Papa Leo, New York Başpiskoposluğu görevine Latin Amerika deneyimiyle öne çıkan Ronald Hicks’i atadı. Karar, ABD’de göç politikalarına karşı kilisenin Trump’a karşı daha görünür bir tutum alabileceği şeklinde yorumlandı.
Papa Leo, ABD’ye yönelik en önemli atamalarından birine imza atarak, New York Başpiskoposluğu görevine göçmen kökenli toplumlarla yakından tanınan Piskopos Ronald Hicks’i getirdi. Bu karar, Katolik Kilisesi’nin göç politikalarına dair daha yüksek sesli bir tutum alabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
CNN International’ın haberine göre Papa, 58 yaşındaki Ronald Hicks’i New York Başpiskoposu olarak görevlendirdi. Atama, Trump yönetiminin göç karşıtı politikalarını sertleştirdiği ve ABD Katolik Kilisesi’nin bu politikalara yönelik eleştirilerini artırdığı bir dönemde geldi.
Bu atama, Papa Leo’nun seçilmesinden bu yana ABD’deki en dikkat çekici kilise görevlendirmesi olarak öne çıkıyor. New York Başpiskoposluğu, hem kilise içinde hem de ülke genelinde büyük bir nüfuza sahip. Geleneksel olarak bu göreve getirilen isimler kardinal ilan ediliyor. Hicks’in de kısa sürede kardinal olması bekleniyor.
Göçmenlere açık destek
Hicks, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada göçmenlere yönelik dayanışma mesajı vererek, “Tüm kardeşlerimizle dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullanmıştı. Açıklama, ABD piskoposlarının Beyaz Saray’ın göç politikalarına karşı nadir görülen ortak çıkışının ardından gelmişti. Piskoposlar, söz konusu politikalara ilişkin “kaygılarını, itirazlarını ve umutlarını açık ve kararlı bir şekilde” dile getirmişti.
Latin Amerika deneyimi dikkat çekiyor
Papa Leo gibi Chicago doğumlu olan Hicks, uzun yıllar Latin Amerika’da görev yaptı. Illinois eyaletindeki Joliet Piskoposu olarak görev yapan Hicks, daha önce El Salvador’da beş yıl boyunca yetim ve terk edilmiş çocuklara yardım etti. Bundan önce de Meksika’da benzer çalışmalar yürüttü.
Bu geçmiş, ABD’de giderek artan Hispanik Katolik nüfusun kilise içindeki etkisini yansıtıyor. Hicks’in kariyeri, Peru’da uzun yıllar misyonerlik yapan Papa Leo’nun yaşam öyküsüyle de paralellik gösteriyor.
Hicks, 75 yaşına giren Kardinal Timothy Dolan’ın yerine geçecek. Katolik Kilisesi kurallarına göre bu yaşa gelen piskoposlar görevlerinden ayrılmak üzere Papa’ya istifalarını sunuyor. Papa Leo, Dolan’ın istifasını kabul ederek, ABD’de en tanınmış Katolik figürlerden birinin dönemini resmen kapatmış oldu.
Trump ile daha sıcak ilişkiler
Timothy Dolan, güçlü iletişimi ve kamuoyundaki görünürlüğüyle tanınıyordu. Ancak Papa Francis döneminde zaman zaman Vatikan’ın öncelikleriyle ters düştüğü yorumları yapılmıştı. Buna karşın Dolan, Francis’e her zaman saygı duyduğunu ifade etti.
Dolan, Başkan Donald Trump ile Papa Francis’e kıyasla daha sıcak bir ilişki sürdürmesiyle biliniyordu. 2025’teki Trump yemin töreninde dua eden Dolan, Trump’ın “Hristiyan inancını ciddiye aldığını” söylemişti. Ayrıca 2017’deki yemin töreninde de benzer bir rol üstlenmişti.
Kardinal, geçtiğimiz aylarda suikast sonucu hayatını kaybeden muhafazakâr aktivist Charlie Kirk’i Aziz Pavlus’a benzetmesi nedeniyle eleştirilmişti.
Papa Leo’nun dengeli çizgisi
Mayıs ayında seçilen Papa Leo, selefinin çizgisini sürdürmek istediğini ancak daha düşük profilli bir liderlik tarzı benimsediğini gösteriyor. Göçmenlere yönelik “insanlık dışı” muamele nedeniyle Trump yönetimini eleştiren Papa, buna rağmen siyasi kutuplaşmadan kaçınmaya özen gösteriyor.
“Aynı mahallede büyüdük”
Hicks, Papa Leo ile kişisel benzerliklerine de dikkat çekiyor. Illinois eyaletinin güneyinde, Papa’nın büyüdüğü bölgeye yakın bir yerde doğan Hicks, Chicago’daki bir televizyon kanalına verdiği demeçte, “Aynı parklarda oynadık, aynı havuzlarda yüzdük, aynı pizzacıları sevdik” ifadelerini kullandı.
