Middle East Eye’a konuşan Türk yetkili: İsrail ile 2015 Rus uçağı krizine benzer bir durum yaşanabilir

IMG_7443

Middle East Eye (MEE) İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki Ebu el-Duhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırısını yazdı. MEE’ye konuşan Türk yetkililer saldırının perde arkasına dair yorumlarda bulundu

Salı günü Suriye’nin kuzeyinde sınıra yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Ebu el-Duhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlenen İsrail saldırısının yankıları sürüyor.

Middle East Eye‘a göre Ankara’da saldırının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim kampanyasının bir parçası olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Türk yetkililere göre İsrail’in saldırısı hem Mekke Anlaşması’ndan doğan bir rahatsızlığın sonucu hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağını açıkladığı Şam ziyaretine yönelik bir mesaj. Middle East Eye’a konuşan Türk yetkililer, gelecek dönemde gerilimin derinleşebileceğine ve 2015’teki Rus uçağı krizine benzer durumların oluşabileceğine dikkat çekti.

Netanyahu, son dönemde seçim kampanyasına yönelik materyallerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı İsrail’in düşmanları arasında göstermişti.

Bu bağlamda saldırının, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Savunma Anlaşması’nın imzalanmasının hemen ardından gerçekleşmesi, İsrail’in Suriye konusunda Ankara’nın müttefik olarak güvenilirliğini zayıflatmaya çalışıyor olabileceği değerlendirmelerine yol açtı.

Suriye hükümeti saldırıyı kınarken, hava üssünün pistine sabah saatlerinde sekiz saldırı düzenlendiğini açıkladı.

İsrailli yetkililer ise ilk aşamada saldırının gerekçesi konusunda farklı açıklamalar yaptı. İsrail tarafındaki bazı yetkililer önce Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı vekil güçleri desteklemekle suçladı. Daha sonra İsrail’in resmi açıklamalarında farklı bir söylem öne çıktı.

Saldırıların Türkiye’nin üssün kontrolünü devralmaya hazırlandığı sırada düzenlendiği ve bir Türk yetkililer heyetinin bölgeden ayrılmasının hemen ardından gerçekleştiği yönünde haberler yayımlandı.

Suriyeli yetkililer, Middle East Eye‘a yaptıkları açıklamada, Türk teknik ekibinin pist ve kontrol kulesinin onarımıyla görevlendirildiğini ve hava üssünde herhangi bir askeri varlık bulunmadığını söyledi.

Suriyeli bir yetkili, üssün yeniden inşasından sorumlu son ekibin saldırıdan iki gün önce bölgede bulunduğunu belirtti. Yetkililer ayrıca Türkiye’nin Suriye ordusuna ülke genelinde üslerin inşası konusunda destek verdiğini, ancak İsrail’e yönelik özel bir plan bulunmadığını ifade etti. Ankara’nın, ülkesini savunabilecek güçlü bir Suriye ordusunun yeniden oluşturulmasını istediği belirtildi.

Bir Suriyeli yetkili, “Türkiye her üssü devralmıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Türk varlığının hava dengesini değiştirmeyeceği savunuldu

Ankara, Suriye’nin kuzeyindeki çok sayıda küçük askeri noktayı kapatırken bölgede halihazırda çeşitli üsler işletiyor.

Bazı İsrailli yetkililerin iddialarının aksine, Ebu el-Duhur’da olası bir Türk varlığının hava dengesini değiştirmeyeceği belirtiliyor. Bunun temel nedeni ise üssün Türkiye sınırına zaten çok yakın olması.
Türk yetkililer, İsrail’in iki ülke arasında askeri kazaları önlemek amacıyla geçen yıl oluşturulan iletişim hattını saldırı öncesinde kullanmadığını belirtti. Ankara’ya göre bu durum gerilimin tırmanması riskini artırdı.

ABD’nin Türkiye ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da İsrail merkezli bir yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada, saldırıların İsrail ile Türkiye ve Suriye arasında doğrudan bir askeri çatışmaya hızla dönüşebilecek ciddi bir risk taşıdığını söyledi.

Barrack, Türk güçlerinin İsrail uçaklarının söz konusu Suriye üssüne doğru ilerlediğinden veya saldırının amacından haberdar olmadığını belirtti. Bu nedenle Türk güçlerinin kendi uçaklarını kaldırarak saldırının kendilerine yönelik olduğunu değerlendirebileceğini ifade etti.

