NYT: Alaska’da permafrost tabaka hızla çözülüyor! Zehirli metaller nehirlerin rengini değiştirdi, canlıları öldürmeye başladı

IMG_5599

Arktik’te rekor sıcaklık ve yağışlar permafrostu hızla eritiyor, nehirlerin rengi kırmızıya dönüyor. Kuzey Alaska’da 200’den fazla nehir zehirli metallere bulanırken, böcekler ve balıklar ölüyor. Bilim insanları, 541 milyon dolarlık somon endüstrisinin tehlikede olduğu uyarısını yapıyor

Eric Niiler / New York Times

Geçtiğimiz yıl Arktik’te kaydedilen rekor sıcaklıklar ve yağışlar, permafrostun erimesini hızlandırdı ve zehirli minerallerin kuzey Alaska genelinde 200’den fazla nehre karışmasına yol açtı. Federal bilim insanları tarafından yayımlanan bir rapora göre bu durum, hayati öneme sahip somon göçlerini tehdit ediyor.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) koordinasyonunda, onlarca akademik ve kamu kurumu bilim insanı tarafından hazırlanan rapor; Norveç’e bağlı Svalbard Adası’ndan Grönland buz tabakasına, Kuzey Kanada ve Alaska tundralarına kadar uzanan bölgelerdeki hızlı çevresel değişimleri belgeledi.

Sıcaklıklar son 125 yılın en yüksek seviyesinde

Rapora göre, toprağın donmaya başladığı dönemden yaz sonuna kadar olan Ekim 2024–Eylül 2025 aralığında, yüzey hava sıcaklıkları son 125 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

NOAA Araştırma’dan sorumlu yardımcı yöneticisi ve geçici baş bilim insanı Steve Thur, “Arktik bölgesi, Dünya’nın ekosistemi üzerinde son derece güçlü bir etkiye sahip” dedi.

153 sayfalık bu yılki Arktik raporu, kurum içindeki yönelim değişikliğine rağmen yayımlandı. Bu değişiklikler arasında, derin deniz madenciliği gibi okyanusun ticari yönlerine daha fazla odaklanılması da yer alıyor. Nisan ayında Trump yönetimi, NOAA’nın araştırma biriminin tamamen kaldırılmasını önermişti. Bu adım, doğal afetlere yönelik erken uyarı sistemlerini, bilim eğitimini ve Arktik araştırmalarını ciddi şekilde zayıflatacaktı. Trump yönetimi yılın başlarında NOAA’da çalışan 1000 kişiyi işten çıkardı; daha sonra ise çoğunluğu Ulusal Hava Servisi biriminde olmak üzere 450 kişiyi yeniden işe almaya çalıştı.
Önerilen bütçe kesintilerine rağmen, rapor bu yıl NOAA tarafından derlendi ve ABD, Kanada ve Avrupa’daki akademik kurumlardan bilim insanlarının yanı sıra NASA ve diğer bazı federal bilim kurumlarından araştırmacılar tarafından kaleme alındı. NOAA, Arktik bölgedeki değişimleri 20 yıldır izliyor. Bu yılki inceleme döneminde, bölge genelinde ortalama olarak hem kar hem yağmur olmak üzere rekor düzeyde yağış kaydedildi.

Colorado’nun Boulder kentindeki Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’nde kıdemli bilim insanı olan ve raporun başyazarlarından Matthew Druckenmiller, “Bu iki tarihi rekorun aynı yıl içinde kırıldığını görmek oldukça dikkat çekici” dedi. Rapor, salı günü New Orleans’ta düzenlenen Amerikan Jeofizik Birliği’nin yıllık toplantısında açıklandı.

Druckenmiller, “1980’den bu yana Arktik’te yıllık hava sıcaklıkları, gezegenin geri kalanına kıyasla neredeyse üç kat daha hızlı arttı” dedi. Bu ısınmanın, yağmur ve karın zamanlamasını ve miktarını etkilediğini; bunun da balıkçılığı, yaban hayatını ve bölgede yaşayan insanları doğrudan etkilediğini söyledi.

