Politico’dan Epstein analizi | Epstein skandalı Avrupa’da siyasetçileri deviriyor, ABD’de ise kimse hesap vermiyor

IMG_8723

Politico’nun analizine göre Jeffrey Epstein’e dair yeni belgeler Avrupa’da üst düzey isimlerin görevden alınmasına ve istifalara yol açarken, ABD’de aynı dosyalar ciddi bir siyasi bedel üretmiyor. Skandal, iki yakadaki hesap verebilirlik farkını yeniden görünür kılıyor

Jeffrey Epstein’e ilişkin yeni belge ve e-postaların kamuoyuna yansıması, Avrupa siyasetinde zincirleme sonuçlar doğururken, ABD’de dikkat çekici bir sessizlik hâkim. Politico yazarı Daniel Lippman’ın analizine göre, aynı skandal Avrupa’da kariyerleri sona erdirirken, Washington’da siyasi sistemi neredeyse hiç sarsmıyor.

Avrupa’da Epstein’le temasları ortaya çıkan isimler hızla görevden alınıyor ya da istifa ediyor. Norveç’te bir üst düzey diplomat açığa alınırken, eski bir başbakan hakkında polis soruşturması başlatıldı. Birleşik Krallık’ta ise eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson, Epstein’le ilişkileri nedeniyle önce görevinden alındı, ardından Lordlar Kamarası’ndan istifa etti. Mandelson’un Epstein’le piyasa hassasiyeti taşıyan bilgileri paylaştığı iddiaları halen inceleniyor.

Skandalın en sembolik sonuçlarından biri, Prens Andrew’un tüm kraliyet unvanlarını ve resmi ayrıcalıklarını kaybetmesi oldu. Eski eşi Sarah Ferguson’un kurduğu yardım kuruluşu ise, Epstein’i öven e-postaların ortaya çıkmasının ardından süresiz olarak kapatıldı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Epstein mağdurlarından kamuoyu önünde özür dileyerek, “Güç sahibi olan çok fazla insan sizi yüzüstü bıraktı” dedi.

Atlantik’in diğer yakasında tablo farklı

Ancak Atlantik’in diğer yakasında tablo farklı. Epstein’le ilişkileri belgelenmiş çok sayıda isim, ABD’de görevlerini sürdürmeye devam ediyor. Başkan Donald Trump, Epstein’le geçmişte tanışıklığı olduğunu kabul etse de suçlamaları reddediyor; Cumhuriyetçi Parti ise büyük ölçüde başkanın etrafında kenetlenmiş durumda.

Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Epstein’le sanılandan daha yakın temasını gösteren yazışmalara rağmen kabinedeki konumunu koruyor. Goldman Sachs yönetimi, Epstein’le ilişkileri nedeniyle eleştirilen şirketin hukuk müşaviri Kathryn Ruemmler’a açık destek veriyor.

Akademi ve medya dünyasında adı geçen bazı figürler için de sonuç, yalnızca “itibar zedelenmesi” ile sınırlı kalıyor.

ABD’de ‘skandala bağışıklık’ gelişiyor

Politico’ya konuşan eski diplomatlar ve hukukçular, bu durumu ABD’de giderek normalleşen bir “skandala bağışıklık” haliyle açıklıyor. Eski Çekya Büyükelçisi Norm Eisen, Trump döneminde şekillenen bu kültürün etkisine dikkat çekerek, “Utanç duyması gerekenler kabuklarına çekiliyor. ABD’de skandal artık kariyer bitirmiyor” diyor.

Eski Danimarka Büyükelçisi Rufus Gifford ise sorunun yalnızca Trump’la sınırlı olmadığını savunuyor: “Trump bir neden değil, daha büyük bir sorunun semptomu olabilir. Avrupa’da gördüğümüz hesap sorma refleksi, ABD’de neden yok, bunu sormamız gerekiyor.”

Politico’ya göre Epstein dosyası, yalnızca bireysel ilişkileri değil, Avrupa ile ABD arasındaki siyasi etik ve hesap verebilirlik farkını da açığa çıkarıyor. Avrupa’da skandal bir temizlik süreci doğururken, ABD’de aynı belgeler çoğu zaman siyasi gürültü içinde etkisizleşiyor.

Exit mobile version