Middle East Eye | Mısır neden Orta Doğu’daki ittifaka katılmadı?

IMG_7046

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından Riyad ile Ankara arasında Mısır’ın ittifaka dahil edilmesi konusunda görüş ayrılığı yaşandığı öne sürüldü

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından diplomatik bir kriz yaşandığı ortaya çıktı. Bu bağlamda Riyad’ın, Ankara’nın ısrarlarına rağmen Mısır’ın ittifaka katılmasını engellediği belirtildi.

Middle East Eye‘ın haberine göre hassas konular içermesi sebebiyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Suudi Arabistan’ın bu tutumunun arkasında Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi hükümetine yönelik artan hoşnutsuzluğun ve Mısır’ın artık eskisi gibi stratejik ya da askeri bir değer sunmadığı inancının yattığını belirtti.

Cuma günü İslam’ın kutsal şehri Mekke’de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan herhangi birine yapılan silahlı bir saldırıyı her üç ülkeye de yapılmış saymayı taahhüt ediyor.

Suudi yetkililer, kriz anında ortak askeri yardımın nasıl uygulanacağına dair ayrıntıların net olmamasına rağmen, bu adımı ortak savunma kapasitelerini güçlendiren bir mekanizma olarak nitelendiriyor.

Finansal destek alındı, güvenlik krizlerinde yalnız bırakıldı

Kaynaklara göre Suudi Arabistan’ın Mısır’ın katılımına engel olma kararı, Riyad ile Kahire arasında bir süredir tırmanan gerilimden kaynaklanıyor.

Suudi Arabistan, Sisi’nin 2013 yılındaki darbeyle iktidarı ele geçirmesinden sonra Kahire ekonomisini ayakta tutmak için yaklaşık 25 milyar dolar harcayarak Sisi hükümetinin en büyük finansal destekçisi olmuştu.

Riyad, kritik güvenlik konularında Mısır’dan beklediği karşılıklı desteği göremediği için büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.

Kaynaklardan biri, Mısır’ın Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husilerle yürüttüğü uzun savaştaki rolünün “son derece yetersiz ve güvenilmez” olduğunu, ayrıca ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşı sırasında da Suudi Arabistan’ı yalnız bıraktığını ifade etti.

Ayrıca kaynaklar, Riyad ile BAE arasındaki ilişkilerin bozulmasının ardından Mısır’ın BAE’ye olan “bağımlılığından” duyulan rahatsızlığı dile getirdi. Abu Dabi’nin Güney Yemenli ayrılıkçı gruplara verdiği desteğin Suudi Arabistan’ın milli güvenliğini tehdit ettiği belirtildi.
Suudi krallığının eski kıdemli danışmanı yaptığı açıklamada şu sert ifadeleri kullandı:

“Mısır tarihsel olarak bize, ABD’ye ve dış güçlere bağımlı olmuştur. Karşılığında hiçbir şey vermez, sadece alır ve karşılıksız almaya devam eder.”

Türkiye’nin ısrarı sonuçsuz kaldı

Cumartesi günü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kahire’nin Ankara için “doğal bir ortak” olduğunu ve teknik sorunlar çözüldükten sonra Mısır’ın ittifaka dahil olmaması için hiçbir neden bulunmadığını belirtmişti.

Türk kaynaklar da Ankara’nın Mısır’ı antlaşmaya dahil etmek için ciddi çaba sarf ettiğini ve katılımını resmi olarak önerdiğini doğruladı. Mısır’ın katılmaya hazır olmadığı anlaşılınca diğer ülkeler yola Mısır olmadan devam etme kararı aldı.

Suudi kaynaklar ise Mısır’ın pakta katılmayı kendisinin reddettiği yönündeki iddiaları yalanladı. Suudi danışman
Kahire’nin katılmak istemediği iddiasını “gülünç” olarak nitelendirerek, “Sisi, her zaman yaptığı gibi bu anlaşmanın finansal kazanımlarından yararlanmak için katılmaya can atardı” dedi.

Suudi karar vericilerin Sisi’nin sadakati konusunda ciddi endişeleri olduğunu belirten danışman; Türk ve Pakistan liderliklerine duyulan güvenin Sisi’ye duyulamayacağını vurguladı.

Suudi yetkili, “Türklerin Mısır’ın dahil edilmesini neden istediğini anlıyoruz. Belki gelecekte bir gelişme veya iyileşme görürsek bu durum değişebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Mısır sanayisi askeri değil sivil üretime odaklı

Suudi kaynaklar, Türkiye ve Pakistan’ın askeri açıdan ittifaka Mısır’dan çok daha fazla katkı sağladığına dikkat çekti. Türkiye’nin son derece gelişmiş bir savunma sanayiine, Pakistan’ın ise köklü bir silah üretim sektörüne ve büyük bir orduya sahip olduğu ifade edildi.

Buna karşılık Mısır’ın askeri üretim kapasitesinin savunma teknolojisinden ziyade ağırlıklı olarak sivil üretime odaklandığı belirtildi.

Kaynaklardan biri, “Ordunun görevi, kendisini gıda fabrikalarına yatırım yapmaya ve bunları yönetmeye adamak yerine askeri üretim kapasitelerine yatırım yapmak olmalıdır” diyerek Mısır ordusunun savaşa hazırlık durumunu ve etkinliğini sorguladı.

Exit mobile version