yüzlerce şirket, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025’te uygulamaya koyduğu gümrük vergileri nedeniyle 35 milyar doların üzerinde ek maliyet bildirmişti.

İran savaşı kaynaklı maliyet ise şimdiden bu seviyeye yaklaşmış durumda.

Savaşla bağlantılı maliyetlerin en büyük bölümünü havayolu şirketleri oluşturuyor.

Jet yakıtı fiyatlarının neredeyse iki katına çıkmasıyla birlikte, havacılık sektörünün toplam yükü yaklaşık 15 milyar dolara ulaştı. Krizin uzamasıyla birlikte diğer sektörlerden de uyarılar artıyor.

Japon otomotiv devi Toyota, savaşın şirkete 4,3 milyar dolarlık darbe vurabileceğini açıklarken, Procter & Gamble vergi sonrası kârında 1 milyar dolarlık kayıp öngördü.

Hızlı servis restoran zinciri McDonald’s da bu ay yaptığı açıklamada, tedarik zincirindeki kesintiler nedeniyle uzun vadeli maliyet enflasyonunun artmasını beklediğini duyurdu. Bu tür değerlendirmeler yakın zamana kadar daha çok sanayi şirketlerinin bilanço toplantılarında gündeme geliyordu.

McDonald’s CEO’su Chris Kempczinski, artan yakıt fiyatlarının özellikle düşük gelirli tüketicilerin harcamalarını baskıladığını belirterek, “Şu anda gördüğümüz temel sorun yüksek akaryakıt fiyatları” şeklinde konuştu.

Petrol fiyatlarındaki artış sanayi şirketlerini zorluyor

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, özellikle Orta Doğu’daki petrokimya tedarikine bağımlı şirketler üzerinde baskıyı artırıyor. Sanayi, kimya ve hammadde sektörlerinden yaklaşık 40 şirket, artan maliyetler nedeniyle fiyat artışına gitmeyi planladıklarını açıkladı.

Newell Brands Mali İşler Direktörü Mark Erceg, bu ay yaptığı açıklamada petrol fiyatlarında varil başına her 5 dolarlık artışın şirkete yaklaşık 5 milyon dolar ek maliyet getirdiğini söyledi.

Alman lastik üreticisi Continental ise yükselen petrol fiyatlarının hammadde maliyetlerini artırması nedeniyle ikinci çeyrekten itibaren en az 100 milyon euro (117 milyon dolar) ek yükle karşılaşmayı bekliyor.

Continental yöneticisi Roland Welzbacher, mali etkinin şirket bilançolarına birkaç aylık gecikmeyle yansıyacağını belirterek, “Muhtemelen ikinci çeyreğin sonlarında etkisini görmeye başlayacağız, yılın ikinci yarısında ise tam anlamıyla hissedilecek” dedi.

Savaşın etkisi henüz bilançolara tam yansımadı

Şirket kârlılıkları ilk çeyrekte güçlü seyrini korusa da, analistler savaşın mali etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hale geleceğini belirtiyor. Enerji maliyetlerindeki artış ve enflasyon kaynaklı tahvil getirilerindeki yükselişe rağmen S&P 500 gibi büyük endekslerin yeni zirvelere çıkabilmesinde, ilk çeyrek bilançolarındaki dayanıklılık etkili oldu.

Ancak FactSet verilerine göre, 31 Mart’tan bu yana S&P 500 şirketleri için ikinci çeyrek net kâr marjı beklentileri aşağı yönlü revize edildi. Sanayi şirketlerinde beklentiler 0,38 puan, tüketiciye yönelik isteğe bağlı harcama şirketlerinde 0,14 puan, temel tüketim ürünleri şirketlerinde ise 0,08 puan düşürüldü.

Goldman Sachs analistleri, Avrupa’nın STOXX 600 endeksinde işlem gören şirketlerin ikinci çeyrekten itibaren marj baskısıyla karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Analistlere göre, şirketlerin artan maliyetleri tüketiciye yansıtması zorlaşırken, riskten korunma (hedging) mekanizmalarının sağladığı koruma da sona ermeye başlıyor.

UBS Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Gerry Fowler, otomotiv, telekomünikasyon ve ev ürünleri gibi tüketiciye dönük sektörlerde önümüzdeki 12 aya ilişkin kâr beklentilerinin yüzde 5’in üzerinde aşağı çekildiğini söyledi.

Japonya’da da analistler, mart sonundan bu yana ikinci çeyrek kâr büyümesi beklentilerini yarıya indirerek yüzde 11,8 seviyesine çekti. Cordoba Advisory Partners CEO’su Rami Sarafa, “Kârlılıktaki asıl darbe henüz çoğu şirketin finansal sonuçlarına yansımış değil” dedi.

Exit mobile version