Arjantin’in Patagonya bölgesinde Magellan penguenleri, uçamayan kuşlar olmasına rağmen pumalar için yeni bir av kaynağı haline geldi.
Alexa Robles-Gil / New York Times
Güney denizlerinde yaşayan penguenler, foklar tarafından avlanmaktan ya da orkalar tarafından yakalanmaktan endişe duyar. Karada ise güvenliklerini sayılarında bulabilirler. Ancak Arjantin’in Patagonya bölgesinde, uçamayan bu deniz kuşları, beklenmedik bir kara yırtıcısının hedefi haline geliyor; pumalar.
Iowa Eyalet Üniversitesi’nden vahşi yaşam ekoloğu Jake Goheen ise pumaların penguen avlaması ile ilgili konuştu. Goheen, pumaların genellikle otlayan memelileri tercih ettiğini ve Magellan penguenleri gibi küçük kuşlarla ilgilenmediklerini belirtti:
“Bu, büyük yırtıcıların ne kadar esnek davranabileceğine dair olağanüstü bir örnek.”
Patagonya’da pumaların geri dönüşü
Yüzyılın başlarında, yaygın koyun çiftlikleri Patagonya’daki pumaları bölgeden uzaklaştırdı. Pumaların yokluğunda, çoğunlukla okyanus adalarında yaşayan Magellan penguenleri, Arjantin kıyısında büyük üreme kolonileri kurdu. Koruma çalışmaları pumaları yeniden bölgeye getirdi ve bu durum, penguenler ile pumalar arasında yeni etkileşimlerin başlamasına zemin hazırladı.
Araştırmanın baş yazarı ve ekoloğu Mitchell Serota, Magellan penguenlerinin yeni bir besin kaynağı olarak pumaların davranışlarını nasıl değiştirdiğini ve pumaların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamak istedi.
Serota, araştırmayı Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de yürüttü. Ekip, Monte Leon Ulusal Parkı’nda 14 pumaya GPS tasması taktı ve 2019-2023 yılları arasında veri topladı. Penguenler göçmen kuşlar olduğundan ve parkta yılda yaklaşık altı ay bulunduklarından, bilim insanları pumaların mevsimler boyunca nasıl hareket ettiğini ve birbirleriyle nasıl etkileştiğini takip etti.
Pumaların davranışlarındaki değişiklik ne?
Araştırmada, pumaların penguen kolonisine yakın geçirdikleri süre arttıkça davranışlarının değiştiği görüldü. Penguen avlayan pumalar, avlamayan pumalara kıyasla daha küçük bölgelerde yaşarken, koloninin çevresinde birbirleriyle daha sık etkileşime girdiler.
Washington Üniversitesi’nden vahşi yaşam ekoloğu Briana Abrahms, Monte Leon’un kuzeyinde bir penguen kolonisini incelemiş ve pumaların penguenlere saldırılarının nadir olduğunu düşünmüştü. Ancak Abrahms, şunları söyledi:
“Başta şaşırdım, ama tamamen mantıklı. Bu penguenler üzerinde ne kadar çok avlanma olduğunu ve pumaların bu yeni besin kaynağına ne kadar hızlı adapte olduğunu görmek şaşırtıcı.”
Yüksek puma yoğunluğu
Araştırmacılar, GPS takip verilerini kamera tuzaklarıyla birleştirdiklerinde, Serota’ya göre, belirli bir bölgede şimdiye kadar belgelenmiş en yüksek puma yoğunluğunu tespit etmiş olabilirler. Pumalar genellikle yalnız hayvanlardır; ancak bu alandaki yoğunluk, diğer bölgelerde gözlemlenenin yaklaşık iki katıydı ve bu da büyük kedilerin etkileşimlerini artırdı.
Serota, durumun boz ayıların somon avlarken birbirlerini tolere etmesine benzediğini söyledi:
“Penguenler pumalar için benzer bir etki yaratıyor. Besin, yırtıcıları bir araya getirebiliyor.”
Ekosistem üzerindeki etkileri ne?
Ekosistemdeki değişiklikler, yırtıcıların yiyeceklerini ne zaman, nerede ve nasıl elde ettiklerini etkileyebilir ve daha geniş ekolojik sonuçlar doğurabilir. Bölgedeki pumalar genellikle guanaco adını verilen lama benzeri otçulları avlıyordu.
Serota, “Pumalar ve guanacolar bölgedeki baskın yırtıcı-av ilişkisini oluşturuyor. Pumaların hareket ve avlanma biçimindeki değişiklikler, büyük zincirleme etkiler yaratabilir,” dedi.
Savunmasız penguenler, pumalar için kolay bir av olduğu için, bu zincirleme tepkinin bir parçası haline gelebilir. Goheen, “Gelecekte penguenler tekrar çoğunlukla okyanus adalarında yaşamaya geri döner mi, bunu göreceğiz,” dedi.
Yeni etkileşimler ve koruma
Serota, araştırmanın yeni bir yırtıcı-av ilişkisi olan puma-penguen etkileşiminin ekosistemi dönüştürdüğünü gösterdiğini belirtti:
“Bugünün değişmiş manzaralarında vahşi yaşamı geri getirmek, ekosistemleri geçmişe sarmak anlamına gelmez.
Tamamen yeni etkileşimler yaratabilir ve hayvan davranışlarını, popülasyonlarını beklenmedik şekilde şekillendirebilir.”
Bilimsel literatürde yaygın bir varsayım, büyük yırtıcıları ekosistemlere geri getirmenin ekosistemi geçmiş haline döndürebileceğidir. Ancak yırtıcıların yok olduğu süre boyunca, diğer faktörler de değişmiştir.
Goheen, “Yırtıcıları, yerel olarak yok oldukları ekosisteme geri getiriyorsunuz, ama o ekosistem artık eski hâline benzemiyor. Hayvanlar yeni durumlarla başa çıkmak zorunda,” değerlenirmesinde bulundu ve ekledi:
‘Bunu kabul etmeliyiz ve halka ‘Yırtıcıları geri getirirsek, ekosistem için zincirleme tüm faydalar otomatik olarak ortaya çıkacak’ şeklinde sunmamalıyız. Yırtıcıları, hak ettikleri için ve biz onları yok ettiğimiz için geri getirmeliyiz’
