Politico | Merz Almanya’da sarsıldıkça AB panik oluyor: Kıtanın en büyük ekonomisi Brüksel’de strateji değiştirebilir

IMG_9469

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ülkesindeki siyasi desteğinin zayıflaması, Brüksel’de Almanya’nın AB politikalarındaki rolüne ilişkin senaryoların tartışılmasına yol açtı. Bazı hükümetler, Merz’in görevden ayrılması ihtimalinin AB karar alma süreçlerine etkisini değerlendirmeye başladı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ülkesindeki siyasi desteğinin zayıflaması, Avrupa Birliği başkentlerinde Almanya’nın AB politikalarındaki rolüne ilişkin senaryoların tartışılmasına yol açtı. Politico’ya konuşan diplomat ve yetkililere göre bazı hükümetler, Merz’in görevden ayrılması ihtimalinin AB politikalarına etkisini değerlendirmeye başladı.

Merz, Avrupa Birliği’nin en büyük ekonomisinin başında bulunmasının yanı sıra, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayan yaklaşık 2 trilyon euroluk bütçesi üzerindeki müzakerelerde önemli bir aktör.

Almanya, İsveç, Finlandiya, Danimarka, Avusturya ve Hollanda ile birlikte bütçenin küçültülmesini savunurken, Polonya ve Romanya gibi net alıcı ülkeler mevcut paylarını korumaya çalışıyor.

Ancak Merz’in Almanya’daki siyasi zayıflığı, Brüksel’deki müzakerelerde daha sert bir tutuma yönelmesine neden olabilir. İki diplomat, başbakanın iç politikadaki konumunu güçlendirmek için AB bütçesinde daha büyük kesintiler konusunda ısrar edebileceğini söyledi. Merz’in yerine geçecek bir ismin de ondan daha esnek davranmasının beklenmediği belirtiliyor.

Koalisyon anlaşmazlıkları Brüksel’e yansıyor

Merz’in CDU/CSU ile SPD arasındaki koalisyonunda yaşanan görüş ayrılıkları, Almanya’nın AB politikalarında ortak bir çizgi oluşturmasını da zorlaştırıyor. Otomobillerde içten yanmalı motorların aşamalı olarak kaldırılması konusunda CDU çevresindeki bakanlar düzenlemenin gevşetilmesini isterken, SPD kanadı yeşil politikaların korunmasından yana tutum aldı.

Benzer bir belirsizlik, çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin AB çapındaki düzenleme tartışmalarında yaşandı. Merz yılın başında çocukların sosyal medyaya erişimine yaş sınırı getirilmesini desteklese de Almanya hükümeti aylar boyunca hangi yaş sınırını savunacağı konusunda uzlaşamadı.

Almanya’nın Avrupa politikasındaki bir diğer önceliği ise sanayinin rekabet gücü.

Merz, ABD ve Çin ile rekabet karşısında Avrupa ağır sanayisinin korunmasını AB gündeminin üst sıralarına taşımaya çalışıyor. EY analizine göre Almanya geçen yıl yaklaşık 124 bin 100 sanayi istihdamını kaybetti.

Ancak Çin politikası konusunda da hükümet içinde görüş ayrılıkları bulunuyor.

Merz’in CDU’dan Dışişleri Bakanı Katherina Reiche’nin, Çin ile ekonomik ilişkiler konusunda daha temkinli bir çizgi izlediği ve Volkswagen ile BASF gibi Çin pazarına bağlı Alman şirketlerinin çıkarlarını gözettiği belirtiliyor.

Erken seçim ihtimali kısa vadede düşük

Politico’nun görüştüğü isimler, Merz’in görevden ayrılması ihtimalinin Brüksel’de ciddi biçimde tartışılmasına rağmen Almanya’da kısa vadede erken seçimin olası görülmediğini aktarıyor. Koalisyondaki partilerin erken seçimden önemli siyasi kayıplar yaşayabileceği değerlendirilirken, hükümetin mevcut haliyle görevine devam etmesi bekleniyor.

Merz’in görevden ayrılması durumunda ise yeni bir başbakanın CDU veya koalisyon ortağı SPD içinden seçilmesi öngörülüyor.

Bu nedenle Brüksel’deki asıl endişenin yalnızca Merz’in kişisel siyasi geleceği değil, Almanya’nın iç siyasi istikrarsızlığının AB karar alma süreçlerini yavaşlatması olduğu belirtiliyor.

Almanya’nın AB nezdindeki büyükelçisi Thomas Ossowski ise Almanya’nın yeniden birleşmesinin 36. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Avrupa’nın birlik ihtiyacının her zamankinden daha büyük olduğunu söyledi.

Exit mobile version