New York Times | Birleşik Krallık’ın yeni başbakanını bekleyen beş temel zorluk

IMG_5997

The New York Times, Britanya’nın yeni başbakanı Andy Burnham’ı bekleyen beş temel zorluğu yazdı. Burnham’ın önünde ekonomi, dış politika, savunma harcamaları, göç ve artan sosyal yardım maliyetleri gibi zorlu başlıklar bulunuyor

Stephen Castle / The New York Times

Birleşik Krallık siyasetindeki en büyük görev bu ve Andy Burnham’ın hazırlanmak için nispeten az zamanı oldu. Burnham, bugün başbakan olarak Downing Street’e yerleştikten sonra her gün onlarca karar almak, bakanlar arasındaki anlaşmazlıkları çözmek ve hükümetin siyasi yüzü olmak zorunda kalacak.

Burnham, 21. yüzyıl Britanyası’nın karşı karşıya olduğu uzun ve ürkütücü bir sorunlar listesiyle karşı karşıya. İşte bunlardan bazıları.

1. Durgunluktaki ekonomi

2008 küresel finans krizine kadar uzanan ve Brexit ile COVID-19 pandemisinin daha da kötüleştirdiği yaşam standartlarındaki yıllarca süren durgunluğun ardından Burnham’ın Britanyalılar için somut iyileştirmeler sağlaması gerekiyor. Ancak partisinin 2024 genel seçimlerinde verdiği temel vergileri artırmama sözüne bağlı kalacağını taahhüt etti ve başbakanlık görevini devraldığı Keir Starmer’la aynı zorlukların birçoğuyla karşı karşıya kalacak. Alması gereken önemli kararlardan biri de Maliye Bakanlığı görevine kimi getireceği.

2. Yurt dışındaki çatışmalar ve ABD ile yıpranan “özel ilişki”

Ukrayna’daki savaş sürerken ve Orta Doğu’daki çatışmalar tırmanırken Burnham iç meselelere odaklanmayı tercih etse bile dış politika kaçınılmaz bir öncelik olacak. Starmer’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak kilit rol oynayan Jonathan Powell’ın görevinde kalması beklendiğinden, şu ana kadarki işaretler Britanya’nın iki çatışmaya ilişkin tutumunun önemli ölçüde değişmeyeceğini gösteriyor.

Starmer, ABD-İsrail saldırılarına tam destek vermeyi reddederek Başkan Donald Trump’ı öfkelendirmeden önce onunla yakın ilişkiler geliştirmişti. ABD, Britanya’nın en önemli güvenlik ortağı olmaya devam ediyor ancak Trump ve politikaları burada son derece sevilmiyor. Dolayısıyla yeni başbakanın bu unsurlar arasında nasıl denge kuracağına ve değişken bir ABD başkanıyla ilişki geliştirmek için ne kadar enerji harcayacağına karar vermesi gerekecek.

3. Askeri harcamalar için daha fazla kaynak bulmak

Askeri harcamaların düzeyine ilişkin hayal kırıklığı, geçen ay Starmer’ın Savunma Bakanı John Healey’nin istifasına yol açtı. Healey, orduya ayrılması önerilen kaynak artışının yetersiz olduğunu savunmuştu. Birkaç hafta sonra Starmer, askeri harcamaları gelecek dört yıl içinde 15 milyar sterlin, yani yaklaşık 20 milyar dolar artırma planlarını açıkladı. Ancak bu paranın nereden sağlanacağının ve bunun sonucunda hangi bakanlıkların bütçelerini kısmak zorunda kalabileceğinin ayrıntılarını Burnham’a bıraktı.

4. Çetrefilli göç tartışmasını yönetmek

Britanya’ya net göç, önceki Muhafazakâr hükümetin görev süresinin sonunda uygulamaya koyduğu ve İşçi Partisi’nin sürdürüp genişlettiği daha kısıtlayıcı politikalar nedeniyle son yıllarda keskin biçimde düştü.

Ancak kamuoyu araştırmaları, göç konusundaki kaygıların birçok seçmen için en önemli meselelerden biri olmaya devam ettiğini ve ankete katılanların yalnızca küçük bir bölümünün net göçün düştüğünden haberdar olduğunu gösteriyor.

Burnham mayıs ayında “eğilimin belirgin biçimde aşağı yönlü” olduğunu kabul etti ancak net göçün “daha da düşmesi gerektiğini” söyledi. Starmer’ın İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un sert politikalarını büyük ölçüde sürdüreceğinin sinyalini verdi. Mahmood’un yasal göçmenlerin kalıcı oturum hakkı kazanmasını zorlaştırmayı da içeren yaklaşımı, bazı İşçi Partili milletvekilleri ve ilerici seçmenlerin tepkisini çekti. Bu nedenle Burnham bir uzlaşma yolu bulmaya çalışabilir.

5. Sosyal yardımların ve emekli aylıklarının artan maliyeti

Britanya’nın sosyal yardım giderleri artıyor. Bunun nedenlerinden biri, çoğu genç ve işsiz olan, ruh sağlığı sorunları yaşayan çalışma çağındaki kişilerin giderek daha fazla yardım başvurusunda bulunması. Ancak Britanya’nın sosyal güvenlik harcamalarının en büyük bölümü, toplamın yarısından fazlası, devlet emekli aylıkları ve diğer destekler yoluyla emeklilere gidiyor. Yaşlanan nüfus ve emekli aylıklarının üç ölçütten en yüksek olanına göre artırılmasını garanti eden “üçlü kilit” uygulaması, bu harcamaları daha da yükseltti.

Bu maliyetlerin kontrol altına alınması, Burnham’ın daha fazla sosyal konut inşa etme planı da dahil olmak üzere diğer politikalar için kaynak sağlayabilir. Ancak Starmer’ın sosyal yardım haklarını sınırlama girişimleri, İşçi Partili milletvekillerinin isyanına yol açarak geri adım atmasına neden olmuştu. Bu da görevin siyasi açıdan ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor.

Exit mobile version