Minneapolis’te bir göçmen daha ICE ajanı tarafından vuruldu, protestolar sürüyor

IMG_7272

DHS’ye göre trafik durdurma sırasında kaçan ve görevlisine saldırdığı öne sürülen bir kişi federal görevli tarafından vuruldu. Bölge halkı ise ICE operasyonlarına tepkili

ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde bir federal ajanın bir kişiyi vurması, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) operasyonlarına karşı artan tepkilerin ortasında yeni bir krize yol açtı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), bir federal görevlinin akşam saatlerinde Venezuela uyruklu bir erkeği bacağından vurduğunu açıkladı.

DHS’nin açıklamasına göre olay, hedefli bir trafik durdurma sırasında yaşandı.

İddiaya göre araçtan kaçan kişi park halindeki bir araca çarptıktan sonra yaya olarak kaçmaya başladı ve bir federal ajanla boğuştu. Bakanlık, bu sırada apartmandan çıkan iki kişinin de kürek ve süpürgeyle ajana saldırdığını öne sürdü.

Ajanın, “hayatından endişe ettiği” gerekçesiyle ateş açtığı, vurulan kişinin bacağından yaralandığı belirtildi.

CNBC’de yer alan habere göre, Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, silahlı mücadelenin kentin kuzeyinde bir evin önünde yaşandığını, yaralanan kişinin eve sığındıktan sonra hastaneye kaldırıldığını ve hayati tehlikesinin bulunmadığını söyledi. Olayla ilgili delillerin FBI ve Minnesota Adli Soruşturma Bürosu tarafından incelendiği aktarıldı.

Bir hafta önceki ölüm sonrası tansiyon yüksek

Geçtiğimiz hafta bir ICE görevlisi Minneapolis’te Renee Good adlı 37 yaşındaki üç çocuk annesini vurarak öldürdü. Bölgede yürütülen ICE operasyonları şimdiye kadarki “en büyük” operasyon olarak nitelendiriyor. 29 Kasım’dan bu yana 2 bin 400’den fazla kişinin gözaltına alındığı, kente 2 binden fazla federal ajanın konuşlandırıldığı bildiriliyor. Son günlerde federal güçler ile protestocular arasındaki çatışmalarda biber gazı ve göz yaşartıcı gaz kullanıldığı da açıklandı.

Protestolar ve istifalar

Son silahlı olayın ardından bölgede protestolar patlak verdi. Polis, göstericilerin havai fişek, taş ve buz parçaları attığını belirtirken, Minneapolis Polis Şefi O’Hara protestoyu “yasa dışı” ilan ederek kalabalığın derhal dağılmasını istedi. Kent yönetimi ise “öfkenin farkında olduklarını” ancak kamuoyuna sakin olma çağrısı yaptıklarını duyurdu ve federal göçmenlik ajanlarının eyaleti terk etmesini talep etti.

Öte yandan, Renee Good’un ölümüyle ilgili soruşturmanın gidişatına dair endişeler nedeniyle Minnesota’daki ABD savcılığı bürosunda görevli altı kişinin istifa ettiği bildirildi. Minnesota yetkilileri ayrıca, binlerce göçmenlik ajanının eyalete konuşlandırılmasını durdurmak için federal hükümete karşı dava açtı.

Trump ve Minnesota Valisi’nden açıklamalar

ABD Başkanı Donald Trump, Reuters’a verdiği demeçte Good’un öldürülmesini “iki taraf için de üzücü” olarak nitelendirdi. Trump, olayın hemen ardından yaptığı sert açıklamalara kıyasla tonunu yumuşatsa da, federal ajanlara yönelik “saygı eksikliği” olduğunu savundu.

Minnesota Valisi Tim Walz ise halka, göçmenlik ajanlarının faaliyetlerini barışçıl şekilde kaydetme çağrısı yaptı. Walz, bu görüntülerin “Minnesotalılara karşı işlenen vahşetin kayda geçirilmesi ve gelecekteki olası yargılamalar için delil oluşturması” açısından önemli olduğunu söyledi ve federal yönetime “bu işgali sona erdirin” çağrısında bulundu.

Bölge halkı ICE’a karşı izleme sistemi kurdu

Good’un ölümü, birçok Minneapolislinin yalnızca protesto etmekle kalmayıp federal göçmenlik yetkililerinin kentteki hareketlerini aktif olarak takip eden ağlara katılmasına yol açtı. Bölge sakinleri, ICE ajanlarının mahallelerde görüldüğünde anında haberleşen ve birbirini uyaran gruplar kurdu. Bu gruplar, görülen federal ajanların yerlerini komşularına bildiriyor; bazen ajan araçlarını takip ederek onların faaliyetlerini görünür kılıyorlar.

Aktivistler, yalnızca telefon ve grup mesajlaşmalarıyla değil, aynı zamanda düdükler ve sosyal medya gibi basit araçlarla da bilgi paylaşıyorlar. Bu sayede mahalle sakinleri ICE’in nerede olduğunu bilebiliyor ve potansiyel müdahalelere karşı hazırlıklı oluyorlar.
Ancak takip faaliyetleri zaman zaman gergin karşılaşmalara yol açıyor. Federal yetkililer bu tür izleme ve takip çabalarını “yasayı engelleme” olarak nitelendirirken, aktivistler bunun hukuki bir hak olduğunu savunuyorlar. Trump yönetimi, aktivistleri kimi zaman “iç terörizm” ile suçlarken, yerel topluluk hak savunucuları bu çabaların barışçıl ve bilgilendirici olduğunu ifade ediyor.

Yerli kabilenin üyeleri de gözaltına alındı

Güney Dakota’daki Oglala Sioux Kabilesi’nin Başkanı Frank Star Comes Out, ICE ajanları tarafından gözaltına alınan kabile üyelerinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Oglala Sioux Kabilesi adına Salı günü yapılan açıklamada, geçen hafta Minneapolis’te bir evsiz kampında gözaltına alınan dört kabile üyesinden üçünün Fort Snelling’deki ICE tesisine sevk edildiği belirtildi. Açıklama, federal göçmenlik yetkililerine gönderilen bir muhtıra ile birlikte kamuoyuna duyuruldu.

Star Comes Out, muhtırada “kabile vatandaşlarının yabancı olmadığının” ve “göçmenlik yargı alanının tamamen dışında kaldıklarının” açıkça vurgulandığını ifade etti. “Kayıtlı kabile üyeleri, yasayla Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır ve antlaşmalar gereği Oglala Sioux Ulusu’nun da vatandaşlarıdır,” dedi.

Muhtıra, Kristi Noem’e gönderilirken, kabile yönetimi federal yetkililerin kabile egemenliğini ve yerli halkların hukuki statüsünü ihlal ettiğini savunuyor.

Exit mobile version