İran’ın saldırıları füzelerden dronlara kaymaya başlarken, Basra Körfezi ülkeleri hava savunmalarını güçlendirmek için yarışa girdi.
ABD’li üst düzey bir komutan olan Amiral Brad Cooper perşembe günü yaptığı açıklamada, savaşın ilk günlerine damga vuran yoğun füze saldırılarının şimdi yüzde 90 oranında azaldığına dikkat çekti.
Ancak İran’ın sürdürdüğü yoğun dron saldırıları, Körfez ülkelerinin kendilerini savunmak için kullandıkları silah stoklarının tükenmemesi adına ABD ve Avrupalı yetkililerin desteklerini artırmasına yol açtı.
Yetkililer ve uzmanlara göre tüm Körfez ülkeleri aynı ölçüde donanımlı değil ve Oslo Üniversitesi’nde füze analisti olan Fabian Hoffman, dron tehdidinin “hafife alınan bir unsur” olduğunu söyledi.
Saldırılara karşılık olarak İtalya perşembe günü Körfez ülkelerine İran saldırılarını püskürtmek için hava savunma sistemleri ile anti-dron ve anti-füze silahları göndereceğini açıkladı. Bu tür sistemler genellikle önleyici füze sistemlerini içeriyor. İngiltere ise Katar’a dört savaş uçağı konuşlandırdığını duyurdu. Ayrıca perşembe günü Avrupa Birliği ve Körfez bölgesinden diplomatlar İran saldırılarının yol açtığı hasarı görüştü.
Körfez ülkeleri ile Ukrayna arasında dron görüşmesi
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski çarşamba günü yaptığı açıklamada; Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dron saldırılarına karşı nasıl mücadele edileceği konusunda Ukrayna ile görüşmeler yürüttüğünü kaydetti.
Zelenski perşembe günü yaptığı açıklamada ABD’den, Orta Doğu’nun son dört yıldır Rusya ile savaş sırasında Ukrayna’yı tehdit eden aynı tür İran yapımı saldırı dronlarına karşı savunmasına yardımcı olması için talep aldığını söyledi.
“Ukrayna’dan güvenlik desteği sağlanacak” diyen Zelenski, bunun Körfez bölgesini de kapsayacağını belirtti ancak bunun tam olarak nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğini açıklamadı.
Savaş, geçen ay ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlamıştı. İran ise sert şekilde karşılık vererek Körfez’deki ABD üslerini ve küresel ekonomiyi besleyen enerji tesislerini hedef aldı.
Körfez ülkelerine yüzlerce füze fırlatıldı
Savaşın ilk günlerinde İran’ın gerçekleştirdiği balistik füze misillemeleri en yüksek seviyeye ulaştı.
Hoffman’a göre Körfez ülkeleri bugüne kadar yaklaşık 500 füze ile hedef alındı ve bu saldırılar birkaç kişinin ölümüne yol açtı.
Ancak Amiral Cooper perşembe günü düzenlenen bir basın toplantısında bu saldırıların şimdi yüzde 90 oranında azaldığını söyledi.
Yine de İran hâlâ füze saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Perşembe günü Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de saldırılar gerçekleşti ve Bahreyn’de bir petrol rafinerisi vuruldu.
Cuma sabahı erken saatlerde ise Suudi Arabistan’a yeni füze saldırıları düzenlendi.
Dron saldırıları da azalma gösterdi. Cooper’a göre perşembe itibarıyla bu saldırılar yüzde 86 oranında düştü.
Ancak saldırılar hâlâ sürüyor ve uzun vadede dronlar, füzelerden daha kalıcı bir tehdit oluşturabilir.
Son birkaç gün içinde İran enerji tesislerine, askeri üslere, diplomatik yerleşkelere ve otel ile apartman gibi sivil hedeflere dron saldırıları düzenledi.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’ndan Michael Kofman, Ukrayna’daki dron savaşını inceleyen bir uzman olarak, yalnızca dronların bile özellikle enerji altyapısı ve sivil hedeflere “kayda değer ölçüde zarar verebileceğini” söyledi. Ayrıca büyük sayılarda kullanıldıklarında hava savunma sistemlerini yorabileceklerini belirtti.
Bununla birlikte dronlar en etkili oldukları sonucu, çok daha güçlü olan ve daha fazla can kaybına yol açabilen füzelerle birlikte kullanıldıklarında veriyor.