Toprak, kaya ve organik maddelerin yıl boyunca donmuş halde kaldığı bir karışım olan permafrost, Arktik kara yüzeyinin büyük bölümünü kaplıyor. Bu permafrost, 2000’li yılların başından bu yana eriyor ve araştırmacılar, erimeyle birlikte Kuzey

Alaska’daki nehirlere zehirli kimyasalların sızdığını tespit etti.

Bu endişe verici olgu ilk kez 2019 yılında birkaç nehirde fark edildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nda USGS Alaska’da görev yapan araştırma hidroloğu Joshua Koch’a göre, bugün Brooks Sıradağları’nın kuzeyinde yer alan 200’den fazla nehir havzasında gözlemleniyor.

O tarihten bu yana Koch ve meslektaşları, Kanada sınırından Arktik Okyanusu’na kadar uzanan yaklaşık 100 bin kilometrekarelik Kuzey Yamaç bölgesinde hava ve uydu taramaları yürütüyor.

Koch, “Bazı derelerin turuncuya döndüğünü görmeye başladık. Bunlar maden faaliyetlerinin ya da insan etkisinin olmadığı son derece bakir alanlar” dedi.

Eriyen permafrost, doğal olarak oluşmuş demir sülfür minerali pirit yataklarını hava ve suyla temas ettirdi. Bu da oksidasyon olarak bilinen kimyasal bir reaksiyona yol açtı. Havalar aşırı ısındıkça ve permafrost çözüldükçe, yer altı suları toprağın derin katmanlarına sızıyor.

Araştırmacılar sahaya indiğinde, pas rengindeki suyun pirit açısından zengin yamaçlar ve kaynaklardan geldiğini belirledi. Ayrıca tundra toprağından su yollarına karışan doğal kaynaklı alüminyum, bakır ve çinko gibi metallerin toksik seviyelerde olduğunu tespit ettiler. Koch, “Yer yer, bu kaynaklardan doğrudan yerden yukarı doğru çıkan suları net şekilde görebiliyorduk” dedi.

Asidik ve zehirli bu sular, somonların ve diğer balıkların besin kaynağı olan böcekleri ve sucul canlıları öldürüyor. Bölgede yaşayan yaklaşık 10 bin kişi için balık temel bir gıda kaynağı. Rapora göre, 2024’te Kobuk Vadisi Ulusal Parkı’nda yapılan bir arazi çalışmasında, Akillik Nehri’nin yaz aylarında kısa sürede berrak halden turuncuya döndüğü ve tüm balıklar ile sucul yaşamın yok olduğu belirlendi.
Şu ana kadar balıkların bu zehirli kimyasallarla kirlendiğine dair bir kanıt bulunmuyor. Ancak bilim insanları dereleri ve somon popülasyonlarını izlemeye devam ediyor.

541 milyon dolarlık somon endüstrisi tehdit altında

Buna karşın, paslanan nehirler olgusunun Yukon Nehri gibi daha büyük havzalara yayılması durumunda, Alaska’nın 541 milyon dolarlık somon endüstrisi tehdit altına girebilir. Pasifik Deniz Ürünleri İşleyicileri Birliği’nin Alaska operasyonlarından sorumlu başkan yardımcısı Nicole Kimball’a göre, somonlar sudaki kimyasallara karşı son derece hassas.

Aynı zamanda ticari balıkçılık avlarını düzenleyen Kuzey Pasifik Deniz Balıkçılığı Yönetim Konseyi’nde yönetici olan Kimball, “Somonların toksisiteyle mücadele ederken üreme başarısının düşmesi için çok büyük miktarlara gerek yok. Nerede yumurtlayacakları konusunda bile kafaları karışabiliyor” şeklinde konuştu.

Exit mobile version