Politico | AB’nin “hibrit saldırı” senoryaları: Sessizce “çok sayıda can kaybı”na hazırlanıyorlar

IMG_9930

Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya kaynaklı sabotaj ve siber saldırıların can kaybına yol açabileceği senaryoya karşı acil müdahale ekipleri, fonların kullanımı ve kriz iletişimini görüşüyor. Ancak NATO ile görev paylaşımı ve hassas istihbaratın güvenliği konusunda görüş ayrılıkları var

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, birden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açabilecek büyük çaplı bir hibrit saldırı ihtimaline karşı hazırlıklarını hızlandırdı. POLITICO’nun beş AB diplomatı ve yetkilisine dayandırdığı habere göre, Brüksel’de yürütülen gizli görüşmelerde olası bir saldırının ardından acil müdahale ekiplerinin görevlendirilmesi, etkilenen ülkeye AB kaynaklarından mali destek sağlanması ve birlik liderlerinin kamuoyuna nasıl açıklama yapacağı ele alınıyor.

Ancak hazırlıklar, AB’nin güvenlik alanında ne ölçüde rol üstlenmesi gerektiği ve bu çabaların NATO’nun görevleriyle çakışıp çakışmadığı konusunda görüş ayrılıklarını da ortaya çıkardı. Son haftalarda 27 üye ülkenin büyükelçileri arasında yapılan kapalı toplantıların, ağustos ayında Leipzig Havalimanı’nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının bulunmasının ardından yoğunlaştığı belirtiliyor.

Rusya kaynaklı saldırı endişesi

AB, yıllardır siber saldırılar, seçimlere müdahale ve sabotaj gibi tehditlere karşı ortak hareket etmeyi amaçlayan bir hibrit tehdit araç seti üzerinde çalışıyor. Ancak son görüşmelerde, çok sayıda kişinin ölümüne neden olabilecek daha ağır saldırı senaryolarına odaklanıldı.

AB yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından birlik ülkelerinde siber saldırı, sabotaj ve gizli operasyonların yoğunlaştığını belirtiyor. Avrupa Adalet Komiseri Michael McGrath, POLITICO’ya yaptığı açıklamada Avrupa demokrasilerinin giderek artan tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. McGrath, tehditleri önceden tespit etme, erken uyarı kapasitesini geliştirme ve Avrupa’nın ortak müdahale kabiliyetini güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Son dönemdeki olaylar, Avrupa başkentlerindeki endişeleri artırdı. Leipzig Havalimanı’ndaki şüpheli insansız hava aracı olayının yanı sıra Polonya’da Starlink iletişimini sağlayan bir yer istasyonunda çıkan şüpheli yangın, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık’taki ticari ulaşım merkezlerine yönelik kundaklama planı ve hava sahası ihlalleri de gündeme geldi.

Avrupa Hibrit Tehditlerle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Teija Tiilikainen, Rusya’nın Avrupa’nın hazırlığını ve karşılık verme iradesini sınamak için giderek daha ölümcül araçlar kullandığını belirterek, bu süreçte kasıtlı ya da kasıtsız can kayıplarının yaşanabileceği uyarısında bulundu.

NATO ile görev paylaşımı tartışması

Olası bir saldırıda AB veya NATO üyesi ülkelerin vatandaşlarının hayatını kaybetmesi, iki kuruluş üzerinde de karşılık verme baskısını artırabilir. Ancak bazı Avrupa başkentleri, AB’nin yeni güvenlik mekanizmaları oluşturmasının karar alma süreçlerini karmaşıklaştırabileceği ve NATO’nun temel görevlerini tekrarlayabileceği görüşünde.

NATO’nun eski sözcüsü ve RUSI araştırma kuruluşunun seçkin araştırmacılarından Oana Lungescu, iki kurum arasında yetki ve sorumlulukların net olmamasının karar alma süreçlerini yavaşlatabileceğini söyledi. Lungescu’ya göre olası bir kitlesel can kaybı durumunda NATO’nun istihbarat paylaşımı ve askeri caydırıcılığa, AB’nin ise sivil müdahale ve kriz yönetimine odaklanması gerekiyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise AB’nin güvenlik kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir acil güvenlik protokolü ve bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını gündeme getirdi. Bu önerilerin kasım başında açıklanması beklenen Avrupa Güvenlik Stratejisi’nde yer alabileceği belirtiliyor.

Ancak bazı diplomatlar, yeni mekanizmaların oluşturulmasının aylar sürebileceğini ve mevcut araçlarla örtüşebileceğini savunuyor. Bu isimler, Covid-19 salgını ve diğer krizlerde kullanılan Entegre Siyasi Kriz Müdahale Mekanizması’nın (IPCR) güçlendirilmesini öneriyor.

Hassas istihbaratın güvenliği endişesi

AB ülkeleri arasındaki görüş ayrılıklarının bir diğer nedeni de hassas bilgilerin güvenli biçimde paylaşılması.

Bazı diplomatlar, AB toplantılarında aktarılan gizli bilgilerin basına sızmasından veya Rusya’nın eline geçmesinden endişe ediyor. Macaristan’ın eski dışişleri bakanının liderler düzeyindeki görüşmelerin içeriğini Rus mevkidaşıyla paylaştığına ilişkin haberlerin bu kaygıları artırdığı belirtiliyor.

Doğu Avrupa’daki bir ülkeden diplomat, hükümetinin AB büyükelçilerinin ve liderlerin toplantılarında hassas istihbarat paylaşılmasına şüpheyle yaklaştığını söyledi. Diplomat, bilgilerin ya medyaya sızdığını ya da doğrudan Moskova’ya ulaştığını savundu.

Mevcut AB düzenlemeleri kapsamında, bir üye ülkenin talebi üzerine dönem başkanlığını yürüten ülke IPCR mekanizmasını devreye sokabiliyor. Bu çerçevede NATO, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlardan uzmanların katıldığı acil toplantılar düzenlenebiliyor.

AB’nin karşılıklı yardım maddesi ise bugüne kadar yalnızca bir kez kullanıldı. Fransa, 2015’teki Bataclan saldırılarının ardından Lizbon Antlaşması’nın 42.7’nci maddesini devreye soktu. Ancak bu adım, Fransa ile Belçika arasında terör soruşturmalarının koordinasyonu dışında geniş çaplı bir ortak müdahaleye dönüşmedi.

Uzmanlara göre AB düzeyindeki koordinasyon önemli olsa da ülkelerin ulusal hazırlıklarının yerini tutamaz.

Tiilikainen, Finlandiya’nın farklı kurumları ve toplumun çeşitli kesimlerini kapsayan kapsamlı güvenlik yaklaşımını bu açıdan örnek gösterdi. NATO ve AB arasındaki görev paylaşımının netleştirilmesi ise olası bir saldırı sonrasında hızlı karar alınabilmesi açısından kritik görülüyor.

Exit mobile version