“Ateşle oynuyorlar”

Saldırının, İsrail’in Suriye’deki daha geniş operasyonlarıyla da uyumlu olduğu belirtildi.

Telegram paylaşımlarından ve Silahlı Çatışma Konum ve Olay Verileri Projesi (ACLED) tarafından bağımsız olarak kodlanan olaylardan derlenen verilere göre, Ocak 2025 ile 18 Ağustos 2026 arasında İsrail’in Suriye’deki operasyonlarına ilişkin 1.722 doğrulanmış ve mükerrer kayıtlardan arındırılmış olay bulunuyor. Veriler, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana İsrail’in operasyonlarının devam ettiğini gösteriyor.

Türk yetkililer ise İsrail’in açıklamalarına Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı üzerinden yanıt verdi. İletişim Başkanlığı, Netanyahu’nun İsrail’deki seçimler öncesinde bölgedeki yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikalarını sürdürmeyi amaçladığını belirtti.

Barrack, yaptığı iki ayrı açıklamada Suriye, İsrail ve Türkiye arasında yeni bir çatışmasızlık mekanizmasının devreye sokulması gerektiğini söyledi.

İsrail’in mevcut askeri iletişim hattını kullanmaması, Ankara’da bu adımın daha temkinli bir yaklaşım yerine Türkiye’yi provoke etmeye yönelik olduğu değerlendirmelerine neden oldu.

Bir Türk yetkili, “Ankara’yı korkutmak istedikleri açık. Ateşle oynuyorlar” değerlendirmesini yaptı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel hazırlıklarına ilişkin bilgi sahibi bir kaynak ise Ankara’nın Ürdün’e kadar uzanan mesafelerde İsrail’in hava faaliyetlerini takip edebilecek radar kapasitesine sahip olduğunu ve saldırı karşısında hazırlıksız yakalanmadığını söyledi.

Kaynak ayrıca ABD’li yetkililerin Türkiye’yi yaklaşan saldırı konusunda önceden uyarmış olabileceğini öne sürdü.

Ankara’da saldırının Erdoğan’a mesaj olduğu değerlendirmesi

Türk hükümetiyle bağlantılı iki Ankara kaynağı, saldırıların yalnızca Netanyahu’nun seçim kampanyasına yönelik bir hamle olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin Suriye’ye verdiği desteğin güvenilirliğini zayıflatmayı amaçlamış olabileceğini değerlendirdi.

Kaynaklardan biri, İsrail’in Mekke Savunma Anlaşması’nı yeni bir Sünni eksen olarak değerlendirdiğini ve Türkiye, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın Netanyahu’yu ülke içinde zor durumda bıraktığını söyledi.

Kaynak, İsrail’in bu saldırıyla Ankara’ya, Türkiye’nin Suriye’de oluşturduğu yeni güvenlik mimarisini önemsemediği ve istediği yerde, istediği zaman saldırı düzenlemeye devam edeceği mesajını vermiş olabileceğini ifade etti.

Aynı kaynak, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump yönetimini de test ediyor olabileceğini belirtti. Trump, Esad sonrası dönemde Ahmed Şara yönetimine destek verirken, bu haftanın başında Mekke Savunma Anlaşması’nı da memnuniyetle karşılamıştı.

İkinci Ankara kaynağı ise İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki varlığını artık resmen bir tehdit olarak gördüğünü söyledi.

Kaynak, İsrail’de seçimlerin yaklaşmasının yanı sıra Türkiye’de de 2028’de seçim yapılacağını hatırlatarak, mevcut gerilimin daha da derinleşebileceği ve 2015’te Ankara’nın bir Rus savaş uçağını düşürmesiyle yaşanan olayın benzerinin tekrarlanabileceği uyarısında bulundu.

Erdoğan, hafta sonunda yaptığı açıklamada, bu yılın ilerleyen dönemlerinde Şam’ı ziyaret etmeyi planladığını açıklamıştı.

Bu ziyaret, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinden bu yana Erdoğan’ın Şam’a yapacağı ilk ziyaret olacak.

Söz konusu kaynak saldırıya yönelik ayrıca şu ifadeyi de kullandı:

“Bu, Erdoğan’a Suriye’de rahat hareket etmesine izin vermeyeceklerini söylemenin bir yolu.”

Exit mobile version