Cuma günü Katar hükümeti, ABD askerlerinin bulunduğu bir askeri üsse yönelik dron saldırısının engellendiğini açıkladı.
Birleşik Arap Emirlikleri ise çatışma başladığından bu yana tespit edilen 1184 drondan 1.110’unun düşürüldüğünü açıkladı.
BAE ordusu yalnızca cuma günü 112 dronun ülkeyi hedef aldığını ve bunlardan sadece üçünün engellenemediğini duyurdu.
Hoffman’ın hükümet açıklamaları ve medya raporlarına dayanarak yaptığı hesaplamaya göre yüzlerce dron daha Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar’ı hedef aldı.
Hoffman, dron saldırılarının şimdiye kadar verdiği hasarın görece sınırlı olduğunu belirtti. Ancak İran’ın dronları hızlı ve ucuz şekilde üretebildiğini kanıtladığını, bu nedenle Körfez’i uzun süre hedef alabilecek önemli bir stokunun olabileceğini söyledi. Drone saldırıları yüksek sayılarda devam ederse savunma sistemlerinin zorlanabileceğini de kaydetti.
İran füze ve drone saldırılarının günlük bilançosunu açıklayan Birleşik Arap Emirlikleri bu hafta yaptığı bir açıklamada hava savunma sistemlerinin “tüm hava tehditlerine karşı yüksek verimlilikle mücadele edebilecek kapasitede” olduğunu belirtti. Ayrıca mühimmat stoklarının “sağlam” olduğunu vurguladı.
Son yıllarda petrol zengini Körfez ülkeleri dünyanın en pahalı ve en gelişmiş hava savunma sistemlerinden bazılarını satın aldı. Ayrıca bölgede bulunan ABD askeri üslerini korumak amacıyla ABD’nin konuşlandırdığı hava savunma sistemleri de bu ülkeleri koruyor.
Körfez ülkelerini milyarlarca dolar değerindeki Patriot sistemi koruyor
Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin tamamı milyarlarca dolar değerinde Patriot hava savunma bataryalarına sahip. Londra merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün küresel silah veri tabanına göre ABD yapımı Patriot sistemi, yaklaşık 3,7 milyon dolar maliyetindeki önleyici füzeler kullanan gelişmiş bir kara konuşlu savunma sistemi.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise ABD dışında Terminal High Altitude Air Defense yani THAAD sistemine sahip iki ülke. Bu sistem balistik füzeleri atmosfer içinde ve uzayda vurabiliyor. Her bir THAAD önleyici füzesinin maliyeti yaklaşık 12,7 milyon dolar. Dünya genelinde yalnızca 10 aktif THAAD sistemi bulunuyor ve bunların tamamı ABD’de üretiliyor.
Körfez orduları ayrıca ABD yapımı omuzdan atılan Stinger füzeleri, Fransız ve Rus yapımı kısa menzilli kara konuşlu füzeler, İngiliz yapımı çekili toplar ve Alman üretimi Gepard uçaksavar tankı gibi daha küçük hava savunma sistemlerinin bir karışımını kullanıyor.
Ancak dünyada gelişmiş hava savunma sistemlerinin sayısı sınırlı. Ukrayna’daki savaş başlamadan önce bile bu sistemlere talep yüksekti. Savaş ise ciddi bir kıtlık yarattı ve ülkeleri tehdit seviyesine göre bu sistemleri bir bölgeden diğerine kaydırmaya zorladı.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün Bahreyn merkezli Orta Doğu politikası uzmanı Hasan Alhasan, Körfez ülkelerinin müttefiklerinden muhtemelen daha güvenli bir füze önleyici tedariki talep ettiğini söyledi.
Alhasan ayrıca Körfez ülkelerinin genel olarak İsrail ve ABD ile birlikte savaşa katılma konusunda isteksiz olduğunu, ancak bölgede giderek büyüyen bir sorunun gündeme geldiğini belirtti:
Alhasan, “Bu bitmeyen İran saldırılarını daha ne kadar oturup izleyip üzerimize çekmeye devam edeceğiz?” dedi.
Alhasan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Körfez ülkeleri kendilerinin başlatmadığı, hedefleri tamamen belirsiz olan ve temposunu da kontrol edemedikleri bir savaşa dahil olmak ister mi? Şu anda Körfez ülkelerinin önünde duran temel stratejik soru tam olarak bu”
Lara Jakes / New York Times
