Politico | Avrupalı muhafazakarlar 2029 seçimlerine hazırlanıyor: Ya yerlerinde duracaklar ya da sağa kayacaklar

IMG_9251

Avrupa Halk Partisi, 2029 Avrupa Parlamentosu seçimleri için “Win2029” çalışma grubunu kurdu. Parti içinde aşırı sağla işbirliği, göç politikaları ve sosyal haklar konusunda görüş ayrılıkları büyüyor

Avrupa Parlamentosu’nun en büyük siyasi grubu olan Avrupa Halk Partisi (EPP), 2029 Avrupa Parlamentosu seçimleri için şimdiden hazırlıklara başladı. EPP Başkanı Manfred Weber’in iki hafta önce kurduğu “Win2029” çalışma grubu, aşırı sağ partilerin yükselişine karşı seçim programı hazırlayacak.

Politico’nun haberine göre çalışma grubunun kurulması, EPP içinde aşırı sağla nasıl ilişki kurulacağı ve göç, iklim ile sosyal politikalar konusunda bu partilere ne ölçüde yaklaşılması gerektiğine ilişkin görüş ayrılıklarının derinleştiği bir döneme denk geliyor.

Çalışma grubuna İspanyol Avrupa Parlamentosu üyesi Esteban González Pons başkanlık edecek. Görüşmelerin ekimde Sicilya’da yapılacak toplantıyla başlaması ve gelecek ilkbaharda Roma’da düzenlenecek EPP kongresine kadar sürmesi planlanıyor.
EPP içindeki temel tartışmalardan biri, partinin siyasi merkezde kalıp kalmayacağı. Fin parlamenter Sirpa Pietikäinen, partinin önündeki soruyu “merkez sağ mı, yoksa başka bir sağ parti mi?” olarak tanımlarken, bazı üyeler aşırı sağın yükselişine karşı daha sert politikalar benimsenmesini savunuyor.

Aşırı sağla işbirliği gündemde

EPP ülkeler arasında da farklı tutumlarla karşı karşıya. Polonya ve Romanya’daki muhafazakârlar aşırı sağla herhangi bir hizalanmaya karşı çıkarken, İspanya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve Hollanda’daki muhafazakârlar aşırı sağ partilerle hükümet deneyimine sahip.

Almanya’da ise Hristiyan demokratlar arasındaki tartışma, AfD’ye karşı uygulanan siyasi “ateş duvarının” sürdürülüp sürdürülmemesi noktasına kadar uzanıyor.

EPP, Avrupa Parlamentosu’nda ise aşırı sağın bazı gruplarıyla arasına mesafe koymaya çalışıyor. Son altı aya ait toplantı notlarına göre milletvekillerine, aşırı sağ Patriots grubunun girişimlerini reddetmeleri, buna karşılık Giorgia Meloni’nin İtalya’daki partisinin de yer aldığı Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular (ECR) grubunun benzer önerilerini desteklemeleri yönünde talimat verildi. EPP, ECR’yi kabul edilebilir bir ortak olarak değerlendiriyor.

Bununla birlikte EPP, Sosyalistler ve Demokratlarla uzlaşmanın zorlaştığı başlıklarda sağdaki gruplarla aynı yönde oy kullanabiliyor. Avrupa Birliği’nin uzun vadeli bütçesine ilişkin son görüşmelerde yeşil ve toplumsal cinsiyet kriterlerinin harcama denetiminden çıkarılması yönündeki sağ blok önerisi bunun örneklerinden biri oldu.

Göç politikasında sağa kayış tartışması

EPP’nin 2029 stratejisindeki en belirgin başlıklardan biri göç. Parti, 2024 Avrupa seçimlerinin ardından seçmenleri aşırı sağ popülistlerden geri kazanmak için daha sert göç politikaları, daha fazla sınır dışı ve yeşil düzenlemelerde geri adım mesajlarını öne çıkarmıştı.

Hazirandaki Viyana toplantısında EPP, AB’nin sınır ve sahil güvenlik kurumu Frontex’e daha fazla kaynak ayrılmasını ve dış sınırlarda geri gönderme işlemlerinin kolaylaştırılmasını savundu. Toplantı tutanaklarına göre delegeler, “düzensiz göç” ifadesi yerine aşırı sağ partiler tarafından daha sık kullanılan “yasadışı göç” ifadesinin kullanılmasını da kabul etti.

Ancak parti içinde bu yaklaşımın sorgulandığı da görülüyor. EPP’nin Alman milletvekili Dennis Radtke, aşırı sağın yükselişinin yalnızca göçle açıklanamayacağını savundu. Radtke’ye göre sığınma başvurularının azalmasına rağmen aşırı sağın güçlenmesi, Avrupa’daki sosyal sorunların yeterince çözülmemesiyle de bağlantılı.

Toplumsal cinsiyet konusunda uzlaşı yok

EPP içindeki ayrışma sosyal politikalar ve toplumsal cinsiyet başlıklarına da yansıyor. Partinin işçiler, yaşlılar ve kadınlardan sorumlu kanatlarının sosyal korumanın güçlendirilmesi, beceri geliştirme ve genç istihdamının desteklenmesini öngören önerisi bazı delegelerin itirazıyla karşılaştı. Oylama ertelendi ve öneri daha sonraki toplantının gündeminden çıkarıldı.

Toplumsal cinsiyet ve kürtaj konusunda da parti içindeki uzlaşının zayıfladığı belirtiliyor. EPP’nin bazı ulusal delegasyonları bu alanlardaki tutumlarını sertleştirirken, daha fazla konunun milletvekillerinin serbest oyuna bırakıldığı aktarılıyor.

İklim politikalarında da benzer bir ayrışma bulunuyor. EPP içindeki gruplar, içten yanmalı motorların aşamalı olarak kullanımdan kaldırılması ve sanayi kaynaklı karbon emisyonlarına yönelik düzenlemelerin ne ölçüde gevşetileceği konusunda bölünmüş durumda.

EPP’nin 2029 öncesindeki temel tartışması böylece iki eksende şekilleniyor: Aşırı sağdan uzak durarak siyasi merkezde kalmak mı, yoksa bu partilerin yükselişine karşı seçmen kaybını önlemek amacıyla bazı politika başlıklarında daha sağa yönelmek mi? Politico’nun aktardığı parti içi tartışmalar, bu sorunun EPP’nin ulusal partileri arasındaki ayrışmaları da artırdığını gösteriyor.

Exit mobile version