Sırbistan’da hükümete karşı protestoların bastırılmasında “ses silahı” kullanıldığı iddiaları yeni belgelerle yeniden gündemde. POLITICO’nun ulaştığı resmi evraklara göre Belgrad yönetimi, Rusya’nın istihbarat servisi FSB ile birlikte köpekler üzerinde yüksek desibelli ses silahları test etti.
Sırbistan, son on yılların en büyük toplumsal hareketlerinden birine sahne oluyor. Bir yılı aşkın süredir on binlerce, zaman zaman yüz binlerce kişi ülke genelinde sokaklara çıkarak Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić yönetimine karşı protestolar düzenliyor. Ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk iddiaları ve otoriterleşme suçlamaları, bu protestoların ana eksenini oluşturuyor.
15 Mart 2025’te Belgrad’da düzenlenen ve ülke tarihinin en kalabalık gösterilerinden biri olarak kayda geçen miting sırasında, kentin ana bulvarında aniden kulakları sağır eden bir ses yankılandı. Görüntülerde, sesin kalabalık içinde dalga gibi yayıldığı, insanların panik içinde yere çömeldiği ve kaçıştığı görülüyor.
Göstericiler hastanelere mide bulantısı, baş dönmesi, kusma ve şiddetli baş ağrısı şikâyetleriyle başvurdu. Tanıklar sesi “üstlerine doğru gelen bir lokomotif” ya da “aynı anda hızlanan onlarca motosiklet” olarak tarif etti.
Hükümet ise ilk andan itibaren ses silahı kullanıldığı iddialarını reddetti. İçişleri Bakanı Ivica Dačić, “ses topu dahil hiçbir yasadışı aracın kullanılmadığını” savundu. Vučić ise iddiaları “brüt bir yalan” olarak niteleyerek kısa sürede kapsamlı bir soruşturma yapılacağını açıkladı.
Rus FSB raporu ve tartışmalı soruşturma
Protestodan yaklaşık bir ay sonra Sırbistan İstihbarat Teşkilatı (BIA), Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) hazırlattığı bir raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, protestolar sırasında yüksek desibelli ses cihazlarının kullanılmadığı ve kalabalık üzerinde “psikolojik, fiziksel ya da ahlaki bir etki” yaratılmadığı iddia edildi.
Bu rapor, Sırbistan’ın Avrupa Birliği’nin “en saldırgan rakibi” olarak tanımladığı Rusya ile güvenlik alanındaki derin işbirliğini bir kez daha gözler önüne serdi. AB’ye aday bir ülke olan Sırbistan’ın, iç protestolarla ilgili bir soruşturmada Rus istihbaratına başvurması Brüksel’de de soru işaretleri yarattı.
Rus FSB raporu ve tartışmalı soruşturma
Protestodan yaklaşık bir ay sonra Sırbistan İstihbarat Teşkilatı (BIA), Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) hazırlattığı bir raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, protestolar sırasında yüksek desibelli ses cihazlarının kullanılmadığı ve kalabalık üzerinde “psikolojik, fiziksel ya da ahlaki bir etki” yaratılmadığı iddia edildi.
Bu rapor, Sırbistan’ın Avrupa Birliği’nin “en saldırgan rakibi” olarak tanımladığı Rusya ile güvenlik alanındaki derin işbirliğini bir kez daha gözler önüne serdi. AB’ye aday bir ülke olan Sırbistan’ın, iç protestolarla ilgili bir soruşturmada Rus istihbaratına başvurması Brüksel’de de soru işaretleri yarattı.
Yasal izin yok, etik onay yok
Belgeler, deneylerin Sırbistan yasalarına aykırı biçimde yapılmış olabileceğine işaret ediyor. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığı’nın yazılı beyanında, bu tür hayvan deneyleri için kendilerine herhangi bir izin başvurusu yapılmadığı açıkça ifade ediliyor.
Bakanlık, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin önceden kayıt altına alınması, etik kurul onayından geçmesi ve ilgili kurumların iznini alması gerektiğini vurguluyor. Üstelik Sırbistan Hayvan Refahı Yasası, silah ve askeri ekipman testlerinde hayvan kullanımını açık biçimde yasaklıyor.
İnsan hakları avukatı Danilo Ćurčić, bu uygulamaların “deney değil, doğrudan hayvanlara yönelik kötü muamele” kapsamına girdiğini söylüyor.
Muhalefet: “Amaç protestolarda silah kullanımını örtbas etmek”
Muhalefet cephesine göre köpekler üzerindeki bu testler, Mart ayındaki protestolarda ses silahı kullanıldığı iddialarını çürütmek için sonradan kurgulanmış bir örtbas girişimi.
Muhalif siyasetçi Radomir Lazović, “Geçen yıl binlerce insan bu silahın etkisini doğrudan yaşadı. Şimdi bunu inkâr etmek için köpekler üzerinde deney yapıyorlar” diyor.
FSB’nin raporunda ise deneyler sırasında köpeklerde herhangi bir davranış değişikliği gözlenmediği ve hayvanların üç gün sonra kontrol edildiğinde sağlık sorununa rastlanmadığı iddia ediliyor.
AB adayı bir ülke, Rus güvenlik ağı
Bu olay, Sırbistan’ın bir yandan AB üyeliğini hedeflerken diğer yandan Rusya ile istihbarat ve güvenlik alanında ne kadar iç içe geçtiğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Belgrad’ın Moskova’ya bu ölçüde bağımlı olması, hem ülke içindeki demokratik gerilimleri hem de AB ile ilişkileri daha da karmaşık hale getiriyor.
Protestolar sürerken ortaya çıkan bu belgeler, yalnızca bir güvenlik skandalını değil, aynı zamanda Sırbistan’da devlet gücünün vatandaşlara karşı nasıl kullanıldığına dair daha geniş bir tartışmayı da tetiklemiş durumda.
