New York Times | İran’daki savaşın faturası: Avrupa, azalan gaz stokları ve yükselen fiyatlar arasında sıkıştı

IMG_6686

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki fiili abluka Avrupa’nın doğal gaz tedarikini zorlaştırıyor. Gaz depolarındaki doluluk oranı son yılların en düşük seviyelerinde kalırken, uzmanlar kış aylarında yüksek enerji fiyatlarının hane halkı ve sanayi üzerinde baskı oluşturacağını belirtiyor

Lisa Friedman / New York Times

Avrupa, Orta Doğu’da beş aydan uzun süredir devam eden savaş nedeniyle, her yıl kış ayları öncesinde gerçekleştirdiği enerji stoklama sürecinde daha da zorlaşan bir dönemden geçiyor.

Konutlarda ve iş yerlerinde ısınma amacıyla yaygın şekilde kullanılan doğal gazın depolandığı tesislerde doluluk oranı yalnızca yüzde 54 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, yaz ayları itibarıyla 2011’den bu yana görülen en düşük ikinci seviye olurken, Temmuz ayları özelinde ise Rusya’nın devlet enerji şirketinin Avrupa’ya gaz arzını kısıtladığı 2021’den bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak öne çıkıyor.

Aynı zamanda ABD ile İran arasında süren hava saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen abluka altına alınması, Basra Körfezi’nden yapılan enerji sevkiyatlarını yavaşlattı. Bu durum da Avrupa’nın gaz depolarını yeniden doldurma çabalarını zorlaştırdı.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’un Çevre ve Toplum Merkezi’nde araştırmacı olan Chris Aylett, “Oldukça endişe verici bir durum. Hürmüz Boğazı’ndaki tabloya baktığınızda bunun nasıl çözüleceğine dair net bir fikir oluşmuyor” dedi.

Uzmanlara göre bunun Avrupa açısından en olası sonucu doğal gaz kıtlığı yaşanması değil. Asıl etki, kısıtlı arz nedeniyle fiyatların yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi olacak.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından İran, petrol ve doğal gaz taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı fiilen darboğaza soktu.

Bölgedeki tanker trafiği halen büyük risk altında bulunurken, önemli doğal gaz üreticilerinden Katar’ın enerji altyapısında meydana gelen hasar küresel doğal gaz arzı üzerinde kalıcı etkiler bıraktı.

Avrupa’da toptan doğal gaz fiyatı haziran ayında megavatsaat başına 60 euroya yükselerek İran savaşının başlamasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve fiyatlar bu seviyelere yakın seyretmeye devam ediyor. Analistler, savaşta kalıcı bir çözüm sağlanmaması halinde Avrupa’nın depolarını doldurabilmek için yüksek fiyat ödemeyi sürdüreceğini, bunun da zamanla tüketicilerin enerji faturalarına yansıyacağını belirtiyor.

Savaş öncesinde dünyanın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu ve bu sevkiyatların büyük bölümünü Katar gerçekleştiriyordu. Ancak bugün bu gazın çok küçük bir kısmı küresel pazarlara ulaşabiliyor.

IEA İcra Direktörü Birol uyardı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol da kuruluşun 21 Temmuz tarihli aylık petrol raporunda, “Bu durum, gelecek kış öncesinde gaz depolarını doldurmaya çalışan Avrupa dahil tüm LNG ithalatçılarını etkileyecek” uyarısında bulundu.

Avrupa’da gaz rezervlerini güvence altına almak son yıllarda giderek daha kritik hale geldi. Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Avrupa Birliği ve müttefikleri, Rus boru hattı gazının yerine ağırlıklı olarak ABD’den ithal edilen LNG’yi kullanmaya başladı. Enerji arz güvenliğini korumak amacıyla AB, üye ülkelerin yıl boyunca belirli depolama hedeflerini karşılamasını zorunlu tutuyor.

İran’daki savaş başlamadan birkaç ay önce, kasım ayında AB ülkelerindeki ortalama gaz depolama seviyesi yüzde 75 ila 80 arasında bulunuyordu. Bu oran, dönemin yüzde 90’lık resmi hedefinin altında kalmıştı.

Avrupa, İran savaşının yol açtığı arz sıkıntılarıyla mücadele ederken iklim değişikliğinin maliyetli etkileriyle de karşı karşıya bulunuyor. Bu yıl kıta genelinde yaşanan aşırı sıcak hava dalgaları, klima kullanımını artırarak elektrik talebini önemli ölçüde yükseltti.
Fransa’da aşırı sıcaklar nedeniyle bazı nükleer reaktörler üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. Bu da doğal gazla çalışan elektrik santrallerine olan bağımlılığı artırdı.

Avrupa aynı zamanda, normalin üzerindeki sıcaklıkların talebi yükselttiği Asya ile de doğal gaz için rekabet ediyor.
Avrupa’da doğal gazın büyük bölümü kış aylarında tüketildiği için ülkeler yaz aylarında depolarını mümkün olduğunca doldurmaya çalışıyor. Böylece kış dönemindeki yüksek fiyatlardan kaçınmayı hedefliyorlar.

Avrupa Komisyonu ise bu yıl depolama kurallarını gevşetti. Buna göre, zor piyasa koşulları altında üye ülkelerin kasım ayı başına kadar depolama kapasitesinin en az yüzde 80’ine ulaşması yeterli kabul edilecek.

Bununla birlikte bazı uzmanlar ve sektör temsilcileri Avrupa’nın bu daha düşük hedefe dahi ulaşamayacağından endişe ediyor.

Norveç merkezli enerji şirketi Equinor’un Mali İşler Direktörü Torgrim Reitan, son bilanço toplantısında, “Avrupa’nın kış gelmeden önce depolarını yüzde 80 seviyesine çıkarabileceğine inanmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Buna rağmen Avrupa’nın doğal gazının tamamen tükeneceğine yönelik bir risk bulunmuyor. Avrupa ülkeleri ile Avrupa Komisyonu temsilcilerinden oluşan Enerji Birliği Görev Gücü, kış dönemi için arz güvenliği açısından acil bir risk olmadığını belirtiyor. Kuruluşa göre doğal gaz fiyatları halen 2022 seviyelerinin belirgin şekilde altında bulunuyor.

Rystad Energy Kıdemli Analisti Christoph Halser ise Avrupa’nın, özellikle doğal gaza bağımlı Asya ülkelerine kıyasla daha avantajlı konumda olduğunu söyledi. Halser’e göre ABD’de devreye alınan yeni LNG kapasitesi, Katar kaynaklı arz kaybını kısmen telafi ediyor.

Bununla birlikte Avrupa’nın gaz rezervlerini doldurma konusundaki baskıyı artıran bir başka gelişme daha bulunuyor. Yaklaşık altı ay içinde Avrupa ülkeleri, yasal düzenleme gereği Rusya’dan sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatını tamamen sona erdirecek. Bu da ABD başta olmak üzere diğer tedarikçilerden daha fazla LNG kargosunun Avrupa’ya yönlendirilmesini gerektirecek.

Exit mobile version