New York Times | Akıllı saatler göründüğünden fazlası: Giyilebilir teknoloji savaşında hedef artık sadece fitness değil

IMG_7254

Giyilebilir teknoloji pazarı 44 milyar dolara ulaşırken Apple, Google, Samsung, Oura ve Whoop arasındaki rekabet sağlık verilerinden çok daha fazlasına uzanıyor. Şirketlerin hedefi, cihazlarını hastane ve doktorla entegre ederek geleceğin sağlık ekosisteminin vazgeçilmez parçası haline getirmek

Brent Crane / New York Times

Yıl 2035. Tanıdığınız çoğu insan gibi sizin de bileğinize yerleştirilmiş, düğme büyüklüğünde küçük bir cihazınız var. Belirli aralıklarla ödediğiniz bir ücret karşılığında bu cihaz kan basıncınızı, vücut sıcaklığınızı, kardiyovasküler aktivitenizi ve bir doktorun önem vereceği diğer tüm sağlık ölçümlerini sürekli takip ediyor.

Şüpheli herhangi bir durum, kişiselleştirilmiş bir yapay zeka sistemi tarafından hızla doktorunuza bildiriliyor. Hastalıklar mümkün olduğunca erken tespit ediliyor ve tedavi ediliyor.

44 milyar dolarlık küresel giyilebilir teknoloji sektörünün hızla gerçeğe dönüştürmeye çalıştığı, sağlığı en üst düzeye çıkarmaya odaklanan gelecek tam olarak böyle görünüyor. Akıllı saatlerden akıllı yüzüklere ve akıllı bilekliklere kadar çok sayıda ürün, sağlık ve fitness verilerinin takibine yönelik yeni yaklaşımlar sunuyor.

2009 yılında öncü Fitbit Tracker’ın piyasaya sürülmesinden bu yana kategori, tüketici ilgisiyle büyüdü. Ancak girişim sermayesi şirketlerinin ve Apple, Samsung ile 2021 yılında Fitbit’i 2,1 milyar dolara satın alan Google dahil dünyanın en büyük şirketlerinden bazılarının dikkatini çeken şey, çok daha karlı olabilecek başka bir vizyon.

Teknoloji araştırma şirketi IDC’de sektör analisti olan Jitesh Ubrani, “Nihai hedef, sağlık ekosisteminin bir parçası olmak” dedi. Ubrani, “Her hastane ve doktor bu cihazlardan birini tavsiye ederse, içinde bulunmak için son derece kazançlı bir pazar” ifadelerini kullandı.

Bu uzun vadeli hedef, rekabetin neden bu kadar sertleştiğini de kısmen açıklıyor.

Kısa süre önce halka arz için gizli başvuruda bulunan akıllı yüzük üreticisi Oura, patent ihlali gerekçesiyle yedi rakibine dava açtı. Şirket bunların üçünde kazandı, dört dava ise halen devam ediyor.

Bir çeyrekte Oura’nın bugüne kadar sattığı toplam cihaz sayısından daha fazla, yaklaşık 8 milyon adet satış yapan Apple Watch da en az iki patent ihlali davasıyla karşı karşıya.

Şiddetli rekabetin ortasında şirketler, hastaneler ve sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla entegrasyon konusunda küçük adımlar atmaya başladı. Apple, sağlık verileri devi Epic Systems ile ortaklık kurdu. Oura ise glikoz ölçüm cihazları üreticisi Dexcom ile iş birliğine gitti. Dexcom, 2024 yılında Finlandiya-Amerika merkezli akıllı yüzük üreticisine 75 milyon dolar yatırım yaptı.

Oura CEO’su Tom Hale ise ürününü “fitness odaklı giyilebilir cihaz” olarak tanımlamak yerine “sağlık zekası platformu” ifadesini tercih ediyor.

Google, mayıs ayında Fitbit verilerini üçüncü taraf uygulamalardan gelen veriler ve kullanıcıların sağlık kayıtlarıyla bir araya getiren Google Health uygulamasını tanıttı. Fitbit Ürün Başkanı Andy Abramson, uygulamanın “tüm sağlık verilerinizi yönetebileceğiniz tek platform” olması amacıyla geliştirildiğini söyledi.

Akıllı yüzük ve akıllı saat üreten Samsung ise geçen yıl tüketicilerin sağlık verilerini hastane sistemlerine bağlayan Xealth platformunu satın aldı.

Samsung yaptığı açıklamada bu satın almanın şirketin “bağlantılı bir sağlık hizmetleri platformuna” dönüşmesine yardımcı olacağını belirtti.

Vizyon

Uzmanlara göre giyilebilir cihazlar sağlık sistemiyle giderek daha fazla iç içe geçtikçe, ortaya çıkan tüm bu verilerin anlamlandırılması gelişmiş yapay zeka desteği gerektirecek. Bunun yanında aşılması gereken ciddi veri gizliliği endişeleri de bulunuyor.

Ancak potansiyel faydalar oldukça dikkat çekici. Hastalıkların günümüzde mümkün olandan çok daha erken tespit edilmesinin yanı sıra, giyilebilir cihazlarla güçlendirilmiş bir sağlık sistemi uzaktan sağlık hizmetlerinin olanaklarını da büyük ölçüde artırabilir. Bir zamanlar hastaneye gitmeyi gerektiren teşhis testlerine artık ihtiyaç duyulmayabilir; çünkü gerekli veriler, hem de çok büyük miktarda veri, giyilebilir cihaz aracılığıyla zaten doktora iletilmiş olacak.

Giyilebilir cihazların doğruluğunu araştıran Mayo Clinic Health System Spor Hekimliği Araştırmaları Direktörü Dr. Andrew Jagim, “Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir hastayı, herhangi bir zamanda görebilirsiniz” dedi.

Farklı yöntemler

Markalar sağlık sektörüyle entegrasyon için çalışırken müşteri tabanlarını da farklı yöntemlerle genişletiyor.

Yıllık abonelik ücreti 359 dolara kadar çıkan bileklik üreticisi Whoop, fitness odaklı ve daha yüksek gelir grubundaki tüketicileri kendisine çekiyor. Ubrani’nin dikkat çektiği üzere Whoop bileklikleri sıklıkla pahalı saatlerin veya lüks çantaların yanında kullanılıyor. Marka aynı zamanda kalp atış hızı değişkenliği ve uyku verilerini günlük bir hazır olma skoruna dönüştüren toparlanma ve efor puanlarına önem veren birçok sporcunun da sadakatini kazanmış durumda.

Jagim’e göre kullanıcılara sağlık konusunda daha az ayrıntılı ölçümler sunan Apple Watch ve Fitbit, daha çok “genel sağlıklı yaşam kitlesine” hitap ediyor.

Gelişmiş GPS özellikleri ve bazı modellerde irtifa ölçümleriyle donatılan Garmin akıllı saatler ise ekstrem sporculara hitap ediyor. Şirket kısa süre önce ekransız bir akıllı bileklik de piyasaya sürdü.

En yeni modeli sıradan bir yüzük kadar ince olan Oura ise adet döngülerini ve yumurtlama dönemlerini tahmin eden özelliklerini öne çıkararak kadın kullanıcılar arasındaki popülerliğini daha da artırmaya odaklandı.

Giyilebilir cihazlar aynı zamanda giderek daha proaktif hale geliyor. Artık yalnızca sağlık ve fitness verilerini takip etmekle kalmıyor, bu verilerle ne yapılması gerektiğine ilişkin öneriler de sunuyorlar: Ne zaman ve nasıl egzersiz yapılması gerektiği, ne zaman uyunacağı ve ne kadar yemek yenmesi gerektiği gibi.

Circana sektör analisti Ben Arnold’a göre Apple ve Google gibi kendi ekosistemlerindeki diğer ürünlerden de bilgi çekebilen daha köklü markalar bu noktada avantajlı olabilir.

Uzun vadeli hedef

Sağlık sistemiyle tam kapsamlı entegrasyon ise henüz çok erken bir aşamada.

Ubrani, “Sağlık sektörü çok ama çok yavaş hareket ediyor ve son derece bürokratik.

Aşılması gereken gerçek engeller var” ifadelerini kullandı.

Whoop geçen yıl bu engellerden biriyle karşılaştı. Şirket, kullanıcıların günlük kan basıncını tahmin eden bir özellik sunduktan sonra ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Whoop’u onaylanmamış bir tıbbi cihaz olarak değerlendirdi.

Whoop, tartışmalı özelliği kaldırmayı kamuoyu önünde reddetti ve akıllı bilekliğin tıbbi cihaz niteliğinde olmadığını savundu.

Şirket yaptığı açıklamada, “Günlük yaşamınıza vücudunuzun nasıl tepki verdiğini anlamanıza yardımcı olmak için tasarlandı; herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek için değil” ifadelerini kullandı.

Haziran ayında FDA, sağlıklı yaşam amacıyla yapılan kan basıncı ölçümlerini tıbbi cihaz düzenlemelerinden muaf tutan yeni bir kılavuz yayımlayarak resmen geri adım attı. Bu gelişme yalnızca Whoop için değil, genel olarak giyilebilir teknoloji sektörü açısından da önemli bir kazanım oldu.

Whoop CEO’su Will Ahmed, LinkedIn’de yayımladığı bir gönderide geleceğe de gönderme yaparak gelişmeyi kutladı.

Ahmed, “Kurumun tıbbi cihazların güvenli ve etkili olmasını sağlamadaki rolüne büyük saygı duyuyoruz” diye yazdı ve şöyle devam etti:

“Whoop daha fazla düzenlemeye tabi tıbbi teknolojiyi pazara sunarken FDA ile çalışmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”

Exit mobile version