ABD Dışişleri Bakanı Rubio “iyi bir anlaşma ya da başka bir yol” seçeneklerini sunarken İran da imzanın yakın olmadığını vurguladı. Üç aylık savaşın gölgesinde Hürmüz Boğazı müzakeresi kritik eşikte
Reuters‘ın haberine göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi’de gazetecilere yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Donald Trump’ın pazar günü temsilcilerine herhangi bir İran anlaşmasına acele etmemelerini söylediğini belirtmesinin ardından, Washington’ın alternatifleri araştırmaya geçmeden önce diplomasiye her şansı vereceğini ifade etti.
Rubio, “İran’ın boğazı açma, Hürmüz Boğazı’nı açık tutma, nükleer meselede gerçek ve önemli, süre sınırlı bir müzakere sürecine girme kapasitesi açısından masada oldukça sağlam bir şey var ve umarım bunu başarabiliriz” dedi. Trump ise Truth Social’da yaptığı paylaşımda anlaşmanın ya “büyük ve anlamlı” olacağını ya da “hiç olmayacağını” yazdı.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bakai, pazartesi günü düzenlediği haftalık brifingde pek çok konuda uzlaşıya varıldığını kabul etmekle birlikte bunun “bir anlaşmayı imzalamaya yakın olduğumuz” anlamına gelmediğini vurguladı.
Bakai, müzakere masasındaki olası mutabakat muhtırasının 14 maddeden oluştuğunu ve odak noktasının savaşı ile ABD’nin Hürmüz Boğazı’na uyguladığı deniz ablukasını sona erdirmek karşılığında İran’ın stratejik su yolundan güvenli geçişi güvence altına alacak adımlar atması olduğunu aktardı. Bakai, nükleer meselenin şu aşamada müzakere gündeminde yer almadığını; çerçeve anlaşmanın imzalanması halinde bu konunun 60 günlük ayrı bir müzakere sürecinde ele alınacağını da sözlerine ekledi.
ABD ve İran neden anlaşamıyor?
Bakai, olası anlaşmanın boğazın yönetimine ilişkin somut ayrıntılar içermediğini belirtti. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin aktığı Hürmüz Boğazı’nda gemilerden geçiş ücreti alınmayacağını söyleyen İran’lı sözcü, ancak karşı kıyıyı paylaşan Umman’la üzerinde mutabık kalınacak bir protokol çerçevesinde seyir güvenliği ve çevre koruma gibi hizmetler karşılığında bir bedel uygulanacağını ifade etti.
Boğaz, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırı başlatmasından bu yana fiilen kapalı durumda. Boğazın kapanması petrol fiyatlarında sert bir yükselişe yol açtı ve yakıt, gübre ile gıda maliyetlerini yukarı taşıyan bir enerji krizini beraberinde getirdi. ABD ile İran’ın bir barış anlaşmasına yaklaştığına dair artan iyimserlik pazartesi günü petrol fiyatlarının yüzde 4’ün üzerinde gerilemesine ve iki haftanın en düşük seviyesine inmesine neden oldu.
İki taraf arasında çözüme kavuşturulamamış birçok zorlu mesele bulunuyor: İran’ın nükleer çıkarları, İsrail’in Hizbullah’a karşı Lübnan’daki savaşı ve Tahran’ın yabancı bankalardaki onlarca milyar dolarlık dondurulmuş petrol gelirlerinin serbest bırakılmasına yönelik talepleri başı çekiyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Hemmati’nin, Tahran’da bir Katar heyetiyle yürütülen müzakerelerin ardından dondurulmuş fonların çözümüne ilişkin görüşmeler için Katar’a gittiği İran medyasına yansıdı. İranlı kaynaklar ise ilerleyen aşamalarda yüksek zenginleştirilmiş uranyum stoğuna ilişkin anlaşmazlığı gidermek için BM nükleer denetim kuruluşunun gözetiminde malzemenin seyreltilmesi de dahil olmak üzere “uygulanabilir formüller” bulunabileceğini Reuters’a aktardı.
Kırılgan ateşkes
Trump, savaşın ABD enerji fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle düşen onay oranları ve kongrenin savaş yetkilerini kısıtlama çabalarıyla boğuşurken ABD ve İsrail’in başlattığı çatışmayı sona erdirecek bir anlaşma ihtimalini defalarca ön plana çıkardı. Nisan ayı başından bu yana kırılgan bir ateşkes yürürlükte. Trump, müzakerelerin yürütülüşüne ve İran’la uzlaşmaya hazır görünmesine yönelik eleştirilere karşı çıktı: “İran’la bir anlaşma yaparsam iyi ve doğru bir anlaşma olacak… Bu nedenle hiçbir şey bilmedikleri konuda eleştiri yapan kaybedenleri dinlemeyin” diye yazdı.
ABD-İsrail’in İran’a yönelik bombardımanı nisan ayı başında askıya alınmadan önce binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. İsrail, Hizbullah’ı hedef alarak işgal ettiği Lübnan’da da binlerce kişiyi öldürdü ve yüz binlercesini yerinden etti. İran’ın İsrail ve komşu Körfez devletlerine yönelik saldırılarında ise onlarca kişi hayatını kaybetti.
