New York Times | Trump’tan son yılların en riskli kumarı: İran’daki ‘nükleer dağa’ komando operasyonu

IMG_0407

ABD Başkanı Trump, İran’ın nükleer silah elde etme eşiğinde olduğunu savunarak İsfahan’daki yer altı tesislerine yönelik riskli bir kara operasyonunun sinyalini verdi. Uzmanlar böyle bir saldırının Bin Ladin’e yönelik yapılan operasyondan daha riskli olduğunu söylüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, son iki gün içinde yaptığı açıklamalarda İran’a saldırı kararının temel gerekçesini yineledi. Trump, Tahran’ın nükleer silah elde etmenin eşiğinde olduğunu ve bu silahı önce İsrail’e, ardından ABD’ye karşı kullanacağını öne sürdü.

Trump geçtiğimiz pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Onu bir saat ya da bir gün içinde kullanırlardı” ifadelerini kullandı.

Gözler İsfahan’daki yer altı tesislerinde
Trump’ın son açıklamaları, ABD’nin en büyük İran operasyonlarından birini gerçekleştirme ihtimalini tartıştığını ortaya koyuyor. Bu operasyonun hedefinde, İsfahan’da bir dağın derinliklerinde depolandığı düşünülen, neredeyse bomba seviyesinde zenginleştirilmiş nükleer materyalin ele geçirilmesi ya da imha edilmesi bulunuyor.

Bu tür bir operasyon, modern ABD tarihinin en cesur ve en riskli askeri hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 2011’de Usame bin Ladin’in öldürülmesi ya da Ocak ayında Nicolas Maduro’nun yakalanmasına yönelik girişimlerden çok daha karmaşık ve tehlikeli olduğu ifade ediliyor.

Büyük riskler içeriyor

Uzmanlara göre operasyon ciddi riskler barındırıyor. Nükleer yakıtın bulunduğu tüm noktaların tam olarak bilinmediği belirtiliyor.

Nükleer materyalin bulunduğu kapların zarar görmesi halinde ortaya çıkacak gazın hem zehirli hem de radyoaktif olacağı vurgulanıyor. Ayrıca bu kapların birbirine çok yaklaşması durumunda hızlanan bir nükleer reaksiyon riski bulunuyor.

“Komandolar girip almak zorunda”

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, birkaç hafta önce Kongre’de yaptığı konuşmada bu tür bir operasyonun ancak komando birliklerinin sahaya girerek materyali ele geçirmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

Trump ise salı günü yaptığı açıklamada kara operasyonlarından endişe duymadığını söyledi. “Bundan gerçekten korkmuyorum.

Aslında hiçbir şeyden korkmuyorum” dedi.

Trump seçeneği ciddi şekilde değerlendiriyor

Trump’ın bu operasyonu ciddi şekilde değerlendirdiği belirtiliyor. Birkaç hafta önce bu tür bir girişimi ancak İran ordusunun kara savaşında karşılık veremeyecek kadar zayıflatılması durumunda düşüneceğini söylemişti.

Pazartesi günü bir gazetecinin “Artık hazır mısınız?” sorusuna sert tepki gösteren Trump, “Bu sorulara cevap veren bir başkan olmamalı” ifadelerini kullandı.

“Savaş bitse bile sorun çözülmeyebilir”

Harvard Üniversitesi’nden nükleer uzman Matthew Bunn, Trump’ın operasyonu durdurması halinde risklerin devam edeceğini belirtti. Bunn, “Bu durumda zayıflamış ama öfkeli bir rejim bırakılır ve bu rejim nükleer silah yapmaya her zamankinden daha kararlı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’tan kamuoyuna uyarı niteliğinde mesajlar

İran’a yönelik saldırı öncesinde Amerikan kamuoyunu yeterince hazırlamadığı eleştirilen Trump’ın, son günlerde nükleer materyale yönelik olası bir operasyon için zemin hazırlayan açıklamalar yaptığı değerlendiriliyor.

Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada İran’ın Haziran 2025’te bombalanan üç nükleer tesis öncesinde “bir ay içinde” nükleer silah üretebilecek durumda olduğunu iddia etti.

Uzmanlar, İran’ın bu süre içinde yalnızca yakıtı zenginleştirebileceğini, bir silah üretmenin aylar hatta bir yıl sürebileceğini belirtiyor.

İstihbarat: Acil tehdit yoktu

Savaşın 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in ortak saldırısıyla başlamasından önce, birçok istihbarat yetkilisi İran’ın kısa vadede nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasının düşük ihtimal olduğunu değerlendiriyordu.

Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü
Joe Kent’in istifası da bu görüşü destekledi. Kent, istifa mektubunda “İran ülkemiz için acil bir tehdit oluşturmuyordu” ifadelerini kullandı.

ABD’nin uydu ve istihbarat sistemlerinin, İran’ın yer altındaki depolardan nükleer materyali çıkarmaya yönelik bir girişimini tespit edebilecek kapasitede olduğu belirtiliyordu.

Dengeler değişti

18 gün süren ABD ve İsrail bombardımanının ardından tablo değişti. İran’ın konvansiyonel füze kapasitesinin büyük ölçüde yok edilmesiyle birlikte nükleer materyal ülkenin son savunma unsurlarından biri haline geldi.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndan George Perkovich, “Onların bakış açısına göre artık buna her zamankinden daha fazla ihtiyaçları var ve muhtemelen onu korumaya hazırlar” dedi.

“Sahte hedefler hazırlanmış olabilir”

Perkovich, İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına verdiği organize yanıtı dikkate alarak, nükleer depolama alanları için de benzer hazırlıklar yapmış olabileceğini belirtti.

“İranlılar, ABD ve İsrail’in bu materyali yok etmek ya da ele geçirmek istediğini biliyor” diyen Perkovich, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu nedenle çok sayıda sahte konteyner hazırlanmış olabilir. Özel kuvvetler yer altına indiğinde karşılarında 20 yerine yüzlerce ya da binlerce konteyner bulabilir. Bu da operasyonu son derece zorlaştıracaktır.”

David E. Sanger / New York Times

Exit mobile version