Trump yönetiminin olası bir İran saldırısı, Orta Doğu ve Avrupa’da kanlı bir “hibrit savaş” dönemini tetikleyebilir. Tahran’ın Husi ve Hizbullah gibi vekil güçleri ile El Kaide hücrelerini “uyandırma” hazırlığında olduğu, Batılı ülkelere yönelik saldırı riskinin zirve yaptığı belirtiliyor
ABD’li ve diğer Batılı güvenlik yetkilileri, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı geniş çaplı saldırılar emri vermesi halinde İran’ın Avrupa ve Orta Doğu’daki Amerikan hedeflerine yönelik misilleme niteliğinde terör saldırıları düzenlemesi için vekil güçleri yönlendirebileceğine dair giderek daha endişe verici işaretleri izlediklerini söyledi.
Gizli istihbarat değerlendirmelerini görüşmek üzere isimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkililer, şu ana kadar yürürlükte olan belirli bir saldırı planı tespit etmediklerini belirtti.
Bu bağlamda “chatter” olarak adlandırılan ve casusluk jargonunda teröristlerin iletişimlerine yönelik elektronik dinlemeleri ifade eden hareketlilikte artışın, belirli düzeyde saldırı planlaması ve koordinasyonuna işaret ettiğini kaydettiler.
Olası senaryolar: Husiler, Hizbullah ve El Kaide
Tehditler çok yönlü. İstihbarat ve terörle mücadele yetkilileri arasında, Tahran’ın Yemen’deki Husileri Kızıldeniz’de Batılı deniz taşımacılığına yönelik saldırıları yeniden başlatmaya ikna edebileceği yönünde endişe bulunuyor.
Avrupa’da ise Hizbullah’ın uyuyan hücrelerinin ya da hatta El Kaide veya bağlantılı grupların Amerikan üsleri ya da büyükelçiliklerine saldırı düzenlemek üzere talimat alabileceğine dair kaygılar var.
Kıdemli bir ABD’li yetkili, hükümet analistlerinin “çok sayıda” faaliyet ve planlamayı takip ettiğini fakat bir saldırıyı neyin tetikleyebileceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
New York merkezli istihbarat ve danışmanlık firması Soufan Center’ın icra direktörü Colin P. Clarke, “İran, herhangi bir ABD askeri kampanyasının maliyetini artıracak terör saldırıları düzenlemek için vekiller üzerinden hareket edebilir” dedi.
Trump kanadının planlamalarındaki zorlanma
Belirsizlik, Trump yönetiminin savaş planlamasını daha da karmaşık hale getiriyor. Trump’ın henüz açıklanmamış hedeflerine ilişkin muğlaklık, askeri hedeflere yönelik sınırlı saldırılardan İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i devirmeye kadar uzanan seçenekler, İran hükümetinin ABD öncülüğündeki bir saldırıyı varoluşsal bir tehdit olarak görmesine yol açabilir.
Bunun sonucunda İran, Haziran ayındaki karşılıklı saldırılarda ya da ABD ordusunun 2020’de İran Devrim Muhafızları’nın başındaki General Kasım Süleymani’yi öldürmesinden sonra yapmadığı şekilde ABD ve İsrail’e karşı çatışmayı tırmandırabilir.
Son haftalarda Orta Doğu’daki askeri yığınağın parçası olarak Pentagon, bölgede konuşlu 30 bin ila 40 bin Amerikan askerini korumaya yardımcı olmak için ek Patriot bataryaları ve diğer füze savunma sistemlerini hızla sevk etti. Ancak bir terör saldırısının muhtemelen daha az korunan hedefleri hedef alacağı belirtiliyor.
Clarke konuyla ilgili verdiği açıklamanın devamında “ABD’nin İran’a yönelik askeri kampanyası dini lider ve Devrim Muhafızları’nın en üst düzey üyeleri için varoluşsal bir nitelik taşırsa, Tahran’ın yurt dışında, Avrupa dahil, terör saldırıları emri vermesini tamamen beklerim” ifadelerini kullandı.
‘Hibrit savaş’ olasılığı
Kıdemli bir Batılı yetkili, ABD ile Avrupa ve Orta Doğu’daki müttefiklerinin olası “hibrit yanıtlar” (ki buna terör saldırıları dahil) tehdidinin farkında olduklarını ve Batılı hükümetlerin bu tehditlere ilişkin istihbarat raporlarını “sürekli olarak gözden geçirdiklerini” söyledi.
Cuma günü Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nin en kıdemli Demokrat üyesi, Trump yönetimini önümüzdeki günlerde İran’a saldırmanın riskleri konusunda uyardı. Rhode Island Senatörü Jack Reed yaptığı açıklamada, “İran’a yönelik askeri saldırılar daha geniş bir bölgesel savaşı ateşleme riski taşır, Orta Doğu’daki Amerikan güçlerini tehlikeye atar ve sıradan Amerikalılara zarar verecek şekilde küresel piyasaları istikrarsızlaştırır”değerlendirmesinde bulundu.
West Point mezunu ve 82. Hava İndirme Tümeni’nde eski subay olan Reed, “Herhangi bir askeri eylem düşünülmeden önce Başkan Trump Amerikan halkının karşısına çıkmalı, herhangi bir çatışmanın neden gerekli olacağını açıklamalı, riskler ve maliyetler konusunda dürüst olmalı ve net bir son hedef içeren açık bir strateji sunmalıdır” ifadelerini kullandı.
Uzun süreli savaş ihtimali…
Güvenlik uzmanları ayrıca İran’a yönelik bir saldırının, ordunun Ocak ayında Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalamak için yürüttüğü operasyondan çok daha karmaşık olacağı ve ABD’yi uzun süreli bir çatışmaya sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD’li ve Batılı yetkililere göre, bölgede İran’ın vekil güçleri Hamas, Hizbullah, Husiler ve Suriye’de eski Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetinden geriye kalan unsurlar özellikle Orta Doğu’da Amerikalılar ve Amerikan çıkarları için hala önemli bir potansiyel tehdit oluşturuyor.
El Kaide ve BM Raporu
Öte yandan FBI, El Kaide’nin fiili lideri olarak görülen ve İran’da bulunduğu belirtilen Saif Al Adel’in bir fotoğrafını yayımladı. İran ile ABD arasında bir savaş çıkması halinde bazı analistler, El Kaide mensuplarına Avrupa ya da Orta Doğu’da terör saldırıları düzenleme talimatı verilebileceğini düşünüyor. Geçen yıl grubun bir saldırı planladığına dair endişelerin arttığını bir federal kolluk kuvveti yetkilisi söyledi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin geçen Temmuz ayında yayımlanan terörle mücadele raporunda, Al Adel’in iki üst düzey yardımcısına “Irak, Suriye Arap Cumhuriyeti, Libya ve Avrupa’da hücreleri yeniden aktive etmeleri” talimatı verdiği sonucuna varıldı.
Raporda, bu adımın El Kaide’nin “dış operasyonlar yürütme yönündeki uzun vadeli niyetinin sürdüğüne” işaret ettiği belirtildi